|
1946’da demokratik rejime geçildiği zaman, DP “Yeter, söz milletindir” diye bir slogan ortaya koymuştu.
Bu sloganın mahiyeti tuttu ve 1950 seçimlerinde iktidar değişti. Rejim değişikliğine ayak diremek isteyenler de, İsmet Paşa tarafından, münasip bir şekilde azarlanmıştı.
57 senedir, bizim ülkeyi ve milletimizi, hep sağ iktidarlar idare ettiler. Bize hep nurlu ufuklar nutukları dinlettiler, dini ve dince kutsal anlayışları kullandılar ve kendilerinden pek çok yandaşlarını rüyalarında bile göremeyecekleri servetlere boğdular. Meclisi, 51 sene beklemiş olan İngiliz İşçi Partisi’nin muhalefet yıllarını bile geçmiştir.
57 senede, gelişmekte olan ülkeler safından, gelişmiş ülkeler arasına geçmiş değiliz. Meslek okulu olarak açılmış imam-hatip okulları, memleketin norma eğitim şekli haline getirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde anlaşmaya gerek duymayan AKP iktidarı, kanun dışı olmuş olan “Türban” sorununda, muhalefetle anlaşma yolu aramaktadır. Özelleştirme adı altında, memleketin bütün kurumları ve zenginlikleri yabancılaştırılmıştır. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın nutuklarını dinlerken ve kendisini televizyon ekranlarında seyrederken, gözlerinden bilgi ışığı çıktığını görmedik. Bu gün satılanların da, hemen hepsinin, bizim, CHP iktidarlarının eserleri olduğunun bilincindeyiz. Her satışın veya, daha doğrusu, her yabancılaşmanın ıstırabını yüreğimizin derinliklerinde duyuyorum. AKP mensuplarının da, her satış veya yabancılaştırılma sonunda, nasıl bir rahatlama nefesi aldıklarını yüzlerindeki ifadeden okuyoruz. Elimizde bulunan tek koz, milletimizin anlayış kabiliyetidir.
Milletimizin arayış içinde olduğunu da görüyoruz. Birer birer sağ partileri deneyip, sonra da meclis dışında istirahate terketmesi bize ümit ışığı olmuştur.
Son iktidara karşı alınan tavırlar da ortadadır. Dünyada olmayan milyonu aşan olaysız Cumhuriyet mitingleri yeterince uyarıya vesile olmuştur.
Cumhuriyet tehlikededir.
İktidar, bütün devlet kurumlarıyla kavgalıdır.
Demokrasiyi bir vasıta olarak kullandığını ifade etmiştir ve gidişi de ifadesini açıklamaktadır.
Bu iktidarın terör önleme yeteneği yoktur.
Bu iktidar, Devlet kurucusunun prensiplerini koruyacak ve tatbikini yapacak kapasiteye ve niyete sahip değildir.
Biz, CHP olarak, yaptıklarımızı yapacaklarımızın şahidi olarak gösteriyoruz. Demokrasiyi bizim partilerimizle, bizim bilgi birikimimizle, bizim insanlarımızla yapacağız. Dışardan imkanlar ithal etmemiz mümkün değildir.
CHP’ye fırsat tanıma zamanı gelmiştir. Demokrasiyi kurduğumuz gibi, geliştirme ve karışıklıkları temizleme yeteneklerimiz ve bilgimiz vardır.
“Yeter, artık, sıra CHP’nindir” diyoruz. CHP düşmanlığının, Cumhuriyet düşmanlığı olduğunu, milletimizin artık görmesini istiyor ve bekliyoruz.
|