Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow HEM KELLER, HEM DE FODUL
HEM KELLER, HEM DE FODUL Yazdır E-posta
18 07 2007
Sayın Başbakanın içerik yoksunu, çağdışı söylemleri, seçimleri iyice tatsızlaştırmaya başladı.
Haa Sayın Başbakan böyle de, diğerleri farklı mı?
Al birini vur ötekine.
Ama sağ olsun, Sayın Başbakan, sevimsiz, düzeysiz söylemlerde, birinciliği kimseye kaptırmıyor. Geçtiğimiz Pazartesi, CHP liderine “Sen bu ülkede yüksün, yük!...” diye bağırıyor, MHP liderini silahlı, kin ve nefrete tutsak insanların başı olmakla suçluyor, hocası Erbakan’a bile “sahtekar ihtiyar” göndermesi yapıyordu.
Salı günü de Isparta mitinginde, cebinden çıkardığı 1946 yılına ait bir ekmek karnesini sallayıp; “CHP, o tarihlerde böyle ekmek dağıtırdı...” diyor. (Nitekim aynı söylemini, Star Televizyonundaki programında da yineledi. 18 Temmuz Saat.00.20)
Verdiği örneğin, tarihine bakar mısınız? O günün koşullarını bilmezden gelip, ya da unutup; 61 yıl öncesinden örnek veriyor.
Bitmedi?
Ne bitmedi?
Sayın Başbakan’ın sapırdaması bitmedi.
Baykal’a, “Sen miras yedisin. Atatürk, senin gibi başarısız bir liderin bu partiye başkan olacağını bilseydi, bu partiyi kurmazdı...” diyor.
Söylemin, düşüncenin basitliğine, sığlığına, ilkelliğine bakar mısınız? Şu lafları ilköğretim çağındaki bir çocuk söylemez.
Bitti mi Tayyipçe sapırdamalar?
Bitmedi.
Yine aynı gün Isparta mitinginde, bu kez diğer cebinden bir kağıt para çıkarıp, onu sallıyor.(Star Televizyonundaki programında da aynı parayı salladı.)
“İşte buyurun...” diyor. “Atatürk rahmetli olduktan sonra, Türk parasının üstünden Atatürk’ün resmini çıkarıp, İnönü’nün resmini koydular. Ben konuşmuyorum, tarih konuşuyor. (Bu arada çok önemli bir kanıt gibi parayı sallamaya devam ediyor.) Posta pullarının üstünden bile, Atatürk’ün resmini kaldırdılar, İnönü’nün resmini koydular. Hadi bakalım buna ne diyeceksin? Versene cevabını...”
Sen bu insanlara akıl fikir ver, sen toplumsal aklımızı koru Tanrı’m...
Sapıttıkça, sapıtıyoruz.
Ben Sayın Başbakan’ın geçmişinden söz ettiğim zaman, AKP’li dostlar bana gönül koyuyor.
Alın Başbakanınızın söylemini de gereğini siz yapın, siz yorumlayın.
Yahu canım kardeşlerim, güzel kardeşlerim; (yanılmıyorsam) 1940’lı yıllarda İsmet İnönü’nün yönergesiyle yapılan bu işlemin; bugünün CHP’siyle ya da Sayın Baykal’ıyla ne ilişkisi var?
Haa... yapılan işlem doğru mu?
Yanlış. Büyük densizlik. Nitekim bu yanlışı, bu densizliği tarih de söylüyor. Gerçek Atatürkçüler de söylüyor. Hatta CHP’liler de söylüyor. Kınıyor, ayıplıyor.
Yıllardır biz de yazıyoruz. Rahmetli İnönü’nün bu tavrını kesinlikle ve kesinlikle doğru bulmuyoruz.
Ama el insaf, o zaman Deniz Baykal 3 yaşındaydı be kardeşim, 3 yaşında...
Sayın Baykal, bunun hesabını neden versin? Ayrıca size niye versin?
Siz, 60 – 70 yıl öncesinin hesabını sormaya kalkarsanız; size de çok değil 6 – 7 yıl öncesinin hesabını sorarlar. Sorarlarsa da yerden göğe haklı olurlar. Çünkü bir başkasının değil, bizzat sizin kirli çamaşırlarınızı ortaya dökerler.
Derler ki size (ya da derim ki ben size); sizin çok değil bundan 6 – 7 yıl öncesine kadar cemaziyelevveliniz (Bu sözcük Sayın Başbakana aittir. Yoksa ben bu tür sözcükleri kullanmam) tümden berbattı, elle tutulacak yanınız yoktu. Partinize “ak” adını verince; “ak” olduğunuzu ya da aklandığınızı mı sanıyorsunuz?
Siz değil miydiniz; Afganistan Hizbul İslami Hareketinin terörist lideri Gülbeddin Hikmetyar’ın dizinin dibinde oturan?
Siz değil miydiniz; “Demokrasi araçtır. İsteğiniz durağa gelince inilecek tramvaydır” diyen?
Siz değil miydiniz; “Ne laikliği be kardeşim, ne laikliği... Bu halk isterse şeriatı bile getirir...” diyen?
Siz değil miydiniz; (Çok değil bundan 10 yıl önce) “Elhamdüllah şeriatçıyız.” diyen?
Siz değil miydiniz; “Her 10 Kasım’da bir yaygara koparıp duruyorlar. Ata’ya saygı duruşunda sap gibi durmaya ne gerek var?” diyen?
Siz değil miydiniz; “Bir tutturmuşlar ‘laiklik elden gidiyor’ diye. Millet isterse elbette gidecek! Hem sonra, nedir şu laiklik denen şey Allah aşkına? Ne menem şey bu laiklik?...” diyen.
Siz değil miydiniz; Danıştay’a, “Efendi, efendi sen kim oluyorsun, buna mecelle (şeriat hukuku) karar verir...” diyen?
Siz değil miydiniz; “Hem laik, hem Müslüman olunmaz...” diyen.
Siz değil miydiniz; “Ben İstanbul’un imamıyım...” diyen
Saysam, sıralasam buna benzer daha nice zırva söylemleriniz, davranışlarınız, uygulamalarınız var.
Siz istediğiniz kadar, “Ben (ya da biz) değiştim (k)” deyin. İnsanlar inanmıyor size. Hele de “Cumhurbaşkanlığını makamını ele geçirme konusundaki   gözü dönmüşçe ısrarlarınız”, insanları iyiden iyiye kuşkulandırıyor.
İnsan birini eleştirmeden önce, döner de bir geçmişine bakar.
Siz pür-u paksınız da mı, Deniz Baykal’ın 4 yaşında olduğu dönemin hesabını, ondan ya da CHP’lilerden soruyorsunuz?
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 33 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61