|
Partilerin seçim dönemlerinde konvoy oluşturmanın dışında hiç mi özgün çalışması olmaz. Yüzlerce kişinin mesaisini aldıkları yetmiyormuş gibi harcanan yakıtın da memleket ekonomisinden gittiğini hiç mi düşünmezler. Milletin sinir katsayısını artırmalarını da unutmuyorum. Trafik çok düzgün işlermiş gibi bir de yüzlerce araç aynı anda kent trafiğini kilitler. Bangır bangır müziklerle, cazgırlıkla ortalığı velveleye vermeleri ise cabası.
Gürültü etmeden siyaset yapmak çok mu zor? Çevreyi kirletmeden, insanları rahatsız etmeden siyaset yapmayı ne zaman öğreneceğiz? Araçların camlarından sarkanlar, üzeri açık araçlarda tepinenlere artık diyecek söz bulamıyorum. Peki, bu tür hareketler trafikte suç değil mi? Neden kimse “Hop arkadaş ne yapıyorsun? Hem kendini hem başkalarının canını tehlikeye atıyorsun. Suç işliyorsun” demiyor.
Hasta olabileceği, acil müdahale edilmesi gereken bir durum olabileceği hiç mi akla gelmiyor? Ambulans ya da itfaiye aracı bu trafiğin ortasında kalırsa sorumlusu kim olacak?
Neyse, tutmuş yanıt alabilecekmiş gibi soruyorum. Ne haliniz varsa görün.
* * *
Partiler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. MHP’den sonra AKP de seçim meydanında. Önce kendi aralarında toplanıp adaylarını partililere tanıttı, şimdi de seçmene tanıtmanın peşinde.
* * *
Konuş konuş çoktur işin.
“Adayın çok konuşanı makbuldür” diye bir yargı mı var? Sazı eline alan başlıyor destan okumaya.
Seçmene ise masal gibi geliyor anlatılanlar. Ama bu masal uyutan cinsinden değil, kızdıran cinsinden. Adayların haberi olsun.
* * *
Omurga cerrahisinde yeni bir teknik denenecek haberi gerçekleşemedi. Benim edindiğim bilgiye göre hastanın omurgasına disk konulabilmesi için gereken koşullar yoktu. Bu bilgiyi ameliyatı Çorum’da yapabilecek tek doktor olan ve bu işin eğitimini Amerika’da alan Dr. Murat Çalbıyık’tan edindim. Murat Bey ameliyatta disk yerleştirilmediğini, eski sistem vida konulduğunu söyledi. Bugün haberi girmeyişimizin nedeni bu. Yoksa atladığımızdan değil.
|