|
“Beyaz gül ile dostluk kurarken dikkatli olun, onun bile gölgesi kara olur” demiş bilenler.
Neyi mi bilenler?
Tabii ki gerçek dostluğu ve yapılan iyilikleri.
1995 yılı Çorum Kızılay Derneği Başkanlığı görevini yaparken, gerçek dostluk ve yapılan iyilik kelimesini çok daha iyi anlamıştım.
Elbette bunları bilmeyen yoktur. Ama yaşayarak çok daha iyi anladığım dostluklar ise hala arkalarından saygıyla anlattığım kişilerdir.
Bu gün bunlardan birisine merhaba diyorum.
Kızılay’ın başkanlığını yaptığım günlerde, gelir elde etmek amacıyla yaptığımız sosyal faaliyetlerde bilet alma noktasında bizi hiç geri çevirmeyen, hatta zaman zaman derneğin giderlerini ödeme noktasında sıkıştığımızda, elimize bağış makbuzunu alıp yanına koşturduğumuz bir hayırseverimizdi kendisi.
UĞUR BARLIK
Şimdi siyasetçi kimliği ile gündemde.
22. Temmuz seçimlerinde DP’nin Çorum 1. sıra milletvekili adayı kendisi. Hayırlı uğurlu olsun demek ilkönce bana düşerdi. Çünkü, ben temsil ettiğim kurum adına Uğur Barlık’ın yaptığı yardımları sahiplerine ulaştırmıştım.
“İyilik yap denize at. Balık bilmezse halik bilir”
Şimdi yaptığı yardımlarda adını duyurmayan, ama yardımları yerine ulaştırırken benim adını zikrettiğim Barlık’ın, onların hayır dualarına ihtiyacı olduğunu bildiğim için kendisine yolu açık olsun diyorum.
Geçen gün NTV’ de DP’nin Genel Başkanı Mehmet Ağar’ı izledim.
Çok rahat ve çok sempatikti.
Ve kendinden emin görüntü çizdi.
Mehmet Ağar, kendinde bulunan bu özelliklerden aynı rahatlık, sempati ve emin görüntüyü Barlık’ta görmüş olmalı ki onu 1. sıra adayı gösterdi.
Biz bu özelliklerine hayırsever kişiliğini de ekliyoruz sadece.
Ve Çorum’da kazandıklarını Çorum’da yatırıma dönüştürerek, hem işsizlere açtığı kapı, hem de memleketinin adını duyurması ile de övgüyü hak ettiğine inanıyorum.
Çorum’un yelpazesinde her kanattan güzel dostlar edindi bu yüzden. Siyaset hayatı sürecinde bu dostluklar bir bir ambalajından çıkıp, kendisine sürpriz bir paket şeklinde geri dönecektir.
Ama siyasette kurulan dostluklar “BEYAZ GÜLÜN GÖLGESİ GİBİ KARA OLUR… MUŞ”
Biz söyleyenlerin yalancısıyız.
Mehmet Ağar, NTV’ de konuşurken espriler de yaptı. Özellikle çiftçiye, köylüye çok önemli mesajlar verdi.
İşte televizyonun büyük ve büyülü gücü…
Liderlerin kişiliğini, karakterini, zekasını, samimiyetini konuşurlarken çok daha iyi analiz edebilirsiniz.
Gözlerinden saçılan ışıkta samimiyeti yakalarsanız, halka elektrikleri geçmiştir artık.
Bu da insanların oy kullanırken doğru tercih yapmalarını sağlar.
22. Temmuz için adımlar geri atılmaya başlandı.
Bütün siyasi partilerin milletvekili adayları, birbirlerini yemeye dönük ayak oyunlarını, kendi aralarındaki anlamsız tepişmeleri bıraksınlar artık.
Halk koyun sürüsü değil ki…
Halkı koyun sürüsü olarak görenlere söylenmiş bir sözü vardır Şeyh Sadi-i Şirazi’nin;
“Sürü, çoban için değildir. Çoban onun hizmetinde bulunmak içindir”
Temennimiz, ipi göğüsleyenin hak etmiş olması.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|