Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow ÇORUM SİVRİ OLMAMALI
ÇORUM SİVRİ OLMAMALI Yazdır E-posta
06 07 2007
Sivrilik Türkçe olmasına rağmen, makbul bir sözcük sayılmaz. Sözcük de olsa, hareket şeklinde de yapılsa, insanların sivrilikten çekinmeleri gerekir. Bunları yazarken, Çorum’un sivrilikleri yoktur demek istemiyorum. Yapılan yapılmıştır. Artık yeni sivrilikler yapmaya devam edilmemelidir.
Meclis Başkanımız sayın Bülent Arınç, meclis başkanı olduğunu, her zaman olduğu gibi, unutarak, Anayasa Mahkemesi aleyhine verip veriştiriyor. Bu hareketi ve konuşmaları halktan cevapsız da kalmıyor. “Yuh” sözcükleri yükseliyor. Bunların izahı yapılmış değil; Anayasa Mahkemesi verdiği karardan dolayı yuhlanmış olabileceği gibi, sayın Arınç ta, gereksiz yere Anayasa Mahkemesi’ni eleştirmesinden dolayı yuhlanmış olabilir. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının eleştirilme yeri, siyaset meydanları değildir. Olayları ve olanları herkes kendisine göre yorumladığından, bazan reaksiyonların anlamını kavramakta zorluk çektiğimiz anlar da olabilmektedir.
Televizyonda da, Mehmet Ali Şahin ile yapılan bir söyleşiyi izledim.
Her kurumun Anayasal bir yetki kullandığı üzerinde mutabık kalınıyor. Kanunlarımızda yazılanlar da bunlardır. Bu durum, ABD’de de aynıdır. Aynı sözler, Amerika’nın genç Cumhurbaşkanı Kennedy’ye de söylenmişti. “Bu ülkede son sözü ben söylerim, ateş emrini ben veririm” dediğinde, her kurumun ve hatta her şahsın da Anayasal bir yetki kullandığının bilincine varılması kendisine yardımcıları tarafından ikaz edilmişti. Demokratik devletlerin yetki kaynakları anayasalarıdır. Kimse, anayasadan alınmamış bir yetkiyi kullanmaya yetkili değildir.
İşte, bu nokta üzerinde, sayın M. Ali Şahin’le gazeteci mutabık kalıyorlar. Kalıyorlar da “o zaman, niçin Anayasa Mahkemesi eleştiriliyor?” denince, sayın Şahin yön değiştirip, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın bir parti lideri gibi gösteri yapmaya hakkının olmadığını söylüyor. İşte, lahana ile turşu sözcüklerinin anlamı burada ortaya geliyor.
Kurumlar arasında bir yanlışlık söz konusu olunca, karşı taraf Anayasa Mahkemesine başvuracaktır. Bizim Cumhurbaşkanımızın, bizim muhalefet liderimizin yaptığı da budur. Sayın Şahin, kanunlarımızda olan Anayasa Mahkemesi’nin hakemlik görevini de kabul ettiği halde, mahkeme kararı aleyhte olunca, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı muhalefet lideri pozisyonuna indirgemekten geri durmuyor. Bu cümle, Türkçe olarak çok güzel ve herkesin anlıyacağı şekilde yazılabilir de, içimden kendime ağır geldiği için teşebbüsten kaçındım.
İşinize gelince Anayasa Mahkemesi iyi, işinize gelmeyen kararlarından dolayı aynı mahkeme kötü olamaz. O zaman, Anayasa Mahkemesi’nin hakemlik görevi ortadan kalkar. Başka bir kurumumuz daha olmadığına göre, Türkiye hakemsiz kalır.
Ben yine, Anayasa Mahkemesi’nin halkımız tarafından yuhalandığına inanmak istemiyorum. İçimde öyle geliyor ki, yuhalanan bizzat sayın Bülent Arınç olmuştur. İlk önce, kendisi meclis başkanıdır. Mecliste oy verme yetkisi olmayan bir insanın, dışarda böyle konuşma yetkisi düşünülemez. Halkımız aklını kullanmış olmalıdır.
Çorum’dan da, tıpkı başbakanımız gibi, başka parti genel abşkanları da gelip geçeceklerdir. Çorumlu hemşehrilerimiz ve de seçmenlerimiz, hatipleri iyice dinlemelidir. Söylenenleri, akılları ve vicdanlarıyla tartmalı ve seçimlerde de öyle oy vermelidirler. Hatiplere hakaret sayılacak hareketlerden ve sözlerden çekinilmelidir. Medeni insanlar, bu işi benim yazdığım gibi yürütürler. Medeniyetten ve çağdaşlıktan kısmetini almamış bedevi kafalı insanlar ise, kalabalığı da fırsat bilerek, hatibe veya onun partisine hakaret etme yolunu seçerler. Burada hakaret ve küfür neyi halledecektir?
Bir iktidar, icraatını devlet kurumlarıyla paylaşacaktır. İktidar, tek başına bir şey yapamaz. İktidarın bir şey yapamadığını, demokrasiyi ve devleti kendisi sanarak hareket ettiğinden dolayı, teşebbüslerinde hep geride kalmış olduğunu hep birlikte gördük. Demokrasi teklik değil, çokluk rejimidir. Milli irade temsilinin içinde, meclisin muhalefeti de vardır. Bunları gördükten sonra, pek te nutuk dinlemeye Çorumlu hemşerilerimizin ihtiyacı olmayacaktır. Şunu herkes bilecektir ki, demokrasi oyunuda, kendi kaideleri içinde yürüyecek ve oynanacaktır. Dayatmadan karlı çıkacak olamaz. Herkesin bilgilenmesi ve ortak kaidelere uyması ve oyunu da ona göre kullanması hem görevdir, hem de bir ahlak sorunudur.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DENEYİMLİ TIR ŞOFÖRLERİ
İş Verenler (27.08.2008)
RADYOLOJİ TEKNİKERİ ARANIYOR
İş Verenler (27.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (26.08.2008)
Devamlı veya party time
İş Arayanlar (26.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 5 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61