Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow "ŞEY"İN ARAPÇASI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
"ŞEY"İN ARAPÇASI Yazdır E-posta
30 05 2007
Bir yazıyı ya tam Türkçe veya tam eski Türkçe yazacaksınız. Aksi halde tam bir bilgi verimi elde edemiyorsunuz.
Büyük strateji ortağımızla bir anlaşma zeminine erişmiş değiliz. Elli küsür senedir dediklerini tamamı tamamına yaptığımız için, ona iyi olmayan düşünceler vermiş durumdayız. Büyük ortağımız, yani ABD, bizi kapıkullarından biri yerine koyuyor. Bir defalık, bizim meclisimiz, hükümetimiz ve iktidarımız değil, büyük ortağımızın dediklerini yapmamışız. Ortağımızın istediği tezkere, meclisimizce reddedilmiştir. Bir mart tezkeresi olduğunu bilmeyen yok artık.
Genelkurmay Başkanlarından bir eskisi, Kuzey Irak’a girilirse, askerlerin başına geçirilen çuval olayından daha ilerde bir şeylerin yapılabileceğini açıkça söylüyor. Biz, çuval olayının ayıp olduğunu, Amerikalı ortağımızın idrak ettiğini sanıyorduk.
Bizim anlayışsızlığımıza hüküm verilmiş olacak ki, eski Amerikan Genel Kurmay Başkanı’nın beyanatından başka hareketlere de tevessül edildi. Hudutlarımız, Amerikan birlikleri tarafından kontrola alındı. “Sakın ha!” denir gibi bir tavır takınıldı. Bu da kafi sayılmamış olacak ki:
İki Amerikan savaş uçağı tarafından, kısa müddet için de olsa, ülke topraklarımız tehdit edildi. Bu kelimeyi ağır buldukları için, yetkililerimiz “ihlal” sözcüğünü kullanmayı tercih ediyorlar. Tehdit sözcüğü, demek ki, onların bile haysiyetine dokunmuş oluyor.
Garip durum var: Dışişleri Bakanımız bunları sükunetle geçiştirmek isterken, bizzat emrindeki Dışişleri Bakanlığı tahammül gösteremedi. Genelkurmayımız ise, bu ihlali, bağırarak Dışişlerine bildirdi.
Türkiye, bilfiil, ABD tarafından tehdit edilmektedir. Türkiye tehdit edilmiştir. İki adet savaş uçağı, son modern silahlarla teçhiz edilmiş olarak, Türkiye’yi tehdit etmiştir.
Eski bir yazımızda, bir İngiliz üsteğmeninin, emrindeki geminin toplarını Japonya’ya çevirterek ateş emrini verdiğini ve savaş ilan ettiğini bildirdiğini yazmıştır. İngiliz meclisi de, bu üsteğmenin dediklerini kabul ederek savaş işini tamamlamıştı.
Acaba, bizim pilot üsteğmenlerimiz ne düşünürler? Savaş ilan etmelerini ben de düşünmem. TBMM, üsteğmen pilotumuzun isteğine uyum sağlamayabilir. Savaş ilan etmemelidir ve ben de taraftar değilim. Ancak:
Yakın askeri hava alanlarında nöbette olan pilot üsteğmenlerimizin yapması gereken şeylerin olduğuna kaniim. Görevleri, vatanımızı taarruzdan ve tehditten korumaktır. Bu olay bir daha tekkerrür ederse, kendileri Atatürk’ün Bursa nutkuna uymalıdırlar. Kimseden emir almaya veya beklemeye ihtiyaç duymadan, görevleri yapılmalıdır. İzinsiz hudutlarımızı geçen ve bizi tehdit eden uçaklar, kendi üslerine dönmemelidirler. Bu uçaklar, topraklarımız üzerine indirilmiş olmalıdır.
Biz, bir blöf karşısında bulunuyoruz. Bu blöf olayı, Amerikan Cumhurbaşkanları tarafından, zaman zaman, adet haline getirilmiştir. Bunları biliyoruz da, işin, Cumhurbaşkanından eski Genelkurmay Başkanı’na, sonra da üsteğmenlere kadar düşmüş olabileceğini düşünmemiştik.
Münasebetlerimizin başlamasından beri, adeta, Amerika’nın emrinde imiş gibi hareket ettik. Amerikalıların bu alışkanlıklarında katkımızdan da bahsedilebilir. Bu durumun devamı, Amerikalı dostlarımızın cesaretini artırmıştır. Çok küçümsenir duruma getirilmişizdir. Başbakanımızın muhalefeti küçümser durumu gibi bir durum yaratılmıştır. Bu durumun devamına imkan yoktur.
Amerikan Büyükelçisi, bir yanlışlığın söz konusu olduğunu söylüyor. Bu yanlışlığı hep Amerikalılar yapmış olamazlar ya. Hani, bir deniz manevrasında da, bizim savaş gemisinin güvertesi vurulmadı mı idi? Vuranın, Ermeni asıllı birisinin olabileceği ihtimali bile ortaya atılmıştı. Bazan bazan bizimkiler de yanlışlık yapabilirler. Hatta, bazan yapmalıdırlar da. Bu hareket, sorumlu herkesi dikkatli olmaya da yarayabilir.
Düşünmek istemiyorum ama, Amerika yoluna, eski müttefikleriyle devam etme niyetinde gözükmüyor. Yeni kuracağı bağımlı devletlere daha çok inanıyor hali mevcut. Amerika eskiyi istemiyor. Zaten, kendisinin eski bir şeyi de yok. Olanları olduğu gibi kabullenmek zorundayız. Sonumuz geldi ise, bunu değiştiremeyiz. Yalnız, bu son, sonu getirenlere çok pahalıya malolmalıdır. İnsanlık için bu da bir hizmet sayılacaktır.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 31 misafir ve 1 üye bağlı
  • aakrep_

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55