Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow BİZ KİME, "ÖRTÜN" DEDİK?...
BİZ KİME, "ÖRTÜN" DEDİK?... Yazdır E-posta
11 05 2007
Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül; Newsweek Dergisi’ne verdiği demeçte böyle diyor.
“... 4,5 yıllık iktidarımız süresince, biz kime “örtün” dedik?... Benim ailemde de başı açık olanlar var. Ben kendi ailemdeki kadınlara bile başörtüsü konusunda bir şey söylemezken, neden diğerlerine bir şey söyleyeyim ki? Böyle bir şey yapmaya kalksam, en başta ailemden tepki alırım.”
Kulağa ne hoş geliyor değil mi?
Tabii yersen!...
Bülent Arınç’ın, Tayyip Erdoğan’ın da   konuştukları zaman ağızlarından böyle bal damlıyor.
Bunlar, ülkenin gelmiş geçmiş en büyük takiyye uzmanları. Bunlar takiyye sanatının bilimini yapmış Sayın Erbakan’ın öğrencileri ama boynuz kulağı geçti.
Ayırdına varmadan dillerinden dökülen gerici söylemlerine, anında bir kulp(!) bulup, kendilerini hemen düzlüğe(!) çıkarmasını çok iyi beceriyorlar.
Ama bu takiyye uzmanı efendiler, ne söylerlerse söylesinler; Türkiye hızla çağdışı kılık kıyafete zorlanıyor. Gazete ve dergilerde görüyor, televizyonlarda izliyoruz. İstanbul varoşlarında yaşayan insanların, İran’da yaşayan insanlardan görüntü olarak hiçbir farkı kalmadı.
* * *
Almanya’nın Duisburg kentinden, örütbağ (internet) kanalıyla, Yeni Alanya gazetemizi ve yazılarımı izleyen Sayın Müzeyyen Dreessen Hanımefendi; 5 Mayıs’ta Duisburg’da düzenlenen Cumhuriyet Mitingiyle ilgili resimler eşliğinde gönderdiği ıyışkısında (e.mail) şöyle diyor.
“...Belki Türkiye’deki mitingler kadar meydanları dolduramadık ama elimizde pankartlarımız ve ay yıldızlı bayraklarımızla, laik cumhuriyetimize olan bağlılığımızı Duisburg’tan da haykırdık. 2000’in üzerinde katılım vardı. Oysa ben, (önceki toplantılardan da esinlenerek) daha fazla bir katılımın olacağını sanıyordum ki, o an aydım. AKP iktidarıyla birlikte, buralarda da çarşaflı ve örtülü hanımlar sayısında büyük artış olmuştu. Olur olmaz her toplantıda boy gösteren bu kişiler, bu mitinge gelmemişti. Çünkü onlar, AKP iktidarıyla birlikte örtünmüş, çarşaflanmış, şalvarlanmış, sakallanmıştı... (...) ”
* * *
Yine yazılarımı Almanya’dan izleyen Tarık Sadık adlı okurum da gönderdiği ıyışkısında şöyle diyor.
“... Siz belki sürekli gözünüzün önünde olduğu için ayırdında değilsiniz ama ben, her Türkiye’ye gelişimde; özellikle İstanbul’da ve hatta Alanya’da, kapanan kadın sayısında çok büyük artışlar görüyorum. (...) Herkes yaşam ve giyim tarzında özgürdür. Özgür bir ülkede kimsenin bu duruma diyeceği bir şey olamaz. Ancak, bu kapanmanın AKP iktidarıyla birlikte hız kazanması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. (...) Doğu’dan gelen arkadaşlarım, kapanmaların beş yaşındaki bebelere kadar indiğini söylüyor. Gel de korkma, gel de endişe etme. (...) Geçenlerde buradaki gazetelerde, (Sanırım 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde) 1944 yılında çekilmiş, Ülker’in İstanbul Fabrikasında çalışan bir bayan işçinin; başı açık, çağdaş görünümlü fotoğrafı yayınlandı boy boy... Bir de şimdi gidip bakın Ülker Tesislerinde çalışan bayanlara. O fotoğrafı görünce; ‘Hey gidi Koca Atatürk!... Uyan da ülkeyi ne hale getirdiğimizi gör...’ diye bağrındım. (...) Bu gidişat, iyi bir gidişat değil. (...)” diyor.
* * *
Bunlar, ülkemiz insanının, çağdışı kılık kıyafete hızla yönlendirilişinin yurtdışından görünüşü.
Ama görmek isteyen bir göz; yurtiçinden bakarak da aynı şeyleri görüp, saptayabilir. Yeter ki sapla samanı karıştırmasın. Yeter ki demokrasi yobazlığı hastalığına tutulmasın.
* * *
Sayın Erdoğan’ın danışmanlarından Cüneyt Zapsu, Alman Focus dergisindeki söyleşisinde; “Neden Türk toplumunun bir bölümü hâlâ İslamcı tehlikeden korkuyor?” sorusuna, şöyle yanıt veriyor.
“Kendimizi yeterince ifade edemedik. Bize karşı olan ön yargıları yok edemedik. (...) Ama Türk toplumunun büyük bölümü bizi anlıyor ve bizden korkmuyor” diyor.
Bu söyleme, bu mantığa katılmak mümkün mü?
Tüm AKP kurmaylarının ağzında aynı takiyye üslubu. Aynı yalan, aynı maval.
AKP iktidarı, kılık kıyafete ve yaşam biçimlerine belki açık seçik değil ama sessizce, gizli gizli ve derinden müdahale ediyor.
AKP’nin “bizden” , “bizden değil” ölçütlerini; “türbanlı eşler, türbanlı çocuklar” ve “badem bıyıklar” belirliyor.
Bilgi, beceri, üretkenlik, çalışkanlık, yetenek, kariyer... bunlar ikinci, üçüncü planda...
Hal böyle olunca; işini kaybetme korkusuyla ya da iş gördürme amacıyla kapanan kapanana...
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (06.09.2008)
KSS'DE SATILIK DEĞERLİ DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
ÇOK KIYMETLİ SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
AVUKATLIK BÜROSUNA BAYAN ELEMAN
İş Verenler (05.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 30 misafir ve 1 üye bağlı
  • asoruklu

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61