Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow LAFLARININ ARKASINDA OLMAK
LAFLARININ ARKASINDA OLMAK Yazdır E-posta
21 04 2007
Ortalığı karıştıran, herkesi birbirine katan siyasiler “laflarının arkasında” olacaklar mı acaba?
Muhalefet için işte harika bir sınav.
Özelliklede Ana muhalefet Cumhurbaşkanlığı seçimini tam bir “kara sevdaya” dönüştürdü…
“Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun” cümlesinin slogana dönüştüğü siyaseti yapan politikacılar, ülkelerini partilerinden daha mı çok seviyorlar dersiniz?
Ana muhalefeti tanıdık artık.
Reyting arenasını iyi kullanıyor ve çarpışmak adına mikrofonu çok iyi kullanıyor. Tamam anladık, iyi hatip ama…
Her şey iyi olmaya mı bağlı?
Bazı işler için özellikle de siyasette konuşurken çok iyi hatip olanlar, konuşma üslupları ile kavgacı görüntü çizdikleri müddetçe uygun görülmeyecekler halk tarafından.
Yani Genel başkan olmak için sadece hatip olmak ve iyi olmak yeterli olmuyor.
“BIRAK GİT”   diyorsun.
 Anlamıyor ki…
 Bırak git diyenlerin ona kişisel bir gıcıklığı olduğunu da sanmıyorum.
Açın gazeteleri veya televizyonları…Hep eleştiri…Hep eleştiri…
Bunu devamlı tekrarlamak hoşuna gidiyor herhalde.
BİRLEŞİN DİYORUN.
Birleşmiyor ki…
CHP tabanının çığlığı maç günleri bayrak satan amigoların çığlığına dönüştü, arşa ulaştı. Genel başkana ulaşamadı bir türlü.
“Dediğim dedik çaldığım düdük” diyor da ne düdüğü doğru çalabiliyor ne de dediği anlaşılıyor.
“İnadım inat, muradım murat” diyor da ne yazık ki muradı bir başka bahara bile kalamayacak gibi gözüküyor. Hoş muradının ne olduğu da pek anlaşılamıyor ya…
“Sağ gözü sol gözüne ihanet ediyor”
Oh ne ala!
Almış eline Mustafa Kemal’in mirasını. Yan yattı söyle…çamura battı söyle…
Sanki o miras bize kalmadı da bir tek ona kaldı.
Ne yaptı diğer muhalefet partileri?
Az konuştular, zamanı gelince de hoooppp birleştiler.
İşte muhalefet dediğin böyle olur.
Ana muhalefet partisi iken oy kaybetmekte sadece Baykal’ a yakışır zaten. Sosyal demokratım diyerek koltuk işgal etmekte…
Baykal’ın sol partilerle birleşmesi küf koktu ama hala o bu kokuyu alamıyor.
Kaybetmekten kim hoşlanır?
Baykal’dan başka hiç kimse…
Buna mukabil elinde ne var? Kendi partisi içindeki muhalefetin o yakıcı çığlığının üzerine direne direne getirip koca bir dağı yerleştirmekten başka, elinde ne var?
Ve Genel Başkanlarını umutsuz çabalarla alkışlayanlardan başka?
O çabalayan tabanının ellerine de mi acımaz?
Hakikatin cilvelerinden yaka silkip umursamamak, tabanının ısrarlı taleplerini durduramaz ki…
Dayanabileceğin son kertede çatırdayan basamakların acısına dayanamayacağın bir hüznün eşiğindesin.
“Kendini boşluğa uçarken bulan adamın bile hiçbir şeyi görmeyen kamaşmış gözleri, halkla karşılaşınca saklanmayı tercih etmiş derler…” Bilir misiniz?
O hala birleşmemek için inat etsin.
Sonra kalkıp da birilerine sorma, “Nasıl bilirsiniz” diye…
 Ne diyebilirler ki, laflarının arkasında olmayanlar için?
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DENEYİMLİ TIR ŞOFÖRLERİ
İş Verenler (27.08.2008)
RADYOLOJİ TEKNİKERİ ARANIYOR
İş Verenler (27.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (26.08.2008)
Devamlı veya party time
İş Arayanlar (26.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 5 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61