|
20 Mart’tan bu tarafa yazmamışım. Önce Atilla Laçin, ardından İskilip Belediye Başkanı Orhan Öztürk söyledi. Epey de konu vardı aslında. Belediye’deki postmodern darbeden tutun, CHP’deki kolonya şişesi operasyonuna, Abdüllatif Şener’in köylü işi iki günlük programından sayınlı, kelleli, Kerkük’le Diyarbakır’ı eşdeğer görme dangalaklığına kadar pek çok konu elimin altındaydı. Yeni Valimiz gelmiş göreve başlamış, Hitit Üniversitesi’nin Rektörü hala belirlenememiş, sokaklar köpeklerden, kaldırımlar araçlardan geçilmezken bile nedense elim varmadı yazmaya. Milletin üstüne serpilen atalet hali beni de etkilemiş belli. Hala da yazmaya niyetim yoktu ama, temelli de kendimi unutturmak istemedim açıkçası.
Son dönemde Çorum Gazetesi’nden Ali Özdemir’in yazılarının iki de bir gözüme sokulmasının yeniden yazmamla hiçbir ilgisi yoktur. Atilla Ağabeyin “Aslanım bu göbel okunma konusunda seni geçecek” yollu laf atmalarına ise hiç alınmadım. Daha dünkü bebek bir iki kez kaderli-cilveli, yıldırımlı-şimşekli, küllü-topraklı yazı yazmakla beni geçebilemez arkadaş. Tamam, kabul, oğlan okutuyor kendini ama daha askerliğini bile yapmamış civciv.
Amma, AKP eski İl Başkanı Mehmet Karadağ’ın önceki gün gazetede yer alan yazısını okuyunca açıkçası endişelendim. Cin Ali’den sonra bir de Mehmet Karadağ ayağıma dolanmaya kalkıyordu resmen. Bu kadarı da fazlaydı yani. Kapı komşusu hakkında bu derece sert yazı yazabilen birisi doğrusu tehlikelidir. En iyisi bulaşmamak deyip yazmaya karar verdim.
Gelelim yukarıda saydığım konulara; Belediye’deki ‘postmodern darbe’ ile ilgili olan biteni Karadağ zaten yazmış.
CHP’deki operasyon sular hala durulmadığı için bekleyebilir.
Başbakan Yardımcısı Şener’in siyasilerin kulaklarına küpe olması gereken “Zırt pırt konuşmayın. Milleti bıktırmayın” tarzındaki önerisini sevdim.
Pek sayın birilerinin yine çok saydıkları türden herif-i naşereflerin “Biz de Diyarbakır’a karışırız” sözlerine yönelik ‘Haddine tecavüz etti’ (Ne demekse) yollu dayılıklarına isterseniz hiç girmeyim.
Sokaktaki sahipli köpeklerle ilgili konu da bekleyebilir. (Sahipli olmasalar böyle rahat dolaşıp millete yer gibi bakamazlar değil mi? Kesin Belediye’de bir dayıları var bu itlerin. Kimse dokunamıyor çünkü.)
|