|
08 08 2007 |
|
Haftasonu düğünden geçilmiyor. Naci evleniyor gitmem gerek. Ecevit’in oğlu da evleniyor, gözükmezsem gelecekteki siyasal konumum tehlikeye düşer. Coşkun Mülazım’ın düğünü de orada taş gibi duruyor. Üstelik Cuma akşamı Fenerbahçe’nin maçı da var. Eh ne deyim bilmiyorum ki. Günler torbaya girdi sanki.
* * *
İzmir Fuarı ile ilgili hazırlıklar sürüyor. Çorum onur konuğu olacak. Ciddiye almak, İzmir Fuarı’nı çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Suyunu çıkarmadan, su çıkarmaya çalışmak gerek.
* * *
Adli haberler konusunda Erkan sayesinde öne geçtik. Elinden telsizi hiç düşürmüyor. Neredeyse tuvalete bile telsizle giriyor sanki. Haftasonu izinli olacak. Kara kara düşünüyorum şimdi. Telsizi bana verir de bir haber kaçırırsam dilinden kurtulamam artık. Umarım haftasonu kaza, yangın, cinayet, hırsızlık falan olmaz.
* * *
Son günlerde bir halt işledikten sonra “Efendim bana yakışmadı” ya da “Falanca takımın kaptanı olarak yakışmadı” türünden sözleri çok duymaya başladım. Fena halde de kızıyorum. Aslında tam da herifçioğluna yakışanı yapıyor. Hele her haltı yedikten sonra “Bana yakışmadı özür diliyorum” deyince “Özür dilemek erdemdir. Yakışanı yaptı” gibi saçma sapan sözler peşinden gelince iyice kızıyorum. Güzel güzel oyununu oynayıp sahadan sessizce ayrılanın suçu ne o zaman? Birisi gidip çatacak, küfür edecek, yemediği halt kalmayacak, sonra da çıkıp özür dileyince alkışlanacak. Diğer garibim hiçbir olumsuz söz ya da davranışta bulunmayacak bu yüzden de unutulacak. Hadi oradan. Erdemlilik süresi içinde düzgün davranmaktır, sonradan pişmanlık göstermek değil.
|