Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow HERKES KENDİSİNİ ALDATIR
HERKES KENDİSİNİ ALDATIR Yazdır E-posta
16 05 2007
Demokrasi, bir kültür işidir. Demokrasi, sadece bilgi ve kültür işi de değildir; bir alışkanlık, belki de bir terbiye işidir de denebilir. Hem devleti yöneteceksiniz, bunun için çoğunluk iradesini kullanacaksınız; hem de, azınlığın bütün haklarına saygılı olacaksınız. Milli irade anlayışını ise, muhalefet azınlığı ile müşterek olarak temsil etmeyi kabulleneceksiniz. Bunları her insanın hazmetmesi kolay kolay düşünülür şey değildir. Demokrasinin yerleştiği, bir hayat biçimi olduğu bilinen ülkelerde, herkes için bunlarda yabancılık duygusu olmuyor.
61 senedir, kör topal da olsa, Türkiye demokrasi ile idare ediliyor. İktidarın mutlak hakimiyet kurduğu devirler de olmuştur. Şu yaşadığımız dönem bunlardan biridir. Azınlık teşkil eden bir oy miktarı ile, mecliste büyük bir ekseriyet temin edilebilmiştir. Muhalefet partisi de, başlangıçta, bilinçli olarak ileri bir varlık göstermemiştir. İktidarın beş yıla sarkması da temin edilmiş durumdadır. Gelinen noktayı da herkes görüyor.
Genel seçime giderken; Adalet, Ulaştırma ve Dahiliye vekillerinin (bakanlarının) alınıp, yerlerine tarafsız birer insanın konması, seçimlerin masuniyeti bakımından faydalı görülmüştür. Devrin kanun yapıcıları, bunları iyi niyetle yapmışlardır. Şimdiye kadar olanlardan da şikayetçi olan olmamıştır.
Bir de şimdiye bakınız: Adalet Bakanı yerine, şimdiye kadar şikayet konu olan müsteşarı, Ulaştırma Bakanı yerine de yine müsteşarı, Dahiliye Vekili yerine de Kayseri Valisi getirilmişlerdir. Herkes, elini vicdanı üzerine koyup düşünmelidir; şu yapılanlarda tarafsızlık vardır denebilir mi? Bu insanlar, AKP’nin çıkarlarını tercih etmezler mi? Muhalefet olarak, bu değişiklik doyurucu olur mu? Bu güne kadar yapılan değişiklikler şikayet konusu olmuş mudur?
Devletin Cumhurbaşkanı seçilmiş olsa, yaşadığımız olayların hiç birisi olmayacaktı. Eskiden dediğimiz gibi, yine de Cumhurbaşkanı AKP içinden biri seçilmiş olacaktı. Belki kendisi daha ılımlı ve yine, bu defa belki değil mutlak olarak eşi türbansız olacaktı. Güneş ters mi doğardı? Şu badirelere sürüklenmenin anlamı var mı idi? Siz, her şey kendinizi kabul ederseniz, bunu da iktidarın gereği sayarsanız; muhalefet te haklarını arayacaktır. Sizi, halkın önüne, hakiki hüviyetinizle çıkaracaktır. Olanlar da böyle olmuştur. Millet ayağa bu yanlışlıklar için kalkmıştır.
Mitingleri, öyle küçümseyerek, bir takım bindirilmiş kıtalar olarak tavsif etmenin nelere mal olacağı da ilerde görülecektir. Bu toplananlar okumuş insanlardırlar. Bu insanlar, istediklerinin ne olduğunu bilmektedirler. Gördünüz ki, bu insanlar partilere direktif bile vermesini bilmişlerdir.
ABD’de Cumhurbaşkanını bir cins halk seçiyor denebilir. Aslında, kongre delegelerini halk seçiyor. Delegeler de, zımnen belirlenmiş Cumhurbaşkanı adaylarına, kongrede oy vercekleri vaadini yapıyorlar. Kongrede bu söz verişten sapan da görülmüyor. Aslında, halkın, doğrudan Cumhurbaşkanı adayı seçtiği yok. Halk, kongrenin seçtiği adaya oy veriyor.
Fransa’da, çok geniş bir teşkilat aday belirlemesi yapıyor. Bu teşkilat, eski Cumhurbaşkanları dahil, bir seçilmiş insan grubu tarafından belirleniyor.
Türkiye’de şimdi ne isteniyor? Odaya iki sandık konacak ve insanlarımız, bütün seçmen insanlarımız, Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini aynı anda belirleyecek. Belirlenmiş adayı kim tesbit ediyor? Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan. Bu nasıl demokrasi?
Bu bize göre değil, AKP’nin anlayışına göre bir demokrasi. Şimdi, zihnime bir şey takılıp kalıyor. Acaba, sayın Başbakan, Hitler laikliği derken, Hitler demokrasisi mi demek istedi? Hitler’in anlayışında sakat olan laiklik anlayışı değil, demokrasi anlayışıdır. Zaten Hitler de, demokrasiden değil, Nasyonal Sosyalizm’den bahsetmiştir. Süper ırk teorisi esas alınmıştır. Hitler’e göre, Alman ırkı üstündür. Hitler, din kullanmış değildir. Hitler, Sosyal Demokrat partinin kullanıcısıdır. Stalin de, Lenin de öyledir. Bunlar, bu yolu kullanarak iktidara gelmişler ve doktrinlerini oturtmuşlardır. AKP ılımlı islam tatbikcisidir. Mucidi olmasa bile, tatbikcisidir. Dini ve kutsal nosyonları kullanmakta beis görmeyen insanlar laik olabilirler mi? Sayın Meclis Başkanı, bunlardan dolayı, dindar bir Cumhurbaşkanı namzedi arzu etmişlerdir. Herkes ektiğini biçecektir.
Bu geçirdiğimiz olaylar, öyle dokunulup geçilecekler cinsinden değildir. İlerde daha geniş tefsirleri de yapılacaktır. Kimin karlı, kimin zararlı çıkacağı da gözlerimizin önüne serilecektir.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN ELEMANLAR ALINACAK
İş Verenler (30.08.2008)
SATILIK TARLA
Satmak Istiyorum (30.08.2008)
ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 27 misafir ve 1 üye bağlı
  • sakine82

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61