Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow ÇAĞLAYAN'DAN KADIN MUHTIRASI
ÇAĞLAYAN'DAN KADIN MUHTIRASI Yazdır E-posta
02 05 2007
Akıllı olsanız, milletin zekasına muhatap olmaktan kendinizi korursunuz. Bu demektir ki, olayları baştan takip eder, o olayların ortaya çıkmaması için gayret sarfedersiniz. Olaylar ortaya taşınca, ona çareler bulmak, o kadar kolay olamaz. Olayların taşması, yağmur sularının veya deniz taşmasının aynı etkisini yaparlar.
Sabahtan itibaren, herkes gibi, Çağlayan’da yapılacak mitingi izliyoruz. Gözümüzün önünde meydan dolmaya başlıyor. Herkesin elinde bayrak var. Bu kadar insanın toplanacağını tahmin ediyorduk ta, bu kadar bayrağın nereden bulunacağını düşünmemiştik. Millet isteyince, yapılması düşünülemiyenler bile yapılabiliyor.
Benim kızımın büyük olanı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin bir büyük şubesinin muhasibi idi. Yeniden çalışmaya başlayınca, görevini bırakmak zorunda kaldı. Ben de, kızım sayesinde, Dernek hakkında hep bilgi edinir durumda idim. Başında kadın bir doktor profesör bulunuyor.
İlk Cumhuriyet mitingini DSP Ankara’da yaptı. DSP böyle bir miting yapabilmiş midir? Meydan dolup taşmıştı.
Ankara’da ADD’nin öncülüğünde yapılan Cumhuriyet Mitingi, bütün Dünyayı ilgilendirdi. Onu en doğru anlatan ise, eski Meclis Başkanı sayın Hüsamettin Cindoruk olmuştu.
Çağlayan Cumhuriyet Mitingini yapan bir gönüllü kuruluştur. Ekranlardan izliyoruz ki, Ankara Cumhuriyet Mitingini gölgede bırakan bir görüntü sergileniyor. Bu demektir ki, bu mitingin yapılmasına kim ön ayak olursa olsun, bu coşku teşekkül edecektir. Adın ehemmiyeti pek kalmış olmuyor.
Bunların, kıymetlendirilmesini istemiştik. Bunların üç kere düşünülmesini de tavsiye etmiştik. Biz akıllara hitap etmiştik. Dediklerimizin hiç birisi olmadı.
Çağlayan’da yapılan röportajlar ilginçlik gösteriyorlar. Bunlar sokaktan toparlanmış insanlar değil. Bunlar kendileri geliyorlar ve hepsi de okumuş insanlar. Büyük bir ekseriyet kadındır ki, mitingin kadınlar muhtırası olarak adlandırılmasını gerektiriyor. Bu buluş güzel değil mi? Başörtüsü, kanun dışı olmasına rağmen insan hakları olarak ortaya konmaya çalışılırken; başaçıklık insan hakları olarak gösterilmez mi? Kadınlar muhtırası buluşuna içtenlikle katılıyorum.
Vatandaşlarımızın bir kısmı, ordumuzun müdahalesine bile gerek olmayacağını açık, seçik söylüyorlar. Ben de, aynı düşünceleri taşıyorum. Demokraside imkanlar geniştir. Yoldan çıkanlar, kanunlar içinde yola sokulacaktırlar. AKP yoldan çıkmıştır. Anayasa Mahkemesi bu işleri kökünden ve kanun içinde yoluna koyacaktır.
Sayın Abdullah Gül, adaylıktan vazgeçmesinin söz konusu olmayacağını söylemiş. Kendisine müracaat eden de yoktur. Müracaat, Anayasa Mahkemesi’nedir. Bu Anayasa Mahkemesi’ni bizzat Başbakan’ın ağzından, istenirse kaldırabileceklerini ifade etmişlerdi. İşte bu Anayasa Mahkemesi, Anayasa gereği olarak, CHP’nin müracaatını kıymetlendirecektir. Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ise, CHP’nin anayasal hakkıdır. Her şey kanunlar içinde yürüyor.
Genelkurmay Başkanlığı’nın gece yarısı yaptığı açıklama, eskilere benzeyen bir muhtıra değildir. Mecliste cereyan eden işlerle de ilgili sayılmaz. Ben, böyle düşünüyorum. Gece yarısı açıklamasının başka sebebi olmalıdır.
Manzaraları görünce, hakikaten Genelkurmay Başkanlığı’nın müdahalesi gereksizdir. Kendisi yürüyen bir işe, bizim akıllı ordumuz niçin karışsın? O halde, niçin gece yarısı bu beyanat yapılmıştır?
Ben düşünüyorum ki, dışardan bir tehdit söz konusudur. Ordumuzun muhtemel bir müdahalesini önlemek için, dışardan bir müdahale yapılma niyeti olabilir. Veya bu müdahale haber alınmıştır. O müdahale ortaya çıkmadan önce, onun önünü kesmek için, böyle bir açıklama yapılmış olabilir.
Dış müdahaleler olmuyorla değil ki. Kuzey Irak müdahalemizin önlenmesi için az mı insan konuşmuş ve bir cins tehditlerde bulunmamıştır?
Her şeyin yeniden tarifini isteyen AKP ileri gelenleri, İrticanın tarifini vermediler. Cumhuriyetin tehlikede olduğuna da inanmadılar.
Beş veya altı yaşlarındaki masum kız çocuklarını tesettüre sokarak gösterişe çıkış bir irtica hareketi değil midir?
Her şey yolunda gidiyor. Demokrasi içinde, millet seçime gidecektir. AKP de, demokrasi içinde yola getirilecektir. Millet yola getirecektir diyoruz. Millet var ya millet; millet, AKP kesimi olarak algılanmayacaktır.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (06.09.2008)
KSS'DE SATILIK DEĞERLİ DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
ÇOK KIYMETLİ SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
AVUKATLIK BÜROSUNA BAYAN ELEMAN
İş Verenler (05.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 33 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61