Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow HİÇ TE ŞOK OLAN OLMADI
 
HİÇ TE ŞOK OLAN OLMADI Yazdır E-posta
26 04 2007
Cumhurbaşkanlığı seçimi, istenmiş olmamasına rağmen, bir sorun haline getirildi.
Bunlar olurken, yalnız Başbakanımız, bir aday tesbitinde kendisini görevli olarak gördü. Halbuki, bizim görüşümüz böyle değildi. Cumhurbaşkanlığına aday aramak, Cumhurbaşkanının Anayasa’da yazılı vasıflarına uygun bir aday bulmak sadece Başbakan’ın görevi değildir. Cumhurbaşkanının yine Anayasamızda yazılmış olan görevleri göz önüne getirilirse, bu söylediğimiz düşüneler belirlilik kazanır. O zaman da, Cumhurbaşkanını aramak, pek çok insanın veya kurumun görevi durumuna girer. Yalnız, Başbakan bu görevi üstlenirse, o zaman, bulunacak Cumhurbaşkanı adayı, Başbakan’ın özel adayı kabul edilmiş olmasa bile, Başbakan’ın partisinin adayı olmaktan dışarı çıkamaz. AKP’nin adayı olacak bir şahsiyet, Milletin bütünlüğünü temsil edebilir mi? Milletin bütünlüğü veya bütünü AKP’lilerin kendilerinden mi ibarettir. İddianın açıkta kaldığını görmeyen kalmaz.
Bizler ve de AKP’liler, hiç şoke olmadık dedi. AKP’lilerin kendileri dışında bir aday olmayacağını biliyorlardı. Zaten de sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı adayının meclis içinden ve AKP grubundan bir milletvekili olacağını kendi söylemişti. Adayı belirleyen de kendisi olacağına göre, belirlenecek adayın şok etkisi yapacağı nasıl düşünülebilir? Sıradan bir milletvekilinin de yapılmayacağı hatırlanırsa, adayların tahmin edilmesinde bir sürpriz düşünmek bile hatıra gelmemiştir. AKP’liler şok falan olmamışlardır; ama, bizler, bir kadın aday olabileceğini hatırımıza getirmiştik. Bu aday Nazlı Ilıcak olamazdı ama, Meclis’ten başı açık bir AKP milletvekili olabilirdi. Bizim aklımıza, Allah var, doğruyu söyleyelim, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve belki de Danıştay Başkanı da gelmişti. Bunlar yüksek hakimlerdi ve başları da açıktı. Kadın olmaları ise, Türkiye’de pek çok tartışmaları ortadan kaldırabilirlerdi. Sonra, Türkiye kadın bir Başbakan görmüştü; ama, kadın bir Cumhurbaşkanı daha görmemişti. Bu deneme de, geniş elden yapılmış olurdu. Cumhurbaşkanının kadın olması, belki kadınlarımızı da kendilerini küçük görme hastalığından kurtarırdı. Bu maksatla, daha önceki yazılarımızın birinde, Meclis’te Gülsüm adlı bir kadın milletvekilinin hazır olduğunu hatırlatmıştık. Hiç muhalefetten bir kadın milletvekilinin Cumhurbaşkanı olması istenir mi, diyeceksiniz? Olmasına olur da, bizim kafada insanların kabul edeceği bir dış gerçek olarak, gelecekteki bir yazımda sizlere bildireceğim. Muhalefetten veya partisiz bir milletvekilinin veya dışardan br insanın Cumhurbaşkanı olması Cumhurbaşkanının görevlerini bilenler için daha da uygun zemin yaratır. Cumhurbaşkanını da kendilerinden olmasını isteyen bir zihniyet için, söylediklerimizin bir anlamı olamaz.
Bir AKP’li insan Cumhurbaşkanı olursa, Anayasa’da yazılı Cumhurbaşkanı görevlerini başarabilir mi? Bu Cumhurbaşkanı tam bağımsız duruma gelebilir mi? Bu Cumhurbaşkanı, bütün milleti kucaklayabilir mi? Böyle bir Cumhurbaşkanı laik olabilir mi? Böyle bir Cumhurbaşkanı, kedi inancını kamu alanı üstüne taşımaktan geri kalabilir mi? İşte, Cumhurbaşkanının vasıfları arasında, Cumhuriyetin ana prensiplerini sözde değil, özde benimsemiş olmasının istenmesinin sebepleri bu yazdıklarımdan dolayıdır.
Örnekler de olmuştur. Turgut Özal Anavatan Partisi’nden, Demirel de Doğru Yol Partisi’nden, partinin genel başkanları olarak bu ulvi makama gelmişlerdir. Bunlar, Cumhurbaşkanı yeminini de yapmışlardır. Celal Bayar’ı da bunlar arasına koyabiliriz. Bunlar, Anayasa’nın yazdığı görevleri, yine Anayasa’nın yazdığı tarafsızlık ilkeleri içinde yerine getirmişler midir?
Artık öğrendik ki, sayın Gül 11. Cumhurbaşkanı adayıdır. Söylediğimiz vasıfları gösterecek midir? Gösterirse, biz yanıldığımızı söylemeye ve özür dilemeye hazırız. Eşinin başının türbanlı olduğu sorununun nasıl bir hal yoluna konacağı da daha belli değildir.
İnanın, biz, sadece huzur istiyoruz. Kanunlara saygılıyız da. Kanunlara saygılı olduğunu söyleyen insanların da, kanunlar içinde kalmaları gerekir. İnançlarını Devlete taşıyacak insanlar ne laik olurlar ve ne de demokrat sayılırlar. Bunları, kimsenin bizden başka türlü anlama hakları da yoktur.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (21.08.2008)
SATILIK BAĞ
Satmak Istiyorum (21.08.2008)
SATILIK MERCEDES
Satmak Istiyorum (20.08.2008)
ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ
İş Arayanlar (18.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 41 misafir ve 2 üye bağlı
  • loves79
  • demokrat19

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61