Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow BİR İNSANIN BEDENİNİ AMELİYAT ETMEK İÇİN UYUTMAK, RUHUNU AMELİYAT ETMEK İÇİN UYANDIRMAK GEREKİR.
BİR İNSANIN BEDENİNİ AMELİYAT ETMEK İÇİN UYUTMAK, RUHUNU AMELİYAT ETMEK İÇİN UYANDIRMAK GEREKİR. Yazdır E-posta
01 08 2007
Nazım Hikmet Bursa cezaevinde koğuş arkadaşlarına okuma yazma öğretirken, cezaevine Adalet Bakanlığından bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:- Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? der.
Nazım'ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve: -Demek Nazım sizsiniz, der. Nazım'a oturması için yer göstermez. kısa bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz, der.
Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe: -Ömer Hayyam adını duydunuz mu? diye sorar. Müfettiş hemen atılır: -Kim duymaz Hayyam'ı . Nazım:-Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? diye sorar. Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız.
Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanını ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar. Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır ama
Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.       
Sahi, o dönemin Adalet Bakanı kimdi?
Şairler, yazarlar, sanatçılar, ozanlar, bilim adamları ve filozoflar seçilmiş insanlardır.
Sık gelmezler dünyaya. Bıraktıkları eserlerle yaşarlar, ölümsüzlerdendir onlar.
Osmanlı İmparatorluğu eğitime ve öğretime yeteri kadar önem vermediği ve aydın insanlar yetiştiremediği için battı. Osmanlı eğitime önem verseydi 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanan Rönesans ve Reform mucizelerini takip eder, çağdaş uygarlığı yakalama şansı bulur, memleket yönetimini devşirme ve azınlık memurlarına terk etmez, 3 kıtada 40 milyon kilometreye egemen olan koskoca Osmanlı imparatorluğu ilelebet devam ederdi.
Osmanlı eğitime önem verseydi yalnızca devşirme çocuklarını eğitmez, Anadolu’daki Türkmen çocuklarını da eğitir, onların devlet kadrolarında görev almasını sağlayarak geleceğini kurtarırdı. Osmanlı İmparatorluğunda “Beşik uleması” tabiri beşikteki çocuklara dahi ulema payesi verildiği için ortaya atılmış acı bir itiraftır.
2.Abdülhamit zamanında yaşayan Şair Eşref Osmanlı’daki kaht-ı rical (Devlet adamı kıtlığı) kıtlığını şöyle dile getiriyor.)
Padişahım bu seferde Agop paşayı Sadrazam yap,
Varsın deninin üstüne bir deni daha olsun, (Deni:alçak)
Sadaret makamı memnu ise müselmana, (memnu:yasak, müselman:Müslümanlar)
Yahudiden usandık, bu kez de Ermeni olsun….
Bir Alman atasözü, “Başarının babası çocuktur.” der. Çok doğrudur.
Şimdi de pırlanta gibi çocuklarımızı yabancı dille eğitim yapan sömürge zihniyeti bir sisteme kurban ederek, onların yabancı ülkelere yetişmiş insan gücü olarak göç etmesine zemin hazırlıyoruz.
Ben tarih öğretmeni iken 1979 yılında Milli eğitimde bir ışık görmediğim için öğretmenlikten ayrılmak zorunda kaldım. Aradan 28 sene geçmiş, hala bir umut ışığı görememenin ıstırabını yaşıyorum.
Adam kıymeti bilinirse bir ülkede,
Kıymetli adamlar yetişir o ülkede,
Koskoca Osmanlıyı adamsızlık batırdı,
Bir Atatürk çıktı perişan ülkeyi ayağa kaldırdı… (Mehmet Özata)
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
ELEMAN
İş Verenler (03.09.2008)
VASIFSIZ ELEMANLAR
İş Verenler (02.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 51 misafir ve 2 üye bağlı
  • serdarozt
  • o şahin

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61