Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow SİNOP'TA MİSAFİRİM
SİNOP'TA MİSAFİRİM Yazdır E-posta
09 08 2007
Daha önceleri de, birçok defalar, Sinop ilimizi görmüştüm. Hatta, bir defasınhda, sırf hapishanesini gezmek için bile gitmiştim. Sinop, çok güzel olan şehirlerimizden biri idi. Bu defa gözüme başka türlü göründü. Hani, eskiden, Çorum için, Türkiye’nin en temiz şehri, derlerdi ya, inanın ki Sinop için bu söz şimdi daha geçerlidir. Sanki yağmur yağmış ve bütün şehri yıkamış gibi bir şey gözüme göründü.
Sinop’un kurulduğu yarımadanın doğuda kalan kısmındaki tek caddesi, tek taraflı olarak, gidiş trafiğine ayrılmıştır. İki, bazan da üç sıra halinde arabalar seyrediyor. Bir yerde durup ta polisten veya yolda yürüyen birinden bir bilgi sormanız mümkün değil. Yavaş yavaş, Adliye Sarayı’nın önüne kadar böylece gittim. Orada bir meydan var. Meydanın güney tarafında bulunan cami yanında arabamı koyacak bir yol bulabildim. Oradaki banklardan birine oturarak biraz dinlendim. Sonra, bir geçene, yakında otel bulunup bulunmadığını sordum. Otelin yerini tarif ettiler. Otelde yerimi ayırt ettirdikten sonra, arabamı alıp geldim. Münasip bir yere park yaptım. Park yaparken, trafik cezası vermemek için, istenilen itinayı gösterdim. Dükkan sahipleri bana yardımcı oldular. Ben de onlara, erken gideceğimi ve dükkanlarının önlerini fazla işgal etmeyeceğimi bildirdim. Sabah ayrılırken, dükkan sahipleri beni uğurladılar.
Otelde para peşin ödenirmiş. Ödedim. Gidecek Çorumlulara bildiririm ki, sıradan bir otel için, günlük, yani bir gecelik olarak 50 YTL ödedim. Emekli geliri ile seyahate çıkınca, bu para ağır geliyor. Eskiden bu paraları düşündüğümü hatırlamıyorum.
Yemek için, sahile inmek istedim. Sahil lokantalarını eskiden tanıyordum. Bir defasında da, o zamanın valisi sayın Dokuzoğlu, mimar Çinici ve Sinoplu bir profesörle birlikte, bize öğle yemeği ikram etmişti. İşte o istikamette sahile yürüdüm. Arabaya yer bulunmasının zor olduğunu söylemişlerdi.
Sahile indim. Bütün sahil lokantalarla donatılmıştı. Sahilin çok güzel aydınlanmış olduğuna da işaret etmek isterim. Çorum’da, bu kadar güzel aydınlatılmış bir kesim mevcut değil. Bir semt rağbetli ise, her ülkede orası iyi aydınlatılmış oluyor. Bill Clinton da, Washington’da böyle bir aydınlanmayı ilk defa görmüş. Sandviç yemek için, önce vitrinlerde bulunanları seyretmiş imiş. Hangi vitrindeki büyükse, oraya girip bir tane yemiş. Demektir ki, iri yarı olan Clinton, tekle idare etmiyor, ikinciyi almaya da parası yeterli değil. Anam derdi ki, “karakeçiyi gören, içi yağ dolu sanır.” Herkes Clinton ve karısını rahat bir hayat geçirmiş sanırmış. Halbuki bu bilgiyi, ben siz için onun kitabından aktarıyorum.
Bir lokantada, bir kadeh rakı ile birlikte, güzel bir yemek yedim. Parası da pahalı değildi. Ben yirmi lira ödedim. Bu yemeği Çorum lokantalarında yiyemezsiniz. Bizim Çorumlular, denizi de olmadığı halde, bizlerden biraz fazla para alıyorlar gibi bir görüntü sergiliyor. Belki de, bizim Çorum insanlarının varlık derecelerinden ben haberdar değilim. Eğer öyle ise, milli gelirden biz emeklilerin payına az bir meblağ ayrılıyor demektir.
Sahildeki bütün lokantalar ve çay bahçeleri dolu idi. İnsanlar aileleri ile gelmişlerdi. Çocuklar da, karınlarını doyurduktan sonra, bahçelerde doyasıya oynuyorlardı. Sahilde araba olmadığı için, oynayanlar ve gezinenler için bir tehlike gözükmüyordu.
Ben, gece yarısına doğru, yavaş yavaş otelin yoluna koyulmuştum. Evlerine gidenler olduğu gibi, evlerinden yeni gelen aileler de vardı. Çocukların da ellerinden tutulmuş olarak sahile iniliyordu. Yemek saati çoktan geçmiş olduğuna göre, sanılır ki, bu aileler sahile dondurma yemek için iniyorlar. 12’de çay içme adeti ülkelerde pek gelişmemiştir. Sıcakta dondurma tercihini de Çorumlular bilirler.
Yatağıma yattım. İyi uyudum. Sabah dinlenmiş olarak kalktım. Hazırlığımı yapıp aşağıya indim. Kahvaltı salonunu gösterdiler. Güzel bir kahvaltı yaptım. Kahvaltıda hizmetinizi kendiniz yapıyorsunuz. Çayınızı da orada çalışan bir hanım kız getiriyor. Kahvaltıdan sonra, salonun bir köşesinde dinlenecek köşe de var. Tekrar aşağı indim. Otelci, çok incelikler sergileyerek beni uğurladı. Bu gösterilerde, belki de Çorumlu olmamın etkisi oldu. Sinoplular Çorum’u iyi tanıyorlar. Demektir ki, Çorum’dan Sinop’a yaz tatilini geçirmeye giden insanlarımızın adedi oldukça kabarık.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 46 misafir ve 3 üye bağlı
  • serdarkırış
  • alis
  • baran19

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61