Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow NE? NE? NE?
NE? NE? NE? Yazdır E-posta
09 04 2007
“Anladıysam Arap olayım…”
“Son kelimesi Kamptan bahseder gibi bir çağrışım yaptı ama?”
Arap olmaya da gerek yok.
Bu başlıktan kaç kişi anlayabilir?
İngilizce bilenlerin dışında kimse anlayamaz tabi…
Türkçesi;
“KAMPANYAMIZA KATILMAK İSTERMİSİNİZ?”
Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi TÜRKÇESİ.
Şiir gibi, su gibi…
Okuyabildiğimiz, duyabildiğimiz, gördüğümüzün anlamını bilmek gibi güzeli var mı?
Öyleyse neden hala inatla yabancı isim, yabancı isim diye tutturup duruyoruz.
Cumartesi günkü köşemde bu konuyu ele almış, işyerlerine “Türkçe isim” konması ile ilgili bir yazı yazmış ve bu konuda en yetkili ağız olan Çorum Belediyesi’nden bir cevap beklediğimi de vurgulamıştım.
Bu saate kadar cevap gelmeyen tek yer Belediye oldu.
Olsun ne yapalım…
Bazılarının üstüne “ÖLÜ TOPRAĞI SERİLMİŞ”
Ama çok daha yetkili yerlerden cevaplar geldi.
HALKTAN! 
Herkes kendi çapında isim değiştiren esnafa bir katkıda bulunmak için gönülden teklifler sunmaya başladı. Karınca kararınca…
Anladığımız dilden isim koysak olmaz mı?
Elbette olur.
Çorum gazetesinde köşe yazan Ali Özdemir’de bu konuya değinmiş. Duyarlı bir yaklaşım. Gazeteciler özelliklede köşe yazarları öncü olmalı böyle konularda.
Biz Çorum Haber Gazetesi ve Güzel Sanatları Yaşatma Derneği olarak “ Güzel Türkçemizi Yaşatmak”adına kampanyayı başlatıyoruz.
Sevgili Ali kardeşimde destek olacaktır bize herhalde.
Dilimize ve bu konuyu dikkate alıp isim değiştirenlere şükranlarımızı sunmak zorundayız.
Ben derneğimiz adına kampanyanın ilk adımını atmaya karar verdim.
İşyerine yabancı isim koyup da değiştiren her esnafa “dilimize yaptığı katkıdan dolayı” düzenleyeceğim bir törenle “Teşekkür Belgesi” vermek istiyorum.
Bu kampanyada, gerek isim değiştirmek isteyenler, gerekse isim değiştirenlere destek olmak isteyenler gazetemize bizzat başvurarak ve en güzeli “Türkçe konuşarak” bir araya gelebilirler.
 “İşte Çorumlular yine birleştiler” dedirtebilmenin gururunu yaşamak istemez misiniz?
Çorum’da ki odaların, kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin de da sessiz kalamayacağı bir konu olduğunu düşünüyorum.
Cadde üstünde dükkanlar… ışıklı, ışıksız bir sürü yabancı isimlerle yazılmış levhalar.
Ne bu özenti?
Levhaya bakıyorsunuz, içeride satılana bakıyorsunuz, çalışanlarına bakıyorsunuz o isimle hiç bağlantı kuramıyorsunuz.
Bu tıpkı turistlere Tarzan’ca yol tarif etmeye benziyor;
- Gut, gut veri gut, sonra köşeyi dön ( bu arada el dirseği devreye girer, köşeyi belli etmek için) ayem sori, sor orda bir bakkala, yes yes, van-tu sokağa gir (aklı sıra 12 diyecek) hah işte tam göbeğinde ( bu arada farkında olmadan açılan göbeğini de kaşımaktadır. Ha… belki de göbeğini böyle anlatıyordur) ablacım bizim tükkan. Bendende bir selam çak, istediğin kostümü al. Yes yes…”
Sonra da, “ya bir laf anlamıyorlar bu gavurlarda” diye kızar, ya da” bende amma güzel İngilizce biliyormuşum” diye hava atar.
Bir çoğumuz oldukça sık rastlamışızdır bu tür konuşmalara.
Şimdi bu turistler demez mi “dilimizi bilmiyorlar, dükkanlarına yabancı isim koymuşlar” diye…
Bizim güzel dilimiz. Biz seni seviyor ve sahip çıkıyoruz….          
 
                        Her Gününüz Güzel Olsun        
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 25 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61