|
Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak mıdır?
Ben, geçmişte olmayacağı ihtimali üzerinde durmuştum. Şimdi, olayları gördükten sonra, yanıldığımı sanır duruma geldim. Cumhurbaşkanlığı makamı o kadar çekicidir ki, onun önünde her zaman insanlar iradelerini kullanma basiretini gösteremezler. Daha doğrusu, irade kullanmak istemiyorlar. Dünyanın her ülkesinde, Cumhurbaşkanlığı, yetkisiz olsa bile, insanlar onun şeref cazibesi altında kalıyorlar. Kalmayanlar da oluyor da, bunlara çok az rastlanıyor.
Cumhurbaşkanı olma imkanı hayatının her safhasında mümkün olduğu halde, bizzat iradesini kullanarak Cumhurbaşkanı olmamış bir zattan konuşmak istiyorum. Bu zat, aynı zamanda büyük bir Türk dostu olarak tanınır. Anadolu’nun eski medeniyetlerinin de aşığıdır. Anadolu’nun eski medeniyetleri için “Ege medeniyetleri” tabirini de kullanan insandır. Bu gün ise, bu tabir Dünyaca benimsenir durum gösteriyor. Ege medeniyetleri, eski Yunan medeniyeti demek değildir. Söylemekten maksat ta zaten budur.
Hemen anladınız ki, bu söz konusu insan, Fransa’nın eski Başbakanlarından Ed. Herriod’dur. Herriod, Fransızların Radikal partisini kurmuş ve onun genel başkanı olarak ta ölmüştür. Ben, hangi Fransızla konuşmuşsam, kendisinin Cumhurbaşkanı olmak için her fırsatın elinde bulunduğunu söylemiştir. İstese, adaylığını kor ve rahatlıkla Cumhurbaşkanı da olurmuş. Niçin olmamış? İşte Fransızlar da bunu biliyor değiller.
Ülkemizde iki örnek tanıyoruz. Atatürk’ü hesap dışı sayarsanız, milletimizin toptan istekli olduğu bir Cumhurbaşkanımız olmamıştır. Hepsinin itiraz edenleri olmuştur.
Turgut Özal ve Süleyman Demirel bizzat parti kuran, seçimler kazanıp Başbakan da olanlardandırlar. İkisi de, çok baskı altında olduklarını bahane ederek Cumhurbaşkanı olmuşlardır. Kendileri Cumhurbaşkanı olduklarında da, kurdukları partiler dağılıp gitmişlerdir. Meclis dışında bile kalan bu partilerin, yeniden başarı kazanacakları da pek düşünülmüyor. Bu iki zatın büyük hizmetleri olmuşsa, bu hizmetleri de Cumhurbaşkanı olarak değil, Başbakan olarak yapmışlardır.
Hizmetlerin Başbakan olarak yapmış olan bu iki insanımız, niçin Cumhurbaşkanı olmaktan vazgeçmişlerdir? Bunu bilmeyecek bir şey de yok. Cumhurbaşkanlığı makamının şerefli görünüşü karşısında, bu iki politika adamımız irade kullanmakta dirençli olmamışlar, olamamışlardır. Şimdi kendisiyle konuşulmuş olsa, sayın Demirel’in pişmanlık duyduğunu söylüyeceği de düşünülemez. Ahiretten haber alamadığımıza göre, Özal’ın ne diyeceği bilinmese bile, bana göre aynı fikirde olduğu kabul edilebilir.
Bana öyle geliyor ki, eski yazdığımın hilafına, Erdoğan Çankaya’ya çıkacaktır. Partisinin akibeti de, eski partilerin akibetinin aynı olacaktır. Cumhurbaşkanlığından bir hizmet yapacağı da düşünülemez.
Erdoğan Cumhurbaşkanı olmak isterse, elbet seçilecektir. Bizim tarafımızdan yadırganacak tarafı da yoktur. Anayasada ne yazılıyorsa, biz buna karşı çıkma adetine sahip değiliz. Biz sadece doğru olmayacağını anlatmaya çalışıyoruz. Pek çok yönden doğru olmayacaktır.
Kendi kurduğu bir parti, ötekiler gibi dağılacaktır.
Millet, beş sene ülkeyi başbakan olarak idare etmiş, tasarruflarda bulunmuş bir siyaset liderinden hesap sorma hakkını bulmayacaktır. Beş sene icraat yapan insanın hesabını millete kendisinin vermez gerekmez mi?
Ayrıca, sayın Başbakan hakkında açılmış davalar vardır. Bunlar mahkemelerde görüleceklerdir. Davalar kötü sonuçla biterlerse, netice nasıl yürütülecektir.
Eğer, AKP cidden iyi hizmetler yapıyorsa, bunun amili de bizzat sayın Başbakan bulunuyorsa, bu hizmetlerin devamına niçin vasıta olunmak istenmez?
Ben ve pek çok insan ve milli kuruluşlarımız, Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa bile, Türkiye’nin laik bir Cumhuriyet kalacağı fikrimizde ısrarlıyız. Bunu düşünmek bile üzüntü veriyor. Ancak, bir şüphenin ve bir korkunun olduğunu da bilmemezlikten, görmemezlikten gelmemek gerekir. Bu insanlara, bunları niçin üşünüyorsunuz, demeye de hakkınız yoktur.
|