Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Günay ERTUĞ arrow ORMANLAR DAYANAMAYIP KENDİ KENDİLERİNE Mİ HARAKİRİ YAPIYORLAR?..
ORMANLAR DAYANAMAYIP KENDİ KENDİLERİNE Mİ HARAKİRİ YAPIYORLAR?.. Yazdır E-posta
12 07 2007
İnsan eli olmadan hiçbir orman yanmaz.
 Ya yoldan geçerken sigara izmaritidir atılan kuru çalılara, ya da tüketilmiş içki şişesi…
İzmarit aynı bir fünye gibidir sıcakta.
 Ya çalıların üstünde yan yatan, güneşe arkasını dönmüş şişe?
 Güneşin yazın elli dereceye ulaşan ışınlarını büyütür, tıpkı bir büyüteç gibi…
Sonra rastlantı sonucunda ateşi ilk kez bulan insanın hayreti gibi çığlık atmaya başlıyoruz.
- Allah Allah nerden çıktı şimdi bu yangınlar durup dururken!
- Dört yüz futbol alanı büyüklüğünde orman yanmış…Bitmiş…Kül olmuş…
- İnekler nerde,
- Ormana pikniğe çıktılar.
- Orman nerde?
- Piknikten sonra yandı bitti…kül oldu…
 Yaz gelince, yeşilin denizin mavisine kavuştuğu yerlerdeki renkler de böylece simsiyah oldu.
İnsan eli değmeden hiçbir orman kendi kendine yanmaz ki…
 Ormanlık yollarda tabelaları görürsünüz, yetkililerin koyduğu.
“Ormana yanan sigara atmayınız”
Ne demek bu?
Sigaranızı söndürdükten sonra ormana, yola, sokağa atılır demek mi?
Atılmaması gereken sadece yanan sigara mıdır?
Gel de çık işin içinden…
Nasıl bir mantık?
 Nasıl bir yönlendirme? Ben anlamadım…
Ormanlara, o canım çam ağaçlarının içine piknik alanları yapılıyor hemen. Hani çok lazım ya, kullanmayı çok iyi biliyoruz ya, ateş yakmak için ocak da konduruluyor her masanın başına.
 İki üç briket, birkaç tuğla. Üzerine de demirden bir ızgara.
“Gel” diyor…”Gel yak ateşi, ormanlarımız kül olsun”
Hele hele “Mangal gibi yüreklilerimiz” var ki piknikte mangalları yakan, değme gitsin! Özellikle de “Burada ateş yakılmaz, yasaktır” yazısının tam yanında…
Geliştik ya…
İnsan eli değmeden hiçbir orman kendi kendini yakmaz. Kendi kendine harakiri yapmaz.
 Bir yanda bilinçsiz orman yönetimleri…
Öte yanda sorumsuz ve çıkarcı insanlar…
Sonra da,
Mevsimler değişti, kışın kar, yazın yağmur yağmıyor. Susuzluktan kırılıyoruz. Ekinler, sebzeler, meyveler tarlada kurudu, diye dert yanarız.
Ağaçları yok ederken düşünmeyiz bunları.
Adına “Ma- Gan-Da” diyebileceğimiz orman Tarzanlarımız bizim…
Yanan ormanlarımızda ağaç kalmadı. Ceyn’i bulmak için hangi ağaçtan ağaca atlayacaksın şimdi?
Yeşilliklerin yerinde yeller esiyor artık. Görünen sadece isli siyahlıklar…
Gelecek nesillere bırakacağımız en güzel armağan “Yaşayan ormanlar” olacaksa eğer biraz daha dikkat…biraz daha dikkat…
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 33 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61