|
Bazı göstergeler geleceğin nasıl şekilleneceğini ortaya koyar. Bu konu, aile düzeni ve sosyal hayat gibi ekonomi alanında da geçerlidir.
Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirleri arasında bulunan ve iş adamları ile bayrağı elinde taşıyan Çorum sanayicisi, desteğini ÇTSO ve ÇESOB’ den almaya devam ediyor.
ANKARA’NIN SİSLİ- PUSLU HAVASINDAN sanayici ve esnafın etkilenmemesi için bu iki kuruluş gayret gösteriyor.
Her kurum, kendi çalışanına aynı gayreti gösterse sorun çözülecek zaten.
Çorum’un, Ankara’daki sis hava misali önünü görememesini istemiyorlar. Belki de, bir dönem sütten ağzı yananların yoğurdu üfleyerek yemelerinden kaynaklanıyordur bu durum.
Seçim atmosferinde popülist politikalar uygulanmazsa sorun yok demektir. Burada da büyük görev, iktidar partisi olan AKP’ye ve onun Çorum milletvekillerine düşüyor tabi ki…
Türkiye gerçekten ilginç bir dönemece girdi.
İktidar partisi, kılı kırk yararak ince hesaplar yapmak zorunda.
Bir yandan muhalefetle mücadele ederken, diğer yandan parti içi dengeleri de gözetmek durumunda kalacaklar. AKP’nin nasıl olsa muhalefetle mücadele için bir kaygısı bulunmuyor. Muhalefet partisi CHP’nin genel başkanı Baykal’a bir laf atıp, günlerce onu oyalamakta üstlerine yok çünkü.
Siyaset sanatının gerektirdiği bütün incelikleri ustaca kullanacaklar tabi ki doğal olarak.
Önemli olan yılların tecrübesine sahip bir politikacının bu tuzaklara düşmemesiydi ama, maalesef sayın Baykal bu türden kayıkçı kavgası siyaset yapmaktan hoşlanıyor gibi…
Ankara sisli!..
Esnaf, ve sanayici beklemede.
Emeği ile geçinenler de zorunlu beklemede…
Kimse yarının ne getireceğini kestiremiyor. Sorumlu olması gerekenler sorumluluklarını üstlerinden atmak istercesine yalan yanlış bir şeyler söyleyip geçiştiriveriyorlar.
Daha sonra, “Bakın biz bu konuda vakti saatinde şöyle şöyle demiştik, bu gün bizim dediğimiz noktaya geldiler” demek için.
Meselelerin çözüm noktasında kimse elini taşın altına koymuyor, sorumluluk taşımak istemiyor!..
En basit örneği…
Nerdeyse son yirmi yıldır söylene gelen Kuzey Irak’ta Kürt devleti oluşumunun artık saklanıp gizlenemeyecek şekilde gün yüzüne çıkması.
Özellikle AKP iktidarı ile birlikte “Ora hakkında politikalarımız mevcuttur, en azından Amerika gibi müttefik bir ülkenin bizim onayımız olmadan bahse konu olan yerde herhangi bir oldu bittiye fırsat vermez, veremez” denilirken, şimdi o coğrafyanın üstünde “Şii Arap komşumuz olacağına, Suni Kürt komşumuzun olması daha iyidir” denmeye başlandı.
Bu arada mahsuscuktan öfkelenme de diz boyu!..
Dostlar alışverişte görsün misali her akşam televizyonlardan izliyoruz. Kerkük konusunda veya bir başka konuda son dört yılımızı tanımayanlar da sanacak ki, duruşumuz dik ve kararlı. Az sonra her şeyi kopartıp, ulusal çıkarlarımıza sahip çıkacağız…
Yok öyle bir şey…
Yapılan sadece alıştırdıkları kamuoyunu biraz daha oyalamak…
Baksanıza etrafınıza, biraz kulak kabartın;.
Sırf Avrupa topluluğuna girebilmek uğruna bize reva görülen her türlü çifte standarda katlandığımız gibi, yavaş yavaş toplumun bazı kesimlerinden de “Adam, Kıbrıs zaten sırtımızda kamburdu. Verelim gitsin” denilmeye başlandığını duyacaksınız…
Ankara sisli…
Etraf toz duman.
Ekonomik gidişat en yetkili ağızlarda bile evelenip gevelenmeye başladı
Bunca kargaşaya rağmen Çorum esnafı ve sanayicisi ayakta durmaya çalışıyor…
Sorumluluğunu taşıdığı insanlarına yardımını esirgemeyen ÇTSO ve ÇESOB da onlara bu konuda yardımlarını esirgemiyor.
Her Gününüz Güzel Olsun…
|