|
Çevresel atıklar tüm canlıları tehdit etmeye devam ediyor. İnsanlar ile karada, havada, denizde yaşayan hayvanlar hatta hatta ağaçlar bile artık eski güzelliklerini canlılıklarını kaybetmiş bir görüntü içinde.
Yediğimiz balıklarda eski tat var mı?
Çevresel atıklar başta olmak üzere kirlilik hepimizin başına dert olmaktan ne zaman çıkacak bilmiyorum.
Tüm dünya tehdit altında değil mi?
Amazon ormanları, Himalaya Buzulları, Bengal kaplanı gibi doğa harikası bölgelerde tehdit altında. Gelecek 10 yılda, her yıl 175 bin çocuk etkilenecek. Böylece fatura çocuklara çıkacak.
Oysa bildiğimiz kadarıyla çevresel atıkların çevreye verdiği zararlardan dolayı kanunen ağır cezaların verilebileceğini anımsıyorum.
Nehirlere dökülen atıklar, bacalardan çıkan kirlilik insanları zehir solumaya itiyor.
İnsan yararına hiç mi iyi bir şey yapılmayacak?
Hep satıcılar mı düşünülecek?
Uzmanlar küresel ısınmanın sonucunda en çok yoksulların zarar göreceğini söylüyorlar.
Yine her zamanki gibi yara alacak olan yoksul kesim o zaman.
Salgın hastalıklar, su sıkıntıları, sağlık sorunları, okyanuslardaki suların yükselmesi, mevsim sıcaklarının tamamen değişmesi birer işaret bizlere ama bizler en çok da yetkililer bu konuda duyarsız kalmaya devam ediyoruz.
Kim istemez?
Temiz nehirlerimiz, temiz denizlerimiz olsun…
Balıklarımız ölmesin.
Kim istemez?
Ağaçlarımız kesilmesin, ormanlarımız yanmasın…
Kuşların, hayvanların nesli tükenmesin.
Kim istemez?
Kış mevsiminde kışı, yaz mevsiminde yazı yaşamayı…
“Baharı görmeden yaz geldi geçti” diye iklim değişikliklerindeki karanlık tabloya ağıtlar yakıyoruz.
Bu sisli puslu acı resmi hep birlikte oturup çizdik. Şimdi karşısına geçtik ve sanki bizim elimizden, bizim kalemimizden çıkmamış gibi “ya kim çizdi bu sevimsiz resmi” diye sitem ediyoruz.
Yeryüzünde yaşayan insanların üçte ikisi küresel ısınmadan endişe duyarken bu konuda en az endişelenenler Amerikalılarmış.
Belki de atmosfere salınan ve sera etkisi yaratan, küresel ısınmanın başlıca nedeni olan gazların dörtte birinden sorumlu olduğunu bilen ABD endişesizmiş gibi görünmeye çalışmaktadır.
İnsan haklarından ve insanların her şeye laik olduğundan bahsederken “Mangalda kül bırakmayan” ABD soralım bakalım?
Ne zaman insanların yararına bir şey yaptınız ki siz?
“Küresel Isınma” kendi kendine oluşmadı ki…
İnsan eliyle yaratıldı.
Plastiğin doğada yok olma süresinin bin yıl olduğunu biliyorduk ama plastik üretmeye ve kullanmaya devam ettik…
Camın yüzde yüz geri dönüştürülebilen ve sonsuz kullanımı olan bir madde olduğunu bildiğimiz halde!
Yaşama saygı duymak…
İnsanların yaşam kalitesini arttırmak…
Yeryüzündeki yaşamın çeşitliliğini korumak…
Yenilenemeyen kaynakların tüketimini en aza indirmek…
Yeryüzünün taşıyabileceği kapasitesinin üzerine çıkmamak…
Bütün yapmamız gereken bunlardı.
Bizler ne yaptık?
Hiçbir şey!
Ve yapmamaya da devam ediyoruz.
Her Gününüz Güzel Olsun
|