Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow TAVANDAN MI, TABANDAN MI?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
TAVANDAN MI, TABANDAN MI? Yazdır E-posta
01 08 2007
Bu cins tartışma en çok Türkiye’de olmaktadır. Devrimlerimizi en iyi bilmesi gerekenlerden bile, bu tartışmayı dinlemişizdir. Ecevit’in bunlardan birisi olması gerekmez mi? O bile, devrimlerin tutanlarından ve tutmayanlarından bahsetmiştir. Taban edebiyatını yapanlardan da biridir.
Büyük Fransız ihtilaline kadar, tarihte devrim mevrim bilen yoktur. Fransız devriminin ise öncüleri vardır. Bu öncüler, Rönesans’tan sonra, aydınlanmanın yolunu açmışlar bunun için de yazılar ve kitaplar yazmışlardır.
Fransız milleti bir kültür seviyesinin üstüne çıkmış olması gerekir ki, Fransız ihtilalinin öncülerinin yazdıklarını ve söylediklerini anlamıştır. Bu anlayışa sahip olan insanların insanlıkları ve insanlık onurları akıllarına gelmiştir. Bu birleşme Fransa’yı ihtilale götürmüş ve tabandan başlayan ihtilal pek çok bin insanın kanı pahasına başarılı da olmuştur. İşte bu başarıdır ki, öteki milletlere örnek oluyor. Her milletin peş peşe ihtilal yapmış olması da şart değildir. İhtilal ve devrim bakımından, Fransız ihtilali tabandan başlamış ve taban hakimiyeti ile sonuçlanmıştır. O günden beri, ihtilalin ve devrimlerin getirmiş oldukları yaşayıp gelmektedirler.
Bundan sonra olan devrimler, ABD’ninki dışında kalanlar, hep tavandan olmuşlardır. Mussolini, Hitler, Lenin, devrimleri tavandan olmuşlardır. Ben, en esaslı olanlara işaret ettim. Arap memleketlerinde, Güney Amerika’da ve Çin’de olanlara temas edip geçiyoruz. Aslında bunların hiç biri bu gün yaşıyor değillerdir.
Türk devrimi de tavandan gelmiştir. Bizim milletimiz köyden, mahalleden sokaklara ve meydanlara taşmış ve haykırmış değildir ki. Ötekiler gibi, Fransız devriminin oluşumu ile ilgimiz yoktur. Tek bir insan, hem düşünen, hem yol gösteren ve hem de yapandır. Türkiye’de bir ihtilal olmuştur, ancak bunun tek amili vardır. Türk ihtilalinin ve devrimlerini öncüleri diye bir iddiada bulunulamaz.
Dedik ki, Fransız devrimleri yaşıyor. Bizim devrimlerimiz de yaşıyor. Laiklik yalnız Fransız Anayasasında yazılıdır. Laiklik sonradan da bizim Anayasamıza girmiştir. Başka milletlerin Anayasalarına girmemiştir. Ama, başka devletlerin hepsi laiktirler ve laiklikle bir sorunları da yoktur. Fransa’da bile, kimse çıkıp ta, şu Anayasadaki laiklik sözcüğünü çıkaralım artık demez. Demek şöyle dursun, düşünmek kimsenin aklına gelmez bile.
Türkiye’de düşünür sandıklarımız demek istiyorlar ki, tavandan gelen bir ihtilal ve onu getirdiği devrimler tutarlı olmaz. Devrim veya ihtilal tabandan olsa, halk bunu benimseyip sahip çıkacağından, içtenliği olacaktır. Biz de bu kanattayız da, tabandan başlamış bir cereyanın önünü biz mi kestik? Oldu da mani olan mı oldu? Şimdi, satırbaşı yapıp başka bir şeye daha işaret etmek istiyorum. Dikkatli okumanızı istiyorum.
Dünyada devlet sayısı artmış ve 210 adedine ulaşmış. Bu sayının 55 adedi Müslüman devletlerdir. Hepsi Arap değildir. Biz Türk devletini de Müslüman devletler içinde sayıyoruz. 55 devletten yalnız laik ve Müslüman olan “Türk” devletidir. Yukarda da dedik, gelişi de, Fransız ihtilali ve devrimleri gibi tabandan değil, tavandan gelmiştir. Hatta, emredilmiştir de diyebilirsiniz.
Türk devleti, yani son kurulan Türk devleti 84 senedir örnek olarak ortada duruyor. Bizim için örnek Fransız ihtilali desek bile, diğer İslam devletleri için bizim örnek olmamız gerekmez mi idi? Bir teşebbüs var mıdır? Daha üç yüz sene biz ortada örnek olarak kalsak, bu Müslüman ülkelerden biri bizim yola koyulabilir mi? Böyle bir şey düşünebilir misiniz?
“Buna gerek var mı?” diyenlere söyleyeceklerim ağır olur. Laik devletlerde din, mezhep, dinsizlik kavgaları olmuyor. Bunlar devletlerini akıl ve ilim içinde yönetiyorlar. Bunların hepsi zenginler. Bunlar bize göre çok ileri bir medeniyete sahipler. Bunları sömürenler yok. Sömürülmemek için, bunlar gibi olmaktan başka çare yok. Biz bunları düşünüyoruz. Biz hata yaptığımıza inanmıyoruz.
Akıl, ilim ve medeniyet yolunu hala tıkamak isteyen insanların sayısı, aklı başında olanların sayılarından birkaç kat daha çoktur. Faydalı olmak isteyen okumuş ve bu milletin ekmeğinden istifade etmişler, inancınızdan olmazsınız. Lanetlenmeden önce, ayak diremekten vazgeçiniz. Milleti akıl yoluna sevkediniz. Bu söylediklerim sizler için birer görevdir. Nankörlüğün bazen cezaları da olur.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 39 misafir ve 5 üye bağlı
  • baskann
  • demokrat19
  • kayra onursal
  • labarna
  • VERBASCUM

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55