|
Elbette kırmamalıydık birbirimizi.
Kırmamalıydık hiç kimseyi.
Hızla akıp giden yaşamın kalabalığında çarpıyorduk birilerine…
Tıpkı birilerinin bize çarpıp canımızı acıttığı gibi…
ACITIYORDUK ONLARIN CANINI!
Onlar,
Yaşamın acımasızlığı ile, kuşak kuşak “hak edilmemiş haksızlıkları” dile getiriyorlardı zaman zaman.
Yitirilmiş zamanları ve yitirilmiş gençlikleri gibi akıp gittiler birer birer…
Gökyüzündeki parlak yıldızlar gibi kaydılar.
Ama düşünceleri ile, kalemleri ile saçtıkları ışıklar aydınlatmaya devam ediyor ve daha çok parlayarak devam edecek.
Gözü dönmüş katillerin, alçakça kurşunlarıyla; barışçı, sevecen kalemlere saldırısı da CANIMIZI ACITIYOR.
Ve bildik bu oyunun tekrarlanması canımızı daha da çok acıtıyor.
Yüreğimiz kanıyor.
62 gazeteci.
62 kaleme sıkılan kurşun.
Kaleme, kalemle cevap veremeyenler, silahla, kanla kırdıklarını sanıyorlar kalemin ucunu.
Çetin Emeç
Uğur Mumcu
Abdi İpekçi
Muammer Aksoy,
Bahriye Üçok
Onat Kutlar
Ve Mehmet Ali Kışlalı’dan sekiz yıl sonra gelen hain kurşun, Hrant Dink’i buldu.
Dink;
“Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görüyorum. Ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz” derken, ne o ne biz bilebildik gözü dönmüş katillerin acımasızlığını.
Geride kalanlar,
Bir keskin kalem…
Bir kırık gözlük…
Altı delik bir ayakkabıydı.
Duymak istediklerini duyamamanın…
Görmek istediklerini görememenin…
Yaşamak istediklerini yaşayamanın… acısını kalemleri ile anlatırken, kendilerini el yordamıyla bulanlar tarafından vuruldular.
Yitirilmiş gençlikleri de yaşamları gibi akıp gitti…
Bir çok şeyi başarmak istemişler, ve başarmışlardı.
Başaramadıkları ise “birileri tarafından istenmeyenlerdi”
Anlamsız savaşların, düşmanlıkların, insanların birbirlerini sevememelerinin çaresizliğini yaşamışlar ve bunları anlatmaya çalışmışlardı.
Sevgiyi, dostluğu, aynı topraklar üstünde kardeşçe yaşamayı ifade etmek için yazmışlardı.
Bilemediler ki,
Hoşgörü, sabır ve dayanıklılığın kaybolduğunu!
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, “biz şanslıyız yine, ya bizden sonrakiler” diyerek gelecek kuşaklara ışık olmaya çalıştılar.
Bu ülkede yaşayıp, her şeye rağmen BAŞARMAYA ÇALIŞTILAR.
Başardılar.
Ancak geride kalan bizlerin CANI YANARKEN onların kaybına, hoşgörümüz daha ne kadar sürecek ki…
Her Gününüz Güzel Olsun
|