Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow BÜYÜMEK AYRI... BÜYÜKLÜK AYRI...
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BÜYÜMEK AYRI... BÜYÜKLÜK AYRI... Yazdır E-posta
22 07 2007
Çocukken hepimiz büyüklük hayali kurardık. Ama büyüdükçe bu büyümenin pek keyifli bir hayal olmadığının farkına da vardık.
Güzel tarafları olsa da, örneğin her şeye ve herkese karşı sorumlu olmak gerekliliği bile, insanı “büyümek hayalinden” alıkoyabilir.
Çocukken her şey ne kadar farklıydı.
Her şey gırla…
Her şey gamsız…
Tek derdimiz bitmeyen ev ödevleriydi…Ve can sıkıcı gelen sınavlar…
O zaman ne kadar zul gelirdi hepimize…
Bir de ruhen büyümek olayı var tabi. Yaşı küçük olduğu halde ciddi, aklı başında, yaşı kemale ermiş gibi davranışlar sergileyen ve konuşanlar da var.
Biz onlara “Büyümüş de küçülmüş” deriz aramızda…
Belki de “Büyüdüm artık” diyebilmenin tadına varabilmek içindir bütün bunlar…
Ama yine de “Nedir bu büyüme merakı” diye düşünmeden de yapamıyorum.
Nedir canım büyüme merakı?
Olmadığın gibi davranmak ise ben hiç almayayım. Herkesin içinde olan bir çocuk tarafımı kaybetmeyi de hiç istemem.
Zaten her şey o kadar ciddi o kadar sorunlu ve hepimiz o kadar çok sorumluluk doluyuz ki, bazen arada sırada bir tarafımızda çocuk kalıp büyümesin ve saçmalasın…Ne çıkar bundan?
Asık suratlı, insanları sürekli yargılayan, kendi doğrularını herkesin doğrusu zanneden, yaşı büyürken kendi küçülen insanlar aslında kendilerinden bile bi haberler…
Büyümeyi; malla, varlıkla, zenginlikle, çok para kazanmakla eş değerde tutmak “Büyüklük taslayanların” ilkesi olmuş.
Ne kadar gülünç..
Bilmedikleri bildiklerinden çoookkkk fazlayken bile hala büyüklenmeleri gülünç.
Gelmiş ya bir makama…Oturmuş ya o koltuğa…Şaibeli paraları cebinde ya tomar tomar…
Umurunda mı bu dünya?
“İtirazım var” diyenlere, “Batsın bu dünya” diyenlere aldırmadan büyümüş ya adam…
Kendilerine olduklarından farklı bir görüntü vermeye çalışanlar, bir süre idare etseler de böyle al takke- ver külah sonradan gerçek yüzleri ortaya çıkar.
Tam bir “Takkenin ortaya çıkıp, kelin görünmesi” durumu yaşarlar.
Bu tür büyüklük taslayanlara karşı anlatılan pek çok hikaye vardır.
Köyün birisinden bir kız İstanbul’a akrabalarının yanına gitmiş. Aylarca orada kalıp köyüne geri dönmüş. Köydeki diğer kızlar arkadaşlarının yanına hoş geldine gidecekler de çekiniyorlar. Kız İstanbul Tükçesi ile konuşmaya alışmış orada. Birkaç kere gitmişler bulamamışlar evde.
Köydeki kızlar “bizde kırıtarak İstanbul lehçesi ile konuşuruz” demiş ve bir daha arkadaşlarının yanına gitmişler.
Kırıtarak İstanbul lehçesi ile konuşmaya başlamışlar;
- Geliyoruz gidiyoruz bir türlü sizi evde bulamıyrık, demişler.
İstanbul’dan gelen kendinden emin,
- Ne zaman geldiniz siz, demiş.
Bizimkiler kendinden emin cevap vermiş;
- Ötean, geldik demişler.
Bizim köylü kızların İstanbul Türkçesi en fazla 3 kelime sürmüş. Dördüncü kelimede gerçek ortaya çıkmış.
Herkes, kimin ne olduğunu, nerden geldiğini bilirken büyüklenmenin ne anlamı var ki?
Büyümek ayrı…
Büyüklenmek ayrı…
Her Gününüz Güzel Olsun .
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 52 misafir ve 4 üye bağlı
  • 19ERKAN
  • omersrc
  • kayra onursal
  • ylmz

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55