|
Siyaset BİR SANATTIR…
Her siyasetçi de BİR SANATKAR…
Başarılı siyasetin sırrı da PAYLAŞIMCI SİYASETÇİDEN geçer…
Siyasette başarmanın iki sırrı vardır, çalışmak ve paylaşmak…
Çalışmanın ardından başarı gelir. Bugün bu başarıyı yakalayanlar ise yorulmayıp, geri dönmeyenlerdir. Karar noktalarında nerede olmak istediğini bilen ve hedefleri için çaba sarf edenler, hayatta gerçekten çok istedikten sonra aşılamayacak güçlükler, yenilemeyecek zorluklar olmadığının en güzel örneğidir.
Diyelim ki, bunca güçlüğü aştık. Sonrasında başarılı olmak sonuca ulaştırır mı bizi?
Elbette hayır!
Bizim kültürümüzde paylaşmak vardır. Biz her şeyin paylaştıkça değerlendiğine inananlardanız.
Maddi ve manevi kazandıklarını toplumla ya da bireylerle paylaşan…
Yani, kazancı, mutluluğu, acıyı paylaşan siyasetçi bir SANATKARDIR ve siyaseti başarmıştır.
Toplum sayesinde elde ettiğini yine toplum yolunda harcamayı bilmelidir iyi bir siyasetçi.
Siyaseti yaparken de yanına seçeceği ARKADAŞLARI çok önemlidir.
Ekip ruhu olmalıdır hepsinde.
Bir gün herkes yolun sonuna gelecek. Geride sadece eserleri ve bıraktıkları güzellikler kalacak. İşte bırakabileceği en güzel mirası da bu olacak.
Bu siyaset dışında, vakıf ve derneklerde çalışanlar içinde böyledir.
Ancak bu şekilde huzurlu ve başarılı bir geleceğin inşaatının temelleri atılacaktır.
Buralarda çalışan gönüllüler doğru düşünen doğru karar veren kişiler olmalıdır. Yanlış kararlar alanlar yok mu? Elbette olacaktır. Ama doğru sayısı ne kadar çoksa o kadar başarılısın demektir.
Ayrıca, yanlış- doğru kavramı da insanların yapısına göre değişiyor. Bulunduğu konumun verdiği asaleti göremeyen “kör gözler” sadece makam ile yetinmeyi yeğ tuttuklarından, huzuru sadece koltukta oturduklarında bulduklarından ayırım yapmaları imkansızdır.
Derneklerde görev yapmak için güvenilir insanlarla yönetim kadrosunu oluşturmak ve “arkadaşça” çalışmaya başlamak gerekir.
Arkadaş…
Güzel bir kelime. Tabi ki güvenirliliği olduğu sürece…
Arkadaş kelimesi nerden türemiştir bilir misiniz? Arkadaş, savaş meydanlarında arkalarını dayadıkları taş benzetmesinden türemiştir.
Savaşta arkadaşına güvenmeyi en iyi şekilde ifade eder bu terim. Ayrıca ölüme en yakın olduğu zamanda bile yanında bulunan arkadaşın yüceliğini ifade etmektedir.
Eskiden meydanlarda yapılan bu savaşlar, günümüzde siyaset içinde ve derneklerde yaşananlardan çok da farklı değil aslında.
Buralarda görev alan bizler çoğu zaman arkamızı dayayacağımız bir taşa ihtiyaç duymuyor muyuz?
Her ne kadar işin başı olarak en önde gitsek bile arkadaşlarımızı cesaretlendirmek, günümüzdeki kavramıyla motivasyonlarını artırmak için savaş meydanına ilk çıkan kişi gibi görüntü çiziyoruz.
Sonra motivasyonu o kadar fazla veriyoruz ki, bütün işleri kendilerinin yaptığını ve bir hamlede kazanacağını sanıp üzerinizden atlamaya kalkıyorlar.
TARİHE YİNE ŞÖYLE BİR BAKALIM;
Tarihte bir çok muzaffer kumandan, ki bunların en başında Mustafa Kemal Atatürk gelmektedir, ordusuna güvenerek dünyaya hakim olmuştur.
Unutulmamalıdır ki,
Başarı paylaşımda gizlidir…
Bu siyasette de böyledir, dernek ve vakıflarda da…
Her Gününüz Güzel Olsun.
|