Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow NEREDEYSE YAKINDA...
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
NEREDEYSE YAKINDA... Yazdır E-posta
09 07 2007
O kadar güzel kahramanlık türkülerimiz, marşlarımız var ki, insan bunları dinlerken de söylerken de çoğu kez tüyleri diken diken oluyor, duygusallaşıyor.
Bazen de gözlerimizden yaşlar gelir.
Çünkü yaşanmış olaylardan yola çıkarak söylenmiş.
Ya şehitlerimizin ardından…
Ya düşmanın yaptığı zulümlerden…
Kurtuluş savaşından sonraki sevinç ve gururdan…
Kısaca insanların yüreğinden koparak dile gelen ağıtlardan doğmuş marşlarımız ve kahramanlık türkülerimiz.
Mesela,
10. yıl marşımız Cumhuriyetin 10. yılında yazılmıştır. Emperyalist güçler tarafından paylaşılmış ve parçalanmış bir ülkenin, zulüm ve işkence gören, ümidini yitirmiş halkının duygularını anlatır.
Bütün dünyaya;
Önce insan sonra Türk olmanın ne büyük bir erdem olduğunu,
Vatan sevgisinin her şeyden güçlü olduğunu,
Vatan uğruna ölmenin en büyük şahadet olduğunu kelime kelime anlatmıştır.
Bu marşımızda bazı ağıt anlatan türkülerimiz gibi her yerde söylenmeye başlamıştır.
Öyle ki,
Barlarda, birahanelerde, yemekli bütün gecelerde söyleniyor artık.
Hatta ve hatta NEREDEYSE YAKINDA bu marş ve kahramanlık türküleri ile insanlar oynamaya başlayacaklar.
NEREDEYSE YAKINDA oyun havası olacak!
Yapmayın lütfen!
O marşlar, o kahramanlık türküleri acı, gözyaşı ve zulümden harmanlanıp yoğrulmuştur.
Bunlar, bar, gece kulüpleri, yemekli gecelerin oyun havaları değildir.
Şehitlerimize, gazilerimize ayıp ve saygısızlık olmuyor mu?
O MARŞLAR, O TÜRKÜLER, BU MARŞLARI VE TÜRKÜLERİ YAZANLAR, YAZANLARA İLHAM VEREN ASKERLER, ŞEHİTLER, GAZİLER, ÇİLELİ GÜNLER ÇEKENLER bunu hak ediyor mu?
İnsanoğlu sevinir, türkü yakar…
Üzülür, ağıt yakar…
Kahramanlık yapar, destan yazar…
Savaşlar kazanır marşlar, şiirler yazar…
Kısaca; ağlanacak yerde ağlamasını, gülünecek yerde gülmesini bilmeliyiz.
“Manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış” türküsü çalınırken, kalkıp da döktüre döktüre oynayanlar, müziğin ritminden uzaklaşıp sözlerini dinleseler “Biz buna mı oynuyorduk yıllardır. Bu ne perhiz, ne lahana turşusu” diye en azından düşünecektir.
“Hey on beşli on beşli,
Tokat yolları taşlı,
On beşliler gidiyor,
Kızların gözü yaşlı” türküsünde hem oynar, hem el çırparız.
Ama bu türkü, Kurtuluş savaşında 1315 doğumluların askere çağrılmasının ardından yazılmış bir türküdür.
1315 tertiplerin savaşa gitmesi ile dönüşlerinde dönemeyenlerin arkasından göz yaşı dökenlerin türküsüdür. 15’lilerin anlattığı budur.
Ama biz ne yapıyoruz? Bu türkü söylenirken el çırpıp oynuyoruz.
İşte o yüzden barlarda, gece yemeklerinde, birahanelerde marşlarımız söylenmeye devam ederse korkarım ki, oynamaya da başlayacak millet.
Binlerce canın yok olup gitmesi sonucu elde edilmiş zaferlerin ardından yazılan marşlarımızın ve türkülerimizin mirasçıları olarak bizlere hiç yakışmıyor.
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 10 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55