Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow BİRAZ DA GÜLELİM
 
BİRAZ DA GÜLELİM Yazdır E-posta
14 06 2007
“Hayat hissedenler için bir facia, düşünenler için bir komedidir.” derler. Gülmece ve mizah ruhlara iyi gelir düşüncesiyle, hayatın fazla ciddiye alınmamasını öneren bir rubaimle mizaha başlamak istiyorum.
Gülelim dostlar, bu alem ağlamaya gelmez,
Ararsan dağdır dertler, sormaya gelmez,
Olmakta olana gücün yetmezse eğer,
Kadere yaslan, fazla sorgulamaya gelmez…(Mehmet Özata)
Bayan Hilda benimle evlenir misiniz ? “Daha uygun bir fikir aklınıza gelmedi mi ?” “Evet, fakat o beni istemedi.”
Adam, - Sevgilim, yalvarırım, bana hayatında ilk sevdiğin ben olduğumu söyle… Kadın
- Elbette sevgilim. Fakat anlayamadığım bir şey var, erkeklerin hemen hepsi neden aynı soruyu sorarlar acaba ?
Bir avcı misafirlerine yerdeki ayı postunu göstererek: - Bu ayıyı Afrika’da ben vurmuştum, dedi. Misafirler itiraz ettiler.”Afrika’da ayı bulunmaz ki.. Avcı güldü ve :”Ayı bu birader, oranın Afrika olduğunu ne bilsin.
Kasap:- Günaydın Avukat bey. -Bir köpek etimi çalsa ne yapmam gerek ? Avukat: -Sahibinden etin bedelini istersiniz. Kasap.- O halde bana otuz lira borçlusunuz.
Eti kapan köpeğinizdi. – Avukat: Hımm…O halde siz bana yirmi lira borçlusunuz.
Danışma ücretim elli liradır.
Bir maskeli baloda son derece şişman bir kadın çoban kılığına girmiş. Meşhur Fransız münekkidi Jules Janin kadını görünce, “ İşte bütün sürüyü yemiş bir çoban!” demiş.
Bir boksör rakibinden fena dayak yemişti. Beşinci raundun bitiminde, yerine otururken,
-Numarasını aldınız mı, numarasını aldınız mı ? diye bağırdı. Menajeri yanındakilere : “Kendisine bir kamyon çarptığını sanıyor da…” dedi.
Halk komiseri , kasaba doktorunun başarılarını övüyordu, bir ara: “Hastalar bu doktoru çok seviyor.”deyince, halktan biri “sevmek te söz mü ? Onun için hayatlarını bile feda ediyorlar.
Bektaşiye : “Cehennem yedi kattır.” demişler. Birinci katında beynamazlar yanacak, ikinci katında madrabazlar yanacak, üçüncü katında küfürbazlar yanacak, dördüncü katında…
“Uzatma be imanım” demiş Bektaşi. Şunun yanmayan yeri var mı, sen ondan haber ver.”
Nasrettin hocaya bir gün sormuşlar. “Acaba dünya kaç arşın?” O sırada bir cenaze gidiyormuş. Hoca tabutu göstererek : “ Bu soruyu ona sorun” demiş. O ölçmüş, biçmiş gidiyor.
İki Yahudi konuşuyorlardı : -Yazık be Salamon niçin kızını bu kadar erken evlendiriyorsun daha çocuk sayılır. Salamon : - Unuttun mu Mişon ? Vaktiyle Meryem anamızı geciktirmiştik, başımıza neler geldi. Aynı hatayı tekrarlamayalım dedik.
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın