Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow ALACAKARANLIKLARDA MIYIZ?
ALACAKARANLIKLARDA MIYIZ? Yazdır E-posta
23 01 2007
Akşamın alacakaranlığında dağların zirvelerindeki karlar bile sanki uçlarından tutuşmuş, ufuk boyunca alev alev yanıyor…
Bozkırlardan esen rüzgarlardan sevgi ve ümit bekliyoruz…
Dağlardaki karları alev topuna dönüştürenlere, bozkırlardan ümit bekletenlere lanetler okuyarak!
Ama dağlar hala karla kaplı olsa da, bozkırlardan yüreklere sevgi taşıyan rüzgarlar esmeye devam edecek.
Ta ki bizler özlemini duyduğumuz günleri ve aradığımız LİDERİ bulana dek…
En tatlı uykuların bile korkulu rüyalara dönüştüğü zamanlarda, insanların umutlarının yeşermesi için…
Bu zor coğrafyanın insanlarının birbirini çok daha iyi anlaması ve sevmesi için…
O lideri bulmamız gerekiyor.
Bizlerle beraber, aynı yönde yürüyeceğimize inandığımız kişiyi bulmuşsak, lideri bulmuşuz demektir.
Bulduğumuz liderin ilk adımı, hem kendi hem de bizler için bir istikamet tayin edecektir.
Kaldı ki bizim ülkemiz, dünyadaki birçok ülkeden daha çok zengin bir tarihe, ömüre ve çok daha köklü bir kültüre sahiptir. Kültürler, ülkelerin görünen yüzlerini oluştururlar.
Hiçbir zaman ALACAKARANLIKLARDA kalmadık.
Şimdi de kalmak istemiyoruz.
Lider sıfatı verdiğimiz insanlar da insandır. Onlara insan üstü varlık muamelesi yapamayız tabii ki. 
Yeni seçilen lidere, daha ne olup olmadığını bilmeden toz kondurmayız, laf söyletmeyiz. Gerçek lider geldiği noktaya kendi gücü ve kabiliyeti ile yükselmişse, etrafını da rahatlıkla seçebilir. Ama birilerinin sayesinde yükselmişse, etrafını saranlar hep yanında olacaktır.
Bizim hoşlanmadığımız bu tipleri belki de liderler “zamanında kullanılmak üzere” diye yanlarında bulundurmaktan memnundurlar.
Liderliğin ilk şartı, istikamet belirlemek ve kiminle beraber olacağını bilmektir. Karakterli liderlerin çoğu, tayin ettikleri istikametlerde nasıl yürüyeceklerini bilirler zaten.
İyimserlik, güven, dürüstlük bu yoldaki başlıca silahı olmalı liderin.
Kendi tecrübesi üzerine, hayatın hakikatlerini koymalı ve kendine doğru zamanlarda doğru sorular yönelterek, kendi kendini sınava almalı;
“Gerçekte ne oldu?
Niçin oldu?
Bana ne kazandırdı?
İnsanlara ne kaybettirdi?
Ne anlamı var?” diye sormalı ara sıra.
Anlaması her şeyin cevabıdır zaten. Ve o zaman ne yapacağını çok iyi bilir.
Bütün bu düşünceler hayal mi?
Bu hayallerin hepsi yaşamın pembe renkleri değil ki, hayal olsun.
Yaşamın beklediğimiz gerçekleri.
Her zaman, “bir sonraki gelen” için beslediğimiz ve beklediğimiz duygular bunlar.
Artık; karlı bir yolda, gecenin bir yarısı, ay ışığının aydınlattığı beyaz karanlığa serpiştirilmiş ekmek kırıntılarını izleyerek, uzaktaki umut ve aydınlığa ulaşmak istemiyoruz.
Çünkü, kırıntıları toplaya toplaya hep başladığımız noktaya geri dönüyoruz.
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KSS'DE SATILIK DEĞERLİ DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
ÇOK KIYMETLİ SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
AVUKATLIK BÜROSUNA BAYAN ELEMAN
İş Verenler (05.09.2008)
PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 13 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61