Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow AKILLI OLUP!..
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
AKILLI OLUP!.. Yazdır E-posta
17 01 2007
“Delidir. Ne yapsa yeridir”…
Binlerce akıllının çalışıp didinip gelemediği makama hiçbir emek sarf etmeden ( propaganda yapmadan afiş masrafına girmeden) oturuverdiler…
Birileri daha önce seçtikleri muhtara kızmışlar da demokratik tepkilerini köyün delilerini muhtarın yanına çalışma arkadaşı olarak seçerek göstermişler.
Vay anam vay!..
Onlar da seçildiklerinin ertesinde ilk iş olarak köy yollarının asfaltlanmasını, çeşmelerinin yapılmasını ve camilerinin ışıklandırılmasını istemişler.
Bütün köylüler yıllarca akıllı diye seçtikleri muhtarlardan da bundan farklı bir şey istemiyorlardı ki zaten.
Kim der bu türden isteklere delilerin isteği diye?
Gayet mantıklı ve akıllıca bir istek.
Ama burası Türkiye. Burada akil adamlar düğüne gider oynamayı hafiflik, cenazeye gider ağlamayı çocukluk sayarlar.
Burada akıllı adamlar, toplum yararına olabilecek türden istekleri sıralayıp ta yetkililerin değerli vakitlerini alacaklarına, tenhada yakaladıkları iktidar sahiplerinden kendi menfaatlerine olacak talepleri sıralarlar.
Nasıl olsa önce kendileri kurtulursa bir şekilde toplum da kurtulmuş sayılacağından aslolan akil adamın kurtulmasıdır.
Yaşı biraz ileri olan herkes bilir. Elinde oyuncak tabanca başında sekiz köşe şapka mahalle mahalle dolaşan kendi halinde bir delimiz vardı.
Esnafın, hayır sahibi insanların verdiği ile geçimini sağlardı.
Kızılay Başkanı olduğum dönemde son derece sakin ve çoğu zamanda kimsenin kuramayacağı cümlelerle kendisini ifade eden bu şirin insanla sohbet ve yardım etme imkanı yakaladım.
Günlük nevalesinden fazlasını asla istemez, “olmayana da verin” derdi.
Yine böyle bir gün kendisine dedim ki, “bak kardeşim son derece akıllı ve uslusun. Sana bir iş bulsam orada çalışıp kendi rızkını kendin çalışarak çıkarmak istemez misin?”
“Sen ne diyorsun abla dedi. Yiğit namı ile anılır misali benim adım çıkmış deliye, kim bana iş verir ki! Hem sonra, bir zamanlar akıllı adamdım; dünyanın kahrını ben çekiyordum. Şimdi delirdim, dünya benim kahrımı çekiyor. Bu saatten sonra akıllı olmanın hiçbir alemi yok” demişti.
Adına ne derseniz deyin, ister deli, ister zeka yoksunu…
Nedeni ne olursa olsun sonuçta muhtar azası seçilen insanlar o makama halkın oyları ile geldiler.
Ve ilk istekleri de tüm köy halkının ortak kullanacakları şeyler oldu. Talepler, toplumun insanca yaşamasından başka bir şey değil.
Akıllı diye seçtiklerimizin eline bir kaşık bal veriyorsunuz birazcık tutsun diye, az sonra parmaklarını yalarken kaşığı da yutuveriyorlar.
Verin bakalım deli dediklerinizin çıplak ellerine bir kovan balı... Emanete hıyanetlik olacak diye ellerini bile yıkayabiliyorlar mı?
Bu türlü istekleri gördükçe insan kendi kendine söylenmeden edemiyor…
Keşke herkes biraz deli olabilse…
AKILI OLUP DÜNYANIN KAHRINI ÇEKMEKTENSE, DELİ OLUN DÜNYA SİZİN KAHRINIZI ÇEKSİN.
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAY ELEMANLAR
İş Verenler (09.10.2008)
MUHASEBE BÜROSUNA BAYAN ELAMAN
İş Verenler (09.10.2008)
BAYAN ELEMAN
İş Verenler (08.10.2008)
BAY ELEMAN
İş Verenler (07.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 71 misafir ve 2 üye bağlı
  • egesa48
  • satisatan

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61