Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow HER ÜLKEYE GÖRE DEMEK
HER ÜLKEYE GÖRE DEMEK Yazdır E-posta
21 07 2007
Demokrasinin bazı kıymetlerini tartışırken, bunların her ülkeye göre değişiklik göstereceğini söylemek ve iddiada bulunmak, işin kolayına sapmak demektir. İşte, laiklik, bizim iktidar tarafından, ikide bir, temcit pilavı gibi, ısıtılıp ortaya getiriliyor. Laiklik her ülkede ayrıcalıklar göstermez.
Ülkede yürütme yetkisini, yaratanın temsilcisi olduğunu iddia eden monark ve kilise işbirlikçilerinin elinden alıp, bizzat halkın, yönetilenin eline ve iradesine vermek ve ona da saygılı olmak, laikliğin esasını teşkil eder.Her ülkeye göre bunun neyini değiştireceksiniz? Bunda ısrar eden, bu işin bilgisizi ve cahilidir. Bu işi bilenle bilmeyen nasıl olup ta bir noktada anlaşacaklar? Bir insan veya bir grup, kendi söylediklerini mutlak doğru kabul ediyorsa, bunlarla nasıl tartışacaksınız!
Bir kere bu yazdıklarımızı kabul ettiniz mi, artık demokrasiye başlamış sayılırsınız. İşte bunda değişiklikler olabilir. Demokrasinin şartları çoktur ve öğrenilmesi zamana muhtaçtır. Zaman dedikse, Türkiye’de olduğu gibi, sınırsız zamana işaret etmiş olmuyoruz.
Bu demokrasi kötüye kullanılmış olabilir. Stalin, Hitler, Mussolini bu kötü kullanışı yapmışlardır. Biz iktidarı uyarıyoruz ki, kendileri bu sapık yollara dönmüş olmasınlar.
Biz CHP olarak, bu yolları iyi biliyoruz. Dayanağımız tektir. Biz, halkımızın iradesine inanıyor ve güveniyoruz. Hiç bir kurumla yakınlığımız yoktur. Veya, her devlet kurumu ile iyi ilişkiler içinde olmayı istiyoruz ve başkalarına tavsiye de ediyoruz. CHP ihtilalden gelmiştir de, kendisi ihtilal örgütü değildir. İhtilal düşüncesinde olanlarla asla yakınlığı olamaz. Ordumuza sevgi bağımız var. Ordumuzu ihtilal örgütü sayma sapıklığında değiliz. Cumhuriyet tehlikeye sürüklenirse, onu kurtarmak, onun imdadına koşmak, bizim gibi herkesin ve hatta ordumuzun da görevi olacaktır. Lafı sağa sola kıvırtarak öküz altında buzağı aramak isteyenler, suçu kendilerinde arıyacaklardır.
Devlet, Anayasal kurumlar topluluğudur. İktidar da, tıpkı muhalefet gibi, tıpkı adalet gibi, tıpkı Anayasa Mahkemesi gibi bir Anayasal kuruluştur. Yetkilerini Anayasa’dan alır. Kimse, Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamaz. İktidar, kanun yetkileri içinde icraat yapacaktır. İktidarın engel sandığı ve saydığı engeller, Anayasa tarafından bilinçli olarak konulmuştur. Bunlar, iktidarın aşırılıklarını ve sivriliklerini önleyecek ve iktidarı Hitlerleşmekten alıkoyacaktır. Halbuki bizim iktidar, Anayasal engelleri kendisi için konmuş sanıyor. Her şeyi, iktidar olarak yapacağı sanına sahip. Bu san çok tehlikeli ve biz iktidarı, bu yanılgıdan alıkoymak için çabalıyoruz.
Millet, kapasitesi demokrasi için sınırlı olan bu iktidarı sahneden çekmelidir. Sahneden çekmek yetmez. Din ve dince kutsal anlamları politikada kullanmaktan da menetmelidir. Millet bu alışkanlığı bu iktidara öğretemezse, bu insanların kurduğu parti, gelecek için de ülkenin başına gaileler açacaktır. Yaratanı, Cenabı hakkı, Mehmet Akif’in işaret ettiği gibi, milletin çobanı olmaktan ayıracaksınız. İnsanlar akılların kullanmak zorundadırlar. Bu iktidar mensupları, devlet yönetiminde akıllarını ve bilgilerini kullanacaklarına, inançlarını kötüye kullanıp haksız oy toplamaktadırlar. Bu yol, eğer demokratik yönetimde birleşiyorsak, mutlak kapanacaktır. Yaratan, yönetim için rahatsız edilmeyecektir.
Dindar bir Cumhurbaşkanı aramak için yola çıkan bir iktidarda bu sayılan vasıflar olabilir mi? O zaman bu iktidardan demokratik yönetim de beklenemez. Vatandaşlarımızın uyanık olmalarını istiyoruz. Din bezirganlığı bu ülkede bitmelidir. Din adamlarımız, politikanın ibadethanelere girmemesi için, özel bir gayretin içinde olmalıdırlar. Diyanet İşleri Başkanımızın emirlerine saygılı olmalıdırlar. Biz, CHP ve CHP’li olarak kendilerine ve yaptıkları işlere inancımız vardır. Din adamlarımıza karşı sivriliğimiz yoktur. İftiraları iyi kıymetlendirmelidirler. Şu içinde bulundukları durumun yaratıcısı bizizdir. Bu işleri yaparken, niyetlerimiz iyiliktir. Bu işlerin kötüye kullanılmasının karşısında olmayı da herkes bizden beklemelidir.
Bilhassa kadın seçmenlerimiz, kendilerini eşit görmek isteyen CHP için vicdanlarına danışmalıdırlar. Kadınlarımızın temiz ve güzel yüzlerini kapatan saçmalıklar din emri değildir. Diyanet İşleri Başkanımızdan bunları daha iyi biliyor değilsiniz. Bu din bezirganlarına uymayınız. Bunlara karşı geliniz. Sizi biz eşit görmek ve önünüzde hep saygılı olmak istiyoruz. Kadınlarımız ayak diremezlerse, ülkemiz daha çabuk kalkınacak ve çağdaşlaşacaktır.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DENEYİMLİ TIR ŞOFÖRLERİ
İş Verenler (27.08.2008)
RADYOLOJİ TEKNİKERİ ARANIYOR
İş Verenler (27.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (26.08.2008)
Devamlı veya party time
İş Arayanlar (26.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 4 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61