|
İKİ MÜHENDİS
İki mühendislik öğrencisi kampüs içerisinde yürürken biri diğerine sorar,
- Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun?
Diğeri cevap verir,
- Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne iş yapacağımı düşünüyordum.
Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu.
Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana,
- Hangisini istiyorsan al dedi.
Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak,
- İyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi.
SERÇE
Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş. Bir anda farketmiş ki, yolun bir metre üstünde uçuyor ve karşıdan da motosikletli bir adam geliyor.
Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar, ama nafile…Serçe “çotaaank !” diye kaksa çarpıp düşmüş.
Motosikletli sıkı bir hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış motordan; koşmuş serçenin yanına. Baygın yatan serçeyi yolda bırakmaya kıyamamış, almış getirmiş eve.
Eskiden kalma bir kafesi varmış evde…Baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş. Yanına da biraz ekmek, biraz su koyup vurmuş kafayı yatmış.
Bizim serçe bir müddet sonra ayılmaya başlamış. Daha tam seçemiyor ortalığı…Hafif bulanıklık var yani…
Bir bakmış parmaklık…Ekmek, su falan da var bulunduğu yerde.
Birden dank etmiş:
“Hastır lan !...Motorcuyu öldürmüşüz !..”
|