Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow CHURCHILL NE DEMİŞTİR?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
CHURCHILL NE DEMİŞTİR? Yazdır E-posta
19 06 2007
Birinci Dünya Savaşı sonunda doğmuştum; İkinci Dünya Savaşı devamınca, karanlık ve aç İstanbul’da tıp tahsili yapmışımdır. “Ben neler gördüm” dersem, beni hafife alanınız olmamalıdır. Bu devirleri ben yaşadım. Bu devirlerin bütün ıstıraplarını ben çektim.
İşte, bu İkinci Dünya Savaşı’nın devamı sırasında, İngiltere’nin meşhur Başbakanı Atlee çekilmiş ve yerine, yine İngiltere’nin meşhur siyaset adamı Churchill iş başına gelmiştir. Churchill’in başbakan oluşunu büyük bir rahatlık duygusu içinde karşılamıştık. Bütün Dünya insanları bu rahatlığı duymuştu. İşte o zaman bizim Churchill’in ilk söylediği nutku, hepimiz huşu içinde dinlemiştik. Rahatlamıştık ama, Churchill, bir vaatta bulunmamıştı. “Size ancak gözyaşları vadediyorum” demişti. Başka ne yapabilirdi ki!
Churchill diyordu ki, daha çok fedakarlık yapacaksınız, daha çok ev yıkılacak, daha çok öleceksiniz. Ancak sonu böyle aydınlık yapabiliriz. Dünya ve hürriyet, ölmesini bilen insanların olacaktır. Neticenin böyle olduğunu gözlerimizle gördük. Ben bunların hepsini, savaş dışı kalmamıza rağmen yaşadım. Savaş dışı kalışımızı da İsmet Paşa’ya borçluyum, borçluyuz. Savaşa girsek, savaştan ben dönmeyecektim. Belki benim hanım yine çocuk sahibi olacaktı ama, onların babaları ben olmayacaktım. Bu söylediklerim yalnız benim için geçerli değildir. Kendisine her türlü küfrü reva gördüğünüz ve başına taş vurmaktan da çekinmediğiniz bu İsmet Paşa’ya hepinizin minnet borcunuz vardır. Kendini bilmezler için bu sözleri söylemiş değilimdir.
Churchill’in dedikleri, vadettikleri olmuş; bu sayede hem dünya ve hem de İngiltere Hitler vahşetinden kurtarılmıştır. Churchill unutulur mu?
Biz, Türkiye olarak, yazdıklarıma benzer büyük bir tehlikeyi uzun yıllardan beri yaşayıp geliyoruz. Verilen kurban sayısı 40 bini geçmiş ve bir savaş kayıplarını ifade eder duruma gelmiştir. Ne kadar süreceğini de bilmiyoruz. Ayırıcı insanlar, bin yıllık devletin Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan toprakları üzerinde devlet kurmak istiyor. Birinci cihan savaşında ayrılanlar gibi, o da devletinden ayrılmak istiyor. Yol aynı, iç ve dış destekleyicileri de aynıdır. Kırk bin kurban da vermişsin. Şehit anaları da, hep ellerini Tanrı’ya açmışlar ve “Vatan sağ olsun” demişlerdir.
Burada iş basite bağlanmıştır. Ya vatanı parçalayıp işin içinden çıkacak, ilerde gelecek isteyenlere kendini hazırlayacaksın; veya, pahası ne olursa olsun, ülkeyi terör belasından temizleyeceksin. Teröristler temizlenecektir. Başka ayırıcı cesaret bulamayacak şekilde terör bitirilecektir. Sonra da, millet olmanın nimetlerini ve eğitimini kimseyi ayırmadan tatbik edeceksin. Bunun anlaşılmayacak tarafı yoktur. Ama, anlaşılmayan yanları vardır da denebilir.
Bir ülkenin Başbakanı ie başka sorumlular fikir birliğinde değiller. Çok büyük kuvvetlerin hareket halini bile düşünceden dışarda sayan Başbakan, “İçteki eşkiyayı temizlemeyi başardın da, dışardaki eşkiyaya mı sıra geldi!” diyerek, işin anlayış şeklini değiştiriyor. Diğer sorumlulardan ordunun başı ile, muhalefetin başı ve bizim pek çoğumuz, bir belanın merkezinin yok edilmesi kanaatını taşıyoruz. İçerdekini yok etmeyelim diyen yok. İçerdeki yok edilenler kıa zamanda dışardan, eğitildikleri, yetiştirildikleri, beslendikleri, techiz edildikleri yerden tamamlanıyorsa; sizin içerdeki bertaraf etme hareketleriniz netice verir mi? Size, terörün anlamını kavradığınız söylenebilir mi? Sizin fikriyatınızdan bir başarı beklenebilir mi?
Önce içerdekileri etkisiz hale getiriniz, dışardaki uyuşmanıza biz yardımcı oluruz diyenler; Talabani, Barzani ve ABD temsilcileridir. ABD Irak’ta teröristler için bulunmuyor mu? PKK’nın başını, terörist başı olarak teslim eden kendisi değil mi? Terörist başı için düşündüklerini, teröristler için niçin düşünmez bunlar?
Bu iş, büyük politika ve özel çıkar işidir. Herkes kendi çıkarının takipçisidir. Hep diyoruz ki, sorun, Kürtlerin karagözlerinin sevdası değil, ABD’nin ve AB maceracılarının çıkarları işidir.
Terörde anlaşmamız gerekiyor. Terör; içte de, dışta da bitirilecektir. Pahasının hesabını soran da olmayacaktır. İşin anlayışına varmayarak, sırf inat yüzünden terörde savsaklama yapanlardan hesap sorulması da olacaktır. Her sorumlu, sorumluluğunun bilincinde olmak zorundadır. Bıçak kemik üzerinde bulunuyor.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAYIP KÖPEKLER ARANIYOR
Satmak Istiyorum (07.01.2009)
KİRALIK DAİR-BÜRO
Satmak Istiyorum (07.01.2009)
SEKRETER ALINACAK
İş Verenler (05.01.2009)
SATILIK DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 63 misafir ve 4 üye bağlı
  • CANBIL
  • erbain1
  • sakine82
  • VERBASCUM

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - CHURCHILL NE DEMİŞTİR?