Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow SORUMLU OLMAK!..
SORUMLU OLMAK!.. Yazdır E-posta
30 05 2007
Yapılan çalışmaların neticesine bakarak eleştiri yapanların çözüm noktasında ellerini taşın altına koymaları istendiğinde birer ikişer ortalıktan kaybolduğuna tanık oluyoruz ülkemizde.
Eleştiri gayet kolay.
Hiçbir sorumluluğu yok…
“Ben olsaydım” diye başlayan cümlelerin sonunda her ne hikmetse kimse olmuyor!..
1980 ihtilalinden başlayarak 2002 yılına kadar geçen sürede merdaneli Arçelik gibi kah o görüşten, kah bu görüşten “ben olsaydım şunu şöyle yapardım” diyen onlarca insana sorumluluk verildi…
Hepsi de olmak istedikleri yerde bir şekilde oldular.
Fakat, biriken sorunlara çözüm üretmek yerine, varlıkları ile bir çok yeni sorun yarattılar milletin başına.
Cumhuriyet tarihinin hiçbir evresinde kepenkleri kapattırıp en basit demokratik hakkı için bile meydana toplayamadıkları küçük esnafı, bir anda iflas etme derecesine getirerek sokaklara döktüler.
İşçilerin alın teri kuruduktan, hatta tüm vücut sıvıları tükendikten sonra bile hak ettikleri ücretlerini ödemediler…
Geçimini toprağa bağlamış insanların ürettiklerini denize döktüklerine hepimiz şahit olduk…
Bugünse yılların birikmiş sorunları birer birer çözülürken, hala “ben ya da biz olsaydık” diye başlayan cümleler kurarak çalım satmaya devam ediyor eskinin sorumsuz sorumluları!..
Güvendikleri tek şey, milletin hafızasının zayıflığı…
Veya Türk insanının düşküne olan merhameti…
Yoksa, bu milletin 70 sente dünyaya avuç açtığı günler herkesin belleğinde.
Eş, dost, akraba, evlatlık fotoğrafları hala gazete manşetlerinin birinci sayfasındaki yerini koruyor…
Her ne kadar geçmişin izlerini insanların hafızasına güvenerek yok saymaya çalışsalar da, emeği ile yaşam mücadelesi veren herkes her şeyi gayet iyi hatırlıyor.
Sadece seslerini duyuramıyorlar, o kadar…
Dünyanın en zor coğrafyasının üzerinde oturuyoruz.
Açlıkla, işsizlikle, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele ederken, diğer taraftan da bu coğrafyada gözü olanlarla da cebelleşiliyor...
2002 yılına kadar gerçekten sorumlu olanların sorumluluklarını yüreklerinde hissedip sonuçlarından ( yani oy kaygısından) çekinmeden icraat yapabilselerdi, ülkemiz şimdi bulunduğundan çok daha ileri seviyelerde olabilirdi.
Kimseyi suçlamak istemiyorum ama, belki de bildikleri o kadardı…
Sonuca bakarak eleştiri, gayet basit.
Hatta sorumlu olunan makamda olunduğunda hiç kimsenin yapmaktan çekinmeyeceği bir çok şeyi başarı ile gerçekleştirmiş olmak bile, sırf muhalefet olsun mealinden eleştirilebilinir de, lakin her eleştirinin sonunda muhakkak çözüm önerileri de üretilmelidir…
Aksi halde bunun adı “üzüm yemek değil bağcı dövmek” olur…
Zaten bu memleketin insanı da ne çektiyse girdiği bağdan yiyeceği üzüm kadar koparmak yerine, gecesini gündüzüne katarak yemyeşil meyva veren bağları yetiştiren emekçiyi dövenlerden çekmiştir…
Bu memleket bizim…
Buradan başka TÜRKİYE yok evrende…
Her sorumlu birey gibi herkes bulunduğu her ortamda milletinin refahı için elini taşın altına koymalıdır.
Sonuç ne olursa olsun muhakkak eleştirilecektir insan, ama bu kimseyi yıldırmamalıdır.
Ve bu milletin insanı gayet iyi biliyor ki,
“lafa bakılmaz, aynası iştir kişinin..”
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KSS'DE SATILIK DEĞERLİ DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
ÇOK KIYMETLİ SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
AVUKATLIK BÜROSUNA BAYAN ELEMAN
İş Verenler (05.09.2008)
PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 9 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61