Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow AVRUPALI NEDEN KIRMIZI IŞIKTA DURUYOR?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
AVRUPALI NEDEN KIRMIZI IŞIKTA DURUYOR? Yazdır E-posta
19 06 2007
Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayı ben sürüyordum.Yolun ilerisinde bir kaza olduğunu gördüm. Ne olmuş diye bakarken, birden dört yol ağzında olduğumuzu fark ettim. Işık kırmızıya dönmüş ve ben geçmiştim. Yapacak bir şey yoktu, olan olmuştu. Duramazdım, yola devam ettim. Gece yarısından sonraydı. Saat 02 gibi… Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.
Bu olayın üstünden bir hafta kadar geçmişti. Bir mektup aldım; karakola çağırıyorlardı. Gittim. Beni bir odaya aldılar. "Bir konuda bilginize başvuracağız. Size bir fotoğraf göstereceğiz. Bu araba sizin şirkete ait. Geçen hafta, şu gün, saat 02:12'de şu kavşakta kırmızı ışıkta geçerken kameraya yakalanmış. Bakın bakalım, direksiyondaki kişiyi tanıyor musunuz?" Fotoğrafa baktım, "Pek tanıyamadım bu kişiyi" dedim. Bunun üzerine bir fotoğraf daha çıkardılar. Bu benim fotoğrafımdı. "Bu sizin fotoğrafınız, bunu yabancılar şubesinden bulduk. Biz, otomobildeki kişi ile bu fotoğraftaki kişinin aynı olduğunu düşünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatınızla görüşünüz" diye de eklediler.
"İsterseniz size prosedürü anlatalım. Eğer bu arabayı süren ben değilim derseniz, sizi mahkemeye vereceğiz. Mahkeme uzmanlara başvuracak. Eğer resimdeki kişi olduğunuz ispat edilirse para cezası alacaksınız. Bu ceza, arabayı sürenin kendiniz olduğunu kabul etmeniz halinde vermeniz gereken cezanın birkaç katı olacak. Bir de resmi makamları oyalamaktan dolayı ayrı bir cezaya maruz kalacaksınız."
Düşündüm. Avukatıma soracak bir şey yoktu. "Verin, bir daha bakayım fotoğrafa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kişi benim" dedim. Memnun oldular, "Doğru seçim yaptınız" dediler. Yüklü bir ceza ödedim. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alırım ehliyetimi geri?" diye sorduğumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.
Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldım. Beni göz kliniğine çağırıyorlardı. Gittim. Sıkı bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karşısına çıkardılar. Her biri benim raporu eline alıp, "Renk körü değilsiniz. Gözünüzün sağlam olduğunu biliyor musunuz? Ama kırmızı ışıkta geçmişsiniz" dediler. Artık bana ehliyetimi geri verecekler diye düşündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta-on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldım; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldılar. Odada dört doktor vardı. ilk doktor, "Raporunuza bakıyorum. Gözleriniz sağlammış. Ama trafik ışıkları kırmızıya döndükten tam 58 saniye sonra geçmişsiniz. Bunun yanlış olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlış bir davranış" dedim.
Aynı şeyi, diğer doktorlar da aynen tekrarladı. Ben de "Evet, yanlış bir davranış" diye aynı cevabi verdim. Artık bana ehliyetimi geri verecekler diye düşündüm. Ama vermediler.
Aradan bir hafta-on gün gibi bir süre daha geçti. Bir mektupla karakola davet aldım. Gittim, sanırım artık ehliyetimi geri alacaktım. Ama düşündüğüm gibi olmadı. "Sizi, trafiğe çıkaracağız" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdı. ilk gün gittim. "Arabaya binin, şehir içinde dolaşacağız" dediler. Benimle birlikte üç kişi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik ışıklarında durdum. Yanımdaki görevli "Buna, trafik ışığı denir.Kırmızıda durulur. Sarı ışık, kırmızıya dönüşü gösteren uyarıdır. Anladınız değil mi?" dedi.
Ben de tekrarladım "Evet, kırmızıda durulur. Sarı ışık, kırmızıya dönüşü gösteren uyarıdır." Işık yeşile döndüğünde kalktım. Görevli, "Yeşil ışıkta da kalkılır. Değil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yeşil ışıkta kalkılır." Yolda bir süre sonra kırmızıya dönen bir ışığa rastladık. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik ışığı denir. Kırmızıda durulur. Sarı ışık, kırmızıya dönüşü gösteren uyarıdır. Anladınız değil mi?" dedi. Ben de tekrarladım, "Evet, kırmızıda durulur. Sarı ışık, kırmızıya dönüşü gösteren uyarıdır." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her ışıkta tekrarladık. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her ışıkta aynı sahne usanılmadan tekrarlandı. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldım.
Yukarıdaki öyküyü Almanya'da yaşayan bir Türk işadamından dinledim.
"Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artık kırmızıda hep duruyorum."
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAYIP KÖPEKLER ARANIYOR
Satmak Istiyorum (07.01.2009)
KİRALIK DAİR-BÜRO
Satmak Istiyorum (07.01.2009)
SEKRETER ALINACAK
İş Verenler (05.01.2009)
SATILIK DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 64 misafir ve 3 üye bağlı
  • kubilay
  • yakamoz
  • erkanhongul

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - AVRUPALI NEDEN KIRMIZI IŞIKTA DURUYOR?