Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow SORUN SORUN İÇİNDE
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
SORUN SORUN İÇİNDE Yazdır E-posta
23 01 2007
Hrant Dink cinayeti üzerinde konuşulmayan ve düşünülmeyen niyet ve cihet yok. Herkes birbiriyle yarışa çıkmış durumda. Bazı esas sayılacak fikirler söyleyenler de yok değil. Bir milli emniyet mensubu veya eski mensubu, katilin çabuk bulunabileceğini ve fakat, arkasındaki örgütün bulunmayabileceğini söylemişti. İnsanın aklına her şüphe geliyor. Çok büyük devletlerin gizli teşkilatlarının işe karışabilecekleri aklımıza geldiği gibi; çok basit sebepleri de düşünebiliyoruz. Biz hepimiz insanız; ancak, geçmişte ehemmiyetli işleri başarmış insanların konuya bakışları daha temkinli oluyor.
Biz bu düşünceler arasında bocalarken, bir de baktık ki katil yakalanıvermiş. Giyindiği elbiseler sırtında, beyaz beresi başında ve Dink’i cansız yere serdiği silahı da belki de kalan mermileriyle belinde bulunuyor. Yaşı da 16. Daha önceki bir cinayeti yapanla da arkadaş.
Katil zanlısı, işini bitirdikten sonra, eniştesinin evine gidip bir son gece daha geçiriyor. Bu yaşta bir çocuk, bu kadar soğukkanlı olabilir mi? Olmuş ki, çocuk bunları yapıyor. Ertesi gün de otobüse binip Karadeniz’e yollanıyor.
Dink’i vururken olan kıyafetini değiştirmemiş. Beyaz bere de başında. Bütün medyada ise, bu kıyafet ilan ediliyor. Güvenlik kameralarında tesbit edilmiş resimler emniyet teşkilatına dağıtılmış. Otobüste bulunanların hepsi mi bu ilanlara vurdum duymaz kalmıştır? Bu otobüs hiç bir yerde durmamış mıdır? Hiçbir polis bu kıyafete rastlamamış mıdır? Çünkü, katil zanlısı çocuk, adeta, bir yanlışlık yapılmaması için, elinden gelen gayreti göstermiş durumdadır. Hatta, bir an önce yakalanıp ta hayatının garantilenmesini ister gibi bir görüntü de sergileniyor. Karakola gidip kendisini teslim etmediği kalmış.
Söylendiğine göre, nasılsa, Samsun’da katil zanlısının farkında olunmuş. Hep gidişteki gibi. Ancak cebinde bolca para var. İşçi olan babasının kendisine bu parayı veremiyeceği düşünülürse; bu paraları eniştesi veya ablası vermiş olabilir mi? Bunların hepsinin araştırılmış olacağını düşünmemiz gerekiyor.
Bizim hekim kafamızla düşündüklerimize bakılınca, 16-17 yaşı arasında bulunan bir çocuk, acıkınca karnını doyuracak kadar cebinde para bulunmasını ister. Giyinmiş, kuşanmış olması da gerekir. Belki, o da belki, dans edeceği bir kız arkadaşının olması da düşünülebilir. Bu yaşta bir çocuğun cebinde tabanca bulunması ve bu tabancayı da maharetle kullanacak kadar bilgili ve deneyiminin olması, bizim aklımızın alacağı işlerden değildir. O zaman, her normal insan ve de tahkikatla ilgili olanlar, işin içinde iş olabileceğini düşünmek zorundadırlar. Eski Mit mensubunun söylediklerini de hesap içi düşünmek zorundadırlar. Fanatik kelimesiyle de bu iş kolay kolay izah edilemez. Bu fatatizm keyfiyeti, ancak toplu olarak bu yaştaki çocuklara verilebilir. Tek başına bir insanın, hele bir çocuğun bu eğitimi almış olması pek zor bir düşünce teşkil eder.
Uyuşturucu babalarıyla ilgili olayların filmleri göz önüne getirilince, asıl sorumlunun veya yetkilinin, ancak üçüncü sırada bulunduğu anlaşılıyor. Çocuk yaştaki insanların bazı cinayetlerde kullanıldığının da biz yabancısı sayılmayız. Basit aile kan davalarında bile, küçük yaştaki bir çocuk genel olarak seçilir. Onun, mahkemede ne kadar ceza alacağı, damda kaç sene yatacağı bile hesaplanır.
Bu katil zanlısının arkasında kimler var? Dört kişilik bir arkadaş grubu mu, yoksa, oldukça hacimli ve ideolojik fikirleri olan bir teşkilat mı mevcut? Sanıyoruz ki, bizim emniyet teşkilatının elinde pek çok döküman sayılacak bilgi mevcut. Bunların kullanılacağına da milletin inancı mevcut. İlerde daha kapsamlı bilgilere erişeceğimize inanıyoruz.
Durum, bizim iyi yetişmiş insanlarımızın katledilişine benziyor. Belki, onların katilleri de bu muhayyel katil eşkilatının adamlarındandır. Bir Türk ve Müslüman aydının fikirlerine tahammül gösteremiyen kara düşünce sahibi insanlar, Ermeni kökenli bir Türk yazarının düşüncelerine de tahammül göstermeyebilirler. Ümit ederiz ki, böyle basit bir sebepten dolayı rahmetli Dink öldürülmüş olsun!
Eğer, dış devletlerden veya iç ayırıcılardan bir organizasyon, Dink’i katlederek bir gayeye hizmet etmek istedi ise, bu bizim için daha da acı olacaktır. Devletimizin ve milletimizin, tarihte de gösterildiği gibi, bir etnik köken düşmanlığı yoktur. Öyle olsa, bin yıl bir arada, olaysız yaşamak mümkün olmazdı. Er veya geç, insanların akılları hakim olacak ve bir milletin böyle bir suçla ithamı son bulacaktır. O günü beklerken, bazı sıkıntı ve uğraşılarla da karşı karşıya kalmamız belki zorunlu olacaktır. Millet olmak öyle kolay olmuyor. Her fırsatta diyoruz ki, bunu ancak İngilizler, o da bin senede başarmışlardır.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (09.01.2009)
SATILIK SIFIR DAİRELER
Satmak Istiyorum (09.01.2009)
SATILIK EV
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
KAYIP KÖPEK ARANIYOR
Satmak Istiyorum (08.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 36 misafir ve 3 üye bağlı
  • mecitozulu
  • asamli
  • desdinova

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - SORUN SORUN İÇİNDE