Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow TARİHİ KONUŞMA!..
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
TARİHİ KONUŞMA!.. Yazdır E-posta
17 04 2007
Bir derneğin seneyi devriyesini kutlamak amacı ile davetli olduğu yavru vatan Kıbrıs’ta bulunan Dış İşleri Bakanımız Abdullah Gül’e, dinleyiciler arasından iki tane hanım efendi müdahale ediyor;
-Sayın Gül, Annan planı oylanmadan önce bu plana kabul oyu vermemiz halinde dünya devletlerini tek tek dolaşıp tanınmanızı sağlayacağız, sözü vermiştiniz. Neden sözünüzde durmadınız ve neden biz hala tanınmıyoruz?”
Abdullah Gül, o anda konuşmasını bitirmiş kalabalık arasındaki yerini almak için kürsüden aşağı inmekteydi.
O cümleyi duyunca kendisinden bu güne kadar görmediğimiz bir tavırla tekrar kürsüdeki yerini aldı.
Sabırla hanım efendinin konuşmasını bitirmesini bekledikten sonra, Kıbrıs’a turist olarak bile gidenlerin tanık olup fakat bir türlü söylemeye cesaret edemediği o tarihi konuşmayı yaptı.
“ Bizler, Anavatanda canımızı dişimize takıp sizin müdafaanızı, geçiminizi ve huzurunuzu üstlenirken sizler, bir türlü bizim sizinle kardeş olduğumuz gerçeğini bir türlü kabul edemediniz.
Sizin can ve mal güvenliğinizi garanti altına alabilmek adına binlerce evladımızı şehit verdik. Sizi her yönü ile ve her zaman bağrımıza bastık. Fakat sizler buraya turist olarak bile gelen vatandaşlarımıza iyi davranmadınız. Bu gün de aynı özveri ile çalışıp koşturuyoruz ve sizleri hala memnun edemedik. Bizden hala ne yapmamızı bekliyorsunuz!..” dedi…
 Barış harekatından sonra Türkiye’den Kıbrıs’a gezi amaçlı giden herkesin ve orada tahsil yapmak üzere bulunan Türk öğrencilerinin bu gün bile ortak derdi değil midir Sayın Gül’ün kürsüden haykırdıkları?
Doğru değil midir bu konuşmanın yüklendiği anlam!
Coğrafi açıdan Anavatan için stratejik bir konumu olmasının yanı sıra üzerinde yaşayan insanlarla aynı kanı taşımamız nedeni ile hiçbir zaman Kıbrıslıları kendimizden ayırt etmedik.
Onlar adına onlar için yedi düvelle çarpıştık. Bir çok hanenin gencecik fidan gibi delikanlıları şehit oldu bu uğurda.
 Sonra 30 yılı aşkındır yok halimizle ödediğimiz vergilerle onların geçimini sağladık. Bir Kıbrıslının geliri ve yaşam standardı kendisine hamilik yapan insanların bile nerdeyse iki katının üzerine çıktı.
Kısaca deyim yerinde ise, gerçekten bir babanın evladına yaptığı gibi “yemedik yedirdik, giymedik giydirdik.” Fakat karşılığında sürekli aşağılandık yada hor görüldük veya daha fazlasını istediler!...
Olur mu öyle şey diyenleriniz olabilir!..
Bence de olmaz..
Fakat etrafınızda yavru vatana herhangi bir sebeple muhakkak yolu düşenler vardır. Onları birazda olsa dinlediğiniz de eminim ki sizlerde benim gibi düşüneceksiniz.
1995 yılında, Mahalli İdarelere Hizmet Derneğinin belediyeler için düzenlemiş olduğu eğitim semirenine katılmıştım.
Çorumdan aynı seminere katılan iki tanede belediye meclis üyesi arkadaşımız vardı. Seminer grubuyla birlikte yaptığımız gezilerde tanık olduğumuz bir takım nahoş hadiseler benim onlara karşı kardeşlik hissiyatımı aldı götürdü!..
O gezide nereye gidersek gidelim, bizim gibi amacı sadece adayı gezmek olan diğer ülke vatandaşlarından daha fazla hesap ödemek zorunda kaldık.
Hem de aynı hizmeti almamamıza rağmen!..
Tahsil amacı ile adada bulunan gençlerimize ev kiralarken bile onları kendi evlatları gibi görmek yerine “yolunacak kaz” gibi davrandıklarına şahit olduk…
Hepsinden daha önemlisi, her şeylerini borçlu oldukları bizleri İŞGALCİ devletin vatandaşları gördüklerine tanık olduk…
O nedenle düşündüklerimizi belki kalpleri kırılır zihniyeti ile bir türlü yüzlerine vuramamanın ezikliğini yaşadık durduk bunca zamandır.
Fakat o gün o hanımefendilerin tahriki ile Türkiye’nin bu konuda en yetkili ağzı düşüncemize ve gönlümüze tercüman olmasını bildi.
Hiçbir zaman kardeşlik tek taraflı olmuyor maalesef…
Elbette Kıbrıs’ın bizler için stratejik önemi hiçbir duygusallığa önem verilmeyecek kadar hayati…
Lakin aynı kanı taşımamıza, aynı soyun devamı olmamıza rağmen başka ülkelerin vatandaşlarına gösterip de bizlerden esirgedikleri ilgiyi düşündükçe, insanın elinden bu türlü düşünmekten başka bir şey gelmiyor…
Bizim onları sevdiğimiz kadar onlarda bizi sevebilseydi keşke!
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 42 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55