|
Aylardan beri politika ile uğraşır olduk. İyi niyetimizden şüphe edilemez. Politikada, memleketimizin işlerinden. Ülkenin yönetimi ile meşgul olmak niçin faydasız olsun? Ancak, neticeleri görünce, ben şahsen, pek te faydalı işler yapmadığımıza inanır gibi oldum. Ya bizim üşüncelerimiz yanlış veya toplumun istekleri bizim anlayışımız içinde değil. Toplum her zaman doğru düşünür tezini benimseyen için, bizim düşüncelerimiz yanlıştır. Ben, henüz karar vermiş değilim. Toplum yanılamaz tezini de yanlış bulurum. Toplum da yanılabilir veya yanıltılabilir. Toplumu insanlar teşkil ettiğine göre, yanılgı fiilini toplumdan soyutlamak doğru olamaz. Toplum, din kutsal kitaplarının yazarı değildir.
Ben şimdi, politikayı biraz kenara bırakarak, sizlere başka şeylerden bahsedeceğim. Okurken dinleneceğinizi sanırım. Belki siz de birazcık politikadan başınızı uzaklaştırarak, benim gibi dinlenme imkanını bulacaksınız. Buna vesile olabilirsem, cebimden sarfettiğim paralara acımayacağım. Zaten ben, cebimden başka para sarfedeceğim para kaynağına asla ulaşmış değilim. Bunları okuyunca, böyle bir imkana kavuşmuş olsam, düşünmeden, acımadan sarfedeceğim anlamını çıkarmamalısınız. Bunu yapmayan insanlar tanıdım, onlara benzemekten de gurur duyacağımı bilmenizi istiyorum.
Tek başıma seyahata karar verdim. Kazım Orbay Paşa, kanserden ağır hasta iken, doktoruna daha kaç gün yaşayabileceğini sormuş. Doktoru da, Orgenerale yalan söylemeyi onuruna yedirmek istememiş ve doğruyu söylemiş. Daha 15 gün yaşayabileceğini öğrenen Kazım Orbay rahmetli, bu 15 gün içinde, memleketinin en azından üç yanını gemi ile gezebileceğine karar vermiş. Bilet alınan bir gemiye binerek Rize’den İskenderun’a kadar denizden, ömrünü hizmetinde geçirdiği vatanının deniz sahilini gezmeye başlamış. Orgeneral, seyahatı sonunda ruhunu teslim etmiştir. Ölüm herkes için acıdır ama, paşamızın gözü arkada kalmamıştır. Bu arada işaret etmek isterim ki, elbette ki hekim olarak, Paşa’nın doktoru hata işlemiştir. Kazım Orbay da olsa, insanlar öleceklerini bilmemelidirler. Ölüm acısı hiç bir acı ile kıyaslanamaz. O ızdırabı, deneyimsiz hekimi, aziz paşamıza çektirmiştir.
Benim hastalığım falan yok. Telaşa gerek te yok. Allah’a şükürler olsun ki, sıhhatimden şikayetçi değilim. Bunun için, ben de, Kazım Orbay Paşamız gibi, memleketimin bilmediğim köşelerinden birini gezmeye çıktım. Karadeniz sahillerimizden görmediğim yerler vardı. Sinop’tan sonra, İstanbul’a doğru olan sahil bölgemizi görmek ve tanımak istedim. İşte siz Çorumlu okurlarıma, yaptığım ve sağ salim tamamladığım bu seyahatimin hikayesini anlatmak istiyorum. Belki, içinizden aynı seyahati yapmak isteyenlere de vesile olmuş olurum. Ben de, okurlarımın arzularını faydalı şekilde kullanmalarına vesile olmanın zevkini tatmış olurum.
Hafta başı, kendime göre bütün hazırlıklarımı yapmış olarak yola çıktım. Yalnızım. Normal termos yanında, bir de, 12 voltluk akü ile çalışan bir soğutucu satın alıp arabanın bagaj kısmına yerleştirdim. Haber vereyim ki, bu soğutucu hafif serinletiyor. Buzdolabının verdiği soğukluktan uzak. Araba işlemekten durunca, soğutucu da duruyor. Bunu aküye direkt bağlatmak için başvurduğum Toyota ustası isteğimin olmayacağını, ükünün boşalacağını ve yolda kalacağımı bildirdi. Bu iş, karavanımız varken, bir defa da başımıza gelmişti. “Hiç, bilenle bilmeyen bir olur mu?” ayeti aklıma geldi. Bilene itaat ettim, iyi de etmişim. İşte böyle, hazırlıklı olarak yola çıktım. Fatma ve Latif Sevilmiş’ler, sabah beni, biraz da endişe içinde uğurladılar.
Yola, Osmancık istikametinde devam ettim. Bildiğiniz yoldan, Osmancık’a geldim. Yolda, beş yıl öncesine göre bir değişiklik yok. Kırkdilim’de yapılan tünel, tamamen beklenen fonksiyonunu kaybetmiş durumda. Aynı yol, eskiden kapalı yollar arasında zikredilirdi. Bununla, bir kaza olursa, devletimiz tazminat vermekten kendisini kurtarırmış. Bu yol kapalılığının sebebi bu imiş. Bunu, eskiden çirkin buldum idi. Eğer bu yasak şimdi de ilan edilip duruyorsa, yine de çirkin bulduğumu söylemek istiyorum. Böyle bir şey, benim devlet anlayışıma ters düşer. Bir Türk ölecek, devlet, tazminat ödememek için bahaneler arayacak. Devlet vatandaşlar için, demiyor musunuz? Bu dediklerinize devletimizin bu düşünceleri uygun düşüyor mu? Demek ki, en azından bir noktada, hepimiz, tam bir millet olarak birleşmiş, anlaşmış bulunuyoruz. O demektir ki, ilerimiz için yol da açılmıştır.
|