|
Sonunda seçimin ucu gözüktü. Anayasa mahkemesi, CHP’nin başvurusu ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunu iptal etti. İptal kararı doğru ya da yanlış. Ben hukukçu değilim. Kimi hukukçular doğru diyor. Kimileri hatalı.
Ama sonunda Anayasa Mahkemesi’nin kararına saygı duyulması noktasında herkesin birleşmesi gerekiyor.
Tartışmalar elbette olacaktır.
Sonuçta; iktidar bu kararla birlikte seçim tarihini öne almayı ve Cumhurbaşkanlığı seçimini de halkın yapması görüşünü ortaya attı.
Meclis’in Cumhurbaşkanı seçmesini engelleyenler şimdi de, “Olmaz! Padişahlık mı sanki” diye buna da itiraz etmeye başladılar.
O olmaz…
Bu olmaz…
Gelin, AK Parti’nin Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ile ilgili görüşlerini beraberce değerlendirelim. Bana göre çok akıllıca bir hamle. Partiye puan kazandırır. Bununla birlikte, AK Parti’nin kuruluşundan bu güne gelene kadar hep bu parti rejimin karşısında bir tehdit, bir tehlike olarak sunuldu. Bunun için yürüyüşler yapıldı. Cumhuriyete sahip çıkalım çağrısında bulunuldu.
Cumhuriyet nedir?
“ Milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullandığı yönetim biçimi”
Evet bunun adına Cumhuriyet deniliyor.
CHP, DYP, ANAP millet adına meclisin kararını mahkemeye taşıdı veya taşınmasına zemin hazırladı. Çıkan karar da meclisi adeta kilitledi. Günlerdir konuşulan bu.
Bundan sonra 183 vekili bulunan seçimi engelleyecek ve bloke edecek. Aynı Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi. Böyle olunca da ilerleyen süreçte demokrasi ve milletin iradesi bir türlü egemen olmaz.
Buna karşı Cumhuriyet’e tehdit diye gösterilen AK Parti ne yapıyor?
“Gelin halka gidelim” diyor. Niye halka gidelim; çünkü bu karar meclisi bloke etti.bundan sonra azınlığın sözü geçecek. Yani milletin iradesi kayboldu. Bunu kurtarmak kime kaldı; bu yönetim biçimine tehdit olarak gösterilen AK Partiye.
İlginç bir ülkede yaşıyoruz.
Bir tarafta Cumhuriyeti ağzından düşürmeyenler Cumhuriyetin gereğini yerine getirmiyor, diğer taraftan Cumhuriyete düşman diye bildirilenler Cumhuriyeti kurtarmaya çalışıyorlar.
Ya roller değişiyor ya da bizim bildiğimizin aslında bilmediğimiz olduğu, gördüklerimizin yanlış gösterildiği ortaya çıkıyor.
Ne yazık ki krizler üzerine politika üreten, siyasi hesaplarını hep birilerinin söylemleri üzerine kuran, partisini ve partisinin geleceğini tıkayan, solun bir çatı altında birleşmesine en büyük engel olan ve muhalefetteyken iktidara puan kazandıranlar var…
Türk Dil Kurumu’nun sitesine girip Cumhuriyet yazdığınız zaman size Cumhuriyetin anlamını veriyor ve altına da şöyle bir ibare koyuyor; “Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk”
Bir bu cumhuriyeti kurana bakıyorum, onun değerlerine, bu ülke için yaptıklarına bakıyorum, bir de milletin iradesini hiçe sayanlara…
Ne diyelim?
Neden bir türlü iktidara gelemedikleri ortada…
Millet olmadan iktidar olunmuyor işte…
Her Gününüz Güzel Olsun.
|