|
Bazı kavramları duyduğunuz veya okuduğunuz zaman, birdenbire kendinizi toparlayıp cevap veremiyorsunuz. İşte “vatana ihanet” bu kavramlardan birisidir. İnsan ekmeğini yediği, havasını kokladığı ve hele hele kültürünü aldığı vatanına ve dolayısiyle milletine ihanet içinde olabilir mi? Olunmuş olmasa, böyle bir kavram da yaratılıp dil içine sokulmazdı. Dilde insanlarımızın konuştuğu her kavramın olasılığı vardır.. Vardır ki, bu kavramın üretilmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Son tarihimiz içinde, pek çok insan vatan ihanetiyle suçlanmışlardır. Çocukluğumda ve gençliğimde, vatan ihanetiyle suçlanmış insanlar artık hafızalardan silinmiş gözüküyor. Benim bilgim içinde, hala tazeliğini muhafaza eden, son padişah Mehmet Vahdettin’dir.B u ithamı ilk defa Mustafa Kemal, BMM kürsüsünden yapmıştır. “Mevcut Padişah’ı kurtarmak niyetinde iseniz, o bir vatan hainidir” demiştir. Ondan beri de diyenler olduğu gibi, vatan haini değildir diyenler de vardır. Ecevit te, ölmeden kısa zaman önce, Vahdettin’in hain olmadığını ifade etmiştir. Pek çok insan bu söze katılmış olmasına rağmen, sayın Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel bu düşünceye katılmamış ve “Ecevit, olmadığını nereden biliyormuş? Bu sözü bu ülke daha kaldırmaz” demiştir. Beyanat biraz da sert ve nerede ise azarlar biçiminde olmuştur. “Süleyman Demirel nereden biliyor?” diyemezsiniz. Bir şey biliyor ki karşı çıkmıştır. Siz olmadığını nereden biliyorsunuz? Biliyorsanız vesikalarını ortaya koymanız gerekir.
İşte böyle zor anlarda, vatan haini diye tavsif edilenlerin yaptıklarını toplayıp önümüze koymamız ve salim kafa ile, biraz da namusluca düşünmemiz gerekir. Uluorta, düşünmeden söyleyeceklerimiz bizleri, en azından, torunlarımız yanında küçük düşürebilir. Ben, en azından eğitilmiş, müsbet eğitilmiş torunlardan bahsediyorum. Dedesi görüşünü körü körüne kabul etmiş torunlarla bunlar konuşulabilir mi?
Yine Velidedeoğlu’ndan bunları sizlere nakletmek istiyorum. Velidedeoğlu’nun naklettiğine göre, İttihat ve Terakki devrinde, muhalefete mensup iki şahsiyet, Avrupa’ya giderek, İttihat ve Terakki hükümetinin devrilmesi için yabancılara bir müracaatta bulunuyorlar. Velidedeoğlu da bunları, yabancıların muhaberatından tesbit etmiş. Tesbit edilen bir plan Rusya ve Avrupa devlet adamlarına veriliyor. Teşkilatları anlatılıyor, sonra da, işin yürümesi ve İttihatcı hükümetin düşürülüp ülkenin başından uzaklaştırılması için, önce para yardımı yapılması isteniyor. Bu isimler Kemal Mithat ve Ali Galip’tirler.
Bu insanların torunları aramızda yaşıyorlarsa, biz onları dedelerinden dolayı sorguluyor olacak değiliz. Dedelerini de, kendilerine -torunlar için söylüyorum- olan saygımızdan sükut geçecek değilizdir. İnsanlar şahıs olarak kendilerinden sorumludurlar.
Elde vesika olacak çekilmiş resmi telgraflar var. Bilgi sahibi olan yabancı sefirler, ülkelerinin hariciye bakanlarını bilgilendirmek için tel çekmişler. Bu vesikalar, bu yabancı devletlerin gizli arşivlerinden çıkarılmışlardır.
Vesikaları doğru kabul edince, yapılan fiilleri bir daha gözden geçirmeliyiz. Bunlar doğru mudur? Yani, şahısların, muhalif şahısların bu yaptıklar hainlik midir? Ben öyle olduğunu kabul edenlerdenim.
Eğer siz de benim gibi düşünüyorsanız, bilgilerinizi bir daha tazelemelisiniz. Bu insanları hain kabul edip etmediğiniz üzerinde bir daha durmalısınız! Bu olaylar 1916’da olmuştur. Vahdettin de o senelerden sonra padişah olmuştur. Onun icraatlarını da bu gözle tetkik etmek gerekir. Padişah Vahdettin yaptıklarında haklı mıdır? Daha iyisini yapamaz mı idi? Yapar idi ise, niçin teşebbüs etmedi? Baskı altında oluşu, yapacaklarını yapmamaya engel düşünülemez. Ortada vatan söz konusudur. Bir baş, bir vatandan daha ileri değildir. 16. Louie insan değil mi idi?
Bu devrin insanları, bizler de iyi düşünmek zorundayızdır. Yaptıklarımız hep doğru mudur? Daha iyilerini düşünüp, daha iyi şeyler yapmak imkanlarımız yok mudur? Ben şahsen bunları düşünüyorum. Yanılmamış olmak için de, diyorum ki, şimdilik artık eleştirileri bırakıp gelecek günlerin icraatlarını beklememizde vatanın çıkarları vardır. Eğer yanılıyorsak, biz Talat Paşa’dan büyük insanlar değiliz, düşüncelerimizi değiştirme imkanımız da vardır. Aksi, vatan için ihanet te olabilir. Bunları sadece muhalifler için de söylemiş değilim!..
|