ZAMANE ÇOCUĞU! Yazdır E-posta
13 06 2007
Devir ZAMANE ÇOCUĞU devri…
Yani işine gelince Alman usulü, gelmeyince kolektif yaşam devri. İnsanımızın bu türlü yaşama alıştırıldığı, örf adet ve geleneklerimizin yerle bir edilmeye başlandığı 1984 yılından bu tarafa nerdeyse koskocaman bir nesil yetişti.
O gün doğanlar bu gün 23 yaşına geldiler…
O gün öğrenme çağında olanlar da otuzunu aştılar!..
Ve sonuç olarak da yalnız kaldığımızda düşünürken veya ikili sohbetlerde bir birimize itiraf ettiğimizde bile üzüntü duyduğumuz, dilinden dişinden anlamadığımız bir nesil karşımıza çıktı böylece.
Adına da içine biraz espri katarak ZAMANE ÇOCUĞU dediğimiz nesil!
Yaşları bir hayli eskide kalmış, ama gönlü gençlikten yana bir avuç insan da yaşadığı zor şartların neticesinde onlara benzemediği için hayıflanıp duruyor…
Aslında çok istemelerine rağmen “Ağaç yaş iken eğilir” misali, koca kütük olduktan sonra kalınlaşmış bedenlerini zamanın rüzgarına karşı çeviremiyorlar, ne yapsınlar.
Bir çevirebilseler, yenilere bile rahmet okutacaklar ama!..
Tıpkı,
“Benim bedenen birkaç rahatsızlığım var ama zihnim saat gibi çalışıyor, sapasağlam” diyen gibi.
Onlara ne isim takmalı ki?
M.Ö.’nin ZAMANE ÇOCUKLARI desek?
Şu anda içinde yaşadığımız dünyada durum bu…
Adama bir laf ediyorsun veya her hangi bir konuda söz alıyorsun. Ertesi gün bakıyor eğer ekonomik bir menfaati yoksa, sanki daha bir gün öncesinden size verilmiş bir sözü yokmuşçasına kayıtsız davranabiliyor.
Ya da, bir gün önce konuşulanlara başka bir anlam yükleyip, “İyi tamam ben öyle dedim ama öyle demek istemedim” diyebiliyor!..
ZÜLFÜ YARE DOKUNDU…ÇEVİR KAZI YANMASIN…
Bu da ZAMANE ADAMI olmalı herhalde.
Sıfatı, kimliği, kariyeri işgal ettiği koltuğu ne olursa olsun, genelimiz artık bu türden yaşama alıştık …
Bizim kuşaktan olanlar iyi bilirler. O zamanlar bir “Almanya Acı Vatan” furyası vardı. Gidenlerin bir çoğu da geri dönüş yapmamıştı.
 2000’li yıllarda geldikleri öz memleketinin fiziki değişiminin yanı sıra insanlarının da karakter olarak değişmiş olması, geldiğine geleceğine bin pişman etmişti kendilerini…
Akrabaları, arkadaşları, eşi dostu onlardan daha çabuk “Zamane Almancısı” olmuştu çünkü.
Uzaktan bir akrabamız bayram için Almanya’dan gelmişti. Bayram gezmesinde karşılaştık. Bayramlaştıktan sonra bize tutulan Alaman çikolatasını yedik. O zaman konuşulanlar çocuk da olsam hafızamda kalmıştı.
Başındaki fötr şapkasının ucundaki tüy her kafasını sağa sola çevirdiğinde uçuşuyordu. Benim o kadar komiğime gitmişti ki…
Gülersem annem kızar diye içten içe gülüyor ama anlatılanları da dikkatle dinliyordum.
“Yahu arkadaş bir türlü anlamıyorum yaşadıklarımızı. Akşamları toplanıp bir şeyler konuşuyoruz, sabah kalktığımızda hadi uygulamaya başlayalım diyorum, herkes birden itiraz ediyor. Ve arkasından da biz öyle demedik, sen yanlış anlamışsın diyorlar. Bu bir haftadır böyle devam ediyor. Yanımda türkü dinlemek için getirdiğim teyp artık başka işe yarayacak.Bundan sonra tüm aile akşam toplandığımızda kayıt yapacağım. Bakalım kim ne demiş, kim ne demek istemiş öğreneceğim” dedi…
Aradan birkaç sene daha geçtikten sonra bir bayram tekrar karşılaştık Almancı ile.
Babam sordu;
“Eee.. ne yaptın bu sefer de önlem olarak yine teyp mi var? diye.
Gülerek cevap verdi Almancı akrabamız,
“Ben konuşulanları kayıt ederek eşin dostun birazcık kendisini düzeltmesi adına kendimce bir yöntem geliştirdiğime inanırken oohhoohhh baktım ki karşı taraf ta boş durmamış. Akşam sohbetlerimizin azalması bir tarafa, konuştuğumuz zaman da teyp açılınca ya pencereden dışarı bakarak, ya da kulağında benim getirdiğim volkmen ile türkü dinleyerek, sanki konuşan ben değil de “Başçavuşun beygiri” imiş gibi tavır takınıyorlar.
Bunu yapanlar yeni yetme olsa kolay, ZAMANE ÇOCUĞU deyip üstünde durmayacağım.
Fakat aynı şeyleri, beli ağaç kütüğüne dönmüş ve yaşını başını almışlar yapınca pes ettim.”
Kulakları çınlasın hayattaysa Almancının.
Şimdi her taraf kamera dolu. Cep telefonları anında görüntü alıyor. Hatta uzaydan bile ses ve görüntü kaydediliyor.
Ama insanlar verdikleri sözleri unutup, yalan söylemeyi, inkar etmeyi yaşam tarzı olarak o kadar benimsemişler ki…
“ZAMAN, ZAMANIN GEREĞİNİ YAPMAYI ÇOKTAN UNUTTURMUŞ HEPİMİZE”
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK BİLGİSAYAR
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞYERİNİZE,DERNEĞİNİZE YADA KENDİNİZE
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (03.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 10 misafir ve 1 üye bağlı
  • loves79

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61