|
Yeni Alanya Gazetemizin değerli köşe yazarlarından Sevgili Dinç Akal Ağabeyim, 26 Nisan 2004 tarihli köşe yazısında; “Vatandaş Türkçe konuş!...” diye feryat ediyor.
Aşkolsun Dinç Abi, “Türkçe” mi, kaldı Allahını seversen!...
Sen yoksa “7 Uyuyanlar Mağarası” na mı takıldın bir süre!?...
Biz artık Avrupalı olduk... pardon biz artık “Europe”lu olduk ay Dinç Abi.
????...
Kim mi “biz”?...
!!!!...
Biz işte... hepimiz... Bürokratlarımız, siyasilerimiz, askerlerimiz, bilim adamlarımız, öğretimcilerimiz, turizmcilerimiz, doktorlarımız, yargı mensuplarımız, mühendislerimiz, esnafımız, tüccarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız... hepimiz... hepimiz “Europe” lu olduk... Özellikle de medyamız...
Ulu Önder Büyük Atatürk’ün; Türkçe’yi yabancı dillerin boyunduruğunda kurtarmak, dil ve yazımda birlik sağlamak amacıyla kurduğu Türk Dil Kurumu’nu (TDK) kapatıp, onun yerine AKDTYKTDK’nu kuran 12 Eylül Askeri Cuntasının yüksek hizmetlerinden(!) sonra, hep birlikte “metroeurope”(!) olduk.
“Metroeurope” ne mi demek?...
!!!!...
İşte “metroseksüel” gibi, “metrointelligent” gibi, “metroglobalist” gibi, “metropatroit” gibi, “metrotourizm” gibi, ya da “metropuşt” ya da “metroib..” (yok onu yazmayım) işte öyle bir şey...
Onlardan olduk işte...
Çık bi bak sokaklara, caddelere... Kaldır kafanı, bak tabelalara... Allah için bir tek Türkçe sözcük görebilecek misin?...
Geçenlerde AB İlerleme Raporu’nda “X, W, Q” harflerini kullanmamız öğütlendi diye, numaradan biraz söylendik, tepki gösterir gibi yaptık ama bakma sen bize...
Alanyaca, “çalkalayoz” işte...
Yakında “X,W,Q” yu kabullendiğimiz gibi, “alfa, beta, gama, omega” yı da kabullenir, tatmin olmazsak Afrikalı kabilelerden de harf ithal ederiz. Artık biz de o “metro bilmem ne” denen şeyden olduk nasıl olsa.
Gördün mü bak; otellerimizin, pansiyonlarımızın, dükkanlarımızın adları hep Anglomanlıca oldu.
Yakın zaman içinde; hem “Küreseldaşlarımıza ayıp olmasın”, hem de “Türkçe isimler, turistlerimizin akıllarında kalmıyor”, diye sokaklarımızın, caddelerimizin, mahallelerimizin adını da Anglomanlıca koyarsak hiç şaşırma...
Geçenlerde, “X, W, Q” dendiği zaman; hop oturup hop kalkan, ortak bir dostumuz, bankaya gidecekti... Sordum; “hangi bankaya gidiyorsun?” diye ...
Dudaklarını büzüp; “Eyç es bi si Benke” dedi.
Güldüm.
Dedim ki; “A benim XWQ faşisti gardaşım!... 29 harfli abecemizin harf sayısı arttı da benim mi haberim yok?... Türkçe’de ne zamandan beri; ‘H’ harfi ‘eyç’; ‘S’ harfi ‘es’; ‘B’harfi, ‘bi’; ‘C’ harfi ‘si’ okunur oldu!?...”
Garip garip baktı yüzüme... “Televizyonlarda bile öyle söyleniyor...” dedi ve gitti.
Türkçe ne hale geldi görüyor musun Dinç Abi?
Adam haklı! Türkçe konusunda en duyarlı olan TRT’de bile, HSBC’yi “eyç - ey - bi - si” olarak seslendiriyor.
Düne kadar, “K” harfini “ka” olarak; “H” harfini “ha” olarak, “aş” olarak okuyanlara kızarken; başımıza bir de “key” ciler, “eyc” ciler çıktı.
Ses bayrağımız Türkçe sahipsiz... Ses bayrağımız Türkçe yerlerde sürünüyor... Türkçe ayaklar altında paspas...
Bu gelişmeler karşında, 12 Eylül Rejimi tarafından TDK’nun yerine kurulan AKDTYKTDK; ya hiçbir şey söylemiyor ya da (eğer çok üstüne gidilirse) Türk-İslam Sentezi Siyasası koşutunda, TDK’nun o güne değin savunageldiklerinin tam aksini söylüyor...
Kapatılan Türk Dil Kurumunun özerklik bilincine sahip üyelerinin kurduğu Dil Derneği’nin çalışmaları da (ne yazık ki) etkili ve yeterli olmuyor. Hatta denilebilir ki, onların söylemleri, daha çok kafaları karıştırıyor.
Artık yazarların masalarının üzerinde, iki ayrı yazım kılavuzu var. Biri, adı uzun, edimi cüce AKDTYKTDK’nın, diğeri Dil Derneği’nin hazırladığı yazım kılavuzu.
Bir kılavuzun ak dediğine, diğer kılavuz (ya da diğer kurum) kara diyor.
Dil Gümrüğümüzün olmaması nedeniyle, dilimize girip, dilimizi kirleten “yabancı sözcüklerin nasıl yazılıp, nasıl okunacağı” bir yana; “kesme imi, düzeltme imi, nispet i’si, noktalı virgül, nokta ve virgülle ilgili sorunlar” ın hepsi birbirine girdi.
Türkçe mi kaldı Dinç Abi... Devlet eliyle, millet olarak öldürdük Türkçe’yi.
Artık “metro bilmem ne” denen şu şeyden olduk...
Hadi hep beraber okuyalım şimdi...
Eyç – es - bi - si (HSBC)...
Yu – i – ef – ey (UEFA)...
Ef – ay – ef – ey (FİFA)...
En – ti – vi (NTV)...
Si – i – o (CEO)
Not. Bu yazı 29 Nisan 2004 tarihinde Yeni Alanya Gazetesinde yayımlandı.
|