Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow OKEY... OKEY!.. HADİ BAAY!... ÇUUZ!...
OKEY... OKEY!.. HADİ BAAY!... ÇUUZ!... Yazdır E-posta
24 06 2007
Gençlerimiz artık birbirleriyle böyle konuşup, böyle esenleşiyor...
Sadece gençler mi?... Kazık kadar adamlar, makam mevkii sahibi bürokratlar da böyle konuşup, böyle esenleşiyor...
Geçtiğimiz günlerde, Ülkemizin çok önemli bir kurumunun, üst düzey yöneticiliğine atanan bürokrat arkadaşımı makamında kutlamak üzere ziyaretine gittiğimde; bu üst düzey bürokrat dostumun da, telefon konuşmalarını böyle bitirdiğine tanık olduğum zaman, doğrusu dehşete düştüm...
Ülkemizin çok önemli bir kurumunun, üst düzey yöneticiliğine getirilen, Amerika’da eğitim görmüş, iyi derecede birkaç lisan bilen bu bürokratımız,  sadece bu garip sözcükleri kullanmakla kalmıyor, kullandığı   sözcüklerin yarısından fazlasının İngilizce sözcüklerden oluşmasına (sanki) özellikle özen gösteriyordu...
O gün kendisini üzülerek, acıyarak ve tiksinerek izledim...
Tıpkı, kendi yurdumuzda, kendi topraklarımızda kendi dilimizi dışlayıp; iş yerlerine garip garip “Angloman’lıca” adlar koyan, özenti zavallı insanları acıyarak, tiksinerek izlediğim gibi...
Kendi topraklarımızda, kendi yurdumuzda, kendi dilimize ihanet ediyoruz... Dünyanın en zengin, en köklü, en yaygın, en türetken ve de en üretken dili olan Türkçe’mizi, kendi ellerimizle boğuyoruz...
Dilimiz can çekişiyor...
Milliyetçilik, Türklük dendiği zaman mangalda kül bırakmayan sözde milliyetçiler, sözüm ona Atatürkçüler, liberaller, sağcılar, solcular, demokratlar, dinciler, ümmetçiler hep birlikte el ele Türkçe’yi boğmaya, yok etmeye çalışıyor...
Kendi kendini yiyip bitiren böcekler gibiyiz...
Böyle bir aymazlık, böyle bir vurdumduymazlık olabilir mi?...
Yabancı sözcükler, giderek tüm kurumlarımıza, kuruluşlarımıza, iş yerlerimize, öğretim kurumlarımıza, hatta aile içi yaşamımıza egemen oluyor...
Bilim ve düşün adamlarımız, siyasilerimiz, bürokratlarımız konuşurlarken konuşma aralarına sık sık yabancı sözcükler (İngilizce, Arapça v.b) sokuşturmayı marifet sanır oldu...
Özellikle turizm kentlerinde, turistik işletmelere ve işyerlerine, “turistlerin aklında daha iyi kalıyor...” gibi abuk bir mantıkla yabancı adlar verilir oldu...
Turizmin tek amacı, ne pahasına ve neye mal olursa olsun, sadece ve sadece   maddi kazanç sağlamak mıdır?...
Böyle bir mantık olabilir mi?...
Gelen turiste doğal güzelliklerimizi, tarihsel ve kültürel zenginliklerimizi kendi dilimizle yansıtmalıyız ki, belleğinde üç beş Türkçe kelime de kalabilsin... Türkiye’yi, Türkü tanıdığı gibi, Türkçeyi de tanısın, Türkçeyi de öğrensin... Öğrendiği üç beş Türkçe sözcüğü ülkesine taşısın...
Siz hiç gittiğiniz yabancı ülkelerde; o ülke insanının, işletmesine kendi dili   dışında, başka bir dilden ad verdiğini gördünüz mü?...
Siz hiçbir Alman’ı, hiçbir Fransız’ı kendi dili dışında esenlediğiniz zaman, konuştuğunuz dilde karşılığını aldınız mı?...
O zaman bizdeki bu özenti, bu eksiklenme niye?...
Neden kendi kendimizi “kültürel soykırım uçurumuna” itiyoruz?... Kazakistan, Türkmenistan, Hindistan, İrlanda, Tunus, Cezayir v.b örnekler gözümüzün önündeyken, neden hâlâ devekuşu örneği kafamızı kuma gömüyoruz?...
Dilimizdeki bu yozlaşma, yabancı güçlerin “ dilimizi unutturma” oyunun bir sonucudur...
Bu gidişin sonu, iki üç nesil sonra dilimizin tamamen yok olmasına kadar gider...
Şunu hiç unutmayalım... Dil olmazsa kültür olmaz. Kültür olmazsa kimlik, kimlik olmazsa haysiyet, onur olmaz...
Bireyleri ulusuna, yurduna, geçmişine bağlayan en önemli etmen, kuşaklardan kuşaklara aktarılarak gelen dildir. Yani dil, bir toplumu ulus yapan en önemli etmendir.
Dilini kaybeden toplum, her şeyini kaybeder. 
Geç olmadan,   dilimize sahip çıkalım ve üzerimize düşen görevi yapmaya çaba gösterelim...
 
Not : Bu yazı, 01 Ağustos 2002 tarihinde Yeni Alanya Gazetesi’nde, 02 Ağustos 2002 tarihinde de Çorum Haber Gazetesinde yayımlanmıştı.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 31 misafir ve 1 üye bağlı
  • Veysel_b

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61