|
ŞEYTANA ÖDETMİŞSİN
Yaşlı kadın oldukça dini bütün bir insanmış. Her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra bağıra dua edermiş.
- Allahım bize verdiklerin için sana şükürler olsun.
Ve ardından her seferinde de yan komşusunun sesi duyulurmuş:
- Tanrı yok kadın, Tanrı yok !..
Yaşlı kadın ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermiş. Komşu da inadından vazgeçmez aynı şekilde bağırırmış.
Komşu bir akşam, yaşlı kadına oyun etmeye kalkmış. Markete gidip bir sürü yiyecek, sebze-meyve alıp torbalara doldurmuş, yaşlı kadının kapısının önüne bırakmış.
Kadın ertesi sabah kapıyı açıp da yiyecekleri görünce şaşırmış, sevinçle bağırmış:
Sana şükürler olsun Allahım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun.
Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenmiş:
- Tanrı yok kadın, Tanrı yok…O yiyecekleri sana ben aldıııım !..
Yaşlı kadın hiç istifini bozmamış:
- Yüce Allahım, sana ne kadar şükretsem azdır. Hem bu yiyecekleri göndermişsin, hem de parasını şeytana ödetmişsin !...
KAYSERİLİ
Geçmiş zamanlardan birinde, Amerikalıların yardımıyla Kayseri’de bir karayolu yapılıyormuş. Yakın bir köyde de köylüler tepede patika açmaya çalışıyorlarmış. Bunun için eşeği tepeye doğru kovalıyor, onun geçtiği yerleri sertleştirerek yolu tamamlıyorlarmış.
Malûm, hayvan içgüdüsel olarak hedefe giden en kestirme ve en az yorucu yolu seçer ya…
Köylülerin bu çalışması, karayolu inşaatında görevli Amerikalı mühendisin dikkatini çekmiş. Meraklı mühendis, tercümanı ile birlikte köylülerin yanına gitmiş.
- Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?
İçlerinden en uyanık olanı karşılık vermiş:
- Yol yapıyoruz.
- Eeee…Bu eşek ne işe yarıyor?
Köylü, bildiklerini anlatmış, eşeğin yolun nereden geçeceğine karar verdiğini söylemiş.
Amerikalı mühendis, kendisine çok ilginç gelen bu fikir karşısında gülmekten yerlere yatmış ve
- Eeeee…Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz, diye sormuş.
Amerikalı’nın tavrına bozulan köylü taşı gediğine koymuş:
- O zaman Amerika’dan mühendis getirtiyoruz.
|