|
Tartışmalar kazanılmamış olunca, tartışmalardan vaz mı geçmek gerekir? Böyle bir iddiada bulunma niyetimiz yok. Tartışmalar yapılmalıdır da, tartışmalar hayatın karartıcı vasıtası olmamalıdır. Zamanında iyi seçilmesinde isabet aramak gereklidir.
Seçimlerden yeni çıkılmıştır. Kimi beklenmediği bir başarıya ulaşmış; kimi de, aklına getirmediği bir mağlubiyete düşmüştür. Böylece, galip olan kesim bunun sarhoşluğunda iken, kalkıp haksız sanılan noktaların izahını yapmak istemek, hele de havaların pek sıcak olduğu şu günlerde, pek te mantıklı bir hareket olmaz. Havaların biraz serinlemesi, insanların biraz dinlenmesi gerekir. Yapılacak, yapılması zorunlu olan pek çok ta işler beklemektedir. Nasıl olursa olsun, memlekette bir hükümet kurulacak ve bir Cumhurbaşkanı seçilecektir. Bunlarsız politika yürütmek mümkün olmayacağına göre, şimdilik tartışmaları durdurarak, bu zorunlu işlerin tamamlanmış olmasına katkıda bulunmak gerekir.
Bunları yapmış olmamak, görev eksikliğidir. Bunlar yapılacak ve kimsenin seçimine gölge düşürmeye niyeti olmadığı iktidar işlemeye başlayacaktır. Bizim millet, 2002 seçimlerinde, daha yeni kurulmuş ve henüz ilk kongresini bile yapmamış bir partiyi iktidar yapmıştır. İyi-kötü, AKP’lilere göre çok iyi, CHP’lilere göre kötü bir dönem yaşanmıştır. Ben de, zaten, muhalif olanların iyilikten, iktidar olanların da kötülükten bahsettiklerini hiç görmedim ve duymadım. Bunlara rağmen de, ülkemiz ortada duruyor. Oy veren de millet olduğuna göre, buna saygılı olmakta ve kalmakta ülkenin iyiliklerini görüyoruz.
Diyoruz ki, belki de, beş yıllık deneyim ve bilgi birikiminden sonra, artık bizim hata sandıklarımızın bir kısmı belki de düzeltilecektir. O zaman, hiç şüphe edilmemelidir ki, biz de bu hareketlerden ve kararlardan mutlu olacağızdır. Size, Talat Paşa’nın, muhalefet partisi için söylediklerini nakletmiştim. O, belki de kendisinin yanılmış olduğunu kabul etmişti. Muhalefet için, “bunlar da bu memleketin insanlarıdır; memleketlerine kimse ihanet edemiyeceğine, düşünemiyeceğine göre, iktidarı muhalefete teslim etmekle belki de iyi iş yapılmış olacaktır” düşüncesini açıklamıştı. Fikir kabul görmüş değildi ama, söylenmemiş olsa, İttihat ve Terakki’nin o zamanki fikrini biz şimdi bilmemiş olacaktık.
Devir artık o devir değildir. O zaman mümkün olan iktidar devri, bu gün mümkün değildir. Belirli bir müddet, bu iktidar çalışmalarına devam edecektir. O zaman, bunu içine sindirebilen insanlar, eleştirilerini ileri bırakarak, bir müddet, hem de epeyce bir müddet kendilerince doğru sandıkları fikirlerini öne sürmekten vazgeçmelidirler. Cidden, belki CHP ve MHP yanılmış olabiliriz. Bekleyip, yeni iktidarın gelecek icraatını görmemiz gerekiyor. Eğer, iyi işler yapılır, biz de düşüncelerimizde tatmin edilmiş olursak, partilerimizde yerlerimizi korursak bile, eleştirilerde biraz ağırbaşlı olmamız gerekiyor.
Ayrıca, bizim vatandaşlarımız eleştiri istemiyorlar. Ben bunu çok defalar tesbit etmişimdir. Çok eski yılların birinde, ortaya çıkarılmış bir yolsuzluk için, bir Türk vatandaşı, “Bundan bana ne? Benim malımı çalmış değiller” demişti. Bu kadar geniş olalım diyor değilim ama, daha işin başında ölçüsüz olalım, demek te istemiyorum. İktidardan ümidimizi kesmeden, hatta büyük ümitler besleyerek, uzunca bir müddet eleştirilerden uzak kalmamızda faydalar düşünüyorum. Başka türlü hareket etmenin faydası olmadığı gibi, başka türlü hareket etme imkanımız da yoktur. Biraz kendimize gelmemizi beklemekte ben fayda görürüm.
CHP mensupları bizler, uzunca dinlenmekte ve düşünmekte birleşmeliyiz. Vatandaşlarımız eleştiri istemiyorlar. Vatandaşlarımız bizden, bizim ne yapacağımızı söylememizi istiyorlar. Bunda açıklık ta istiyorlar. Bunlara özen göstermek gerekiyor. Bize hizmet imkanı doğarsa, hangi işleri nasıl yapacağız; vatandaşlarımızın bunda çıkarları ne olacaktır? Bunları Türk seçmeni bilmek istiyor. Başbakanın çocuklarının bir şirket tarafından okutulmaları, bizim vatandaşlarımızı ilgilendirmiyor. Bunları dinlemek bile istemiyor seçmenlerimiz. Israrın anlamı var mı? Demokrasiyi durdurmak istemediğimize göre, gereksiz eleştirilerden vazgeçip, yapacaklarımızı kısa olarak insanlarımıza aktarmamız gerekiyor. Zaten şu anda, bunların da anlatılması bir anlam taşımaz...
|