|
“Sn. Talat Saral’a sevgilerimle”
Mustafa Kemal Atatürk’ün (88) yıl önce kurduğu Ulus Gazetesi, Ankara’da Ulus adımız andımızdır diye yayınlanıyor. Yayın sayısı 25.962’dir.
Ulus Gazetesi tümümüze sesleniyor. Bu arada Maliye Bakanlığı eski müsteşarı Sn. Talat Saral’ın köşe adı “Vay Benim Güzel Türkçem?” diye yer alıyor. Bu başlık bu satırların yazarını çok etkiledi. Çünkü, ben de Türkçeyi kirletenleri iğnelerim. Hatta anadilimizin canına okuyanlar diye kitap da yazdım. O gün de, bugün de, ben de: Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum. Gün geçtikçe, Batı dillerini bilenlerin sükse olsun diye Türkçemize sözcükler, harf okumalar aktardıklarına tanık oluyorum. Hele bir sözcük var. Tepemi attırıyor. “Bay bay” Bu sözcüğü en çok kullananların da, işyerimizin karşısında bulunan Bayan Berberi (onlara göre kuaför)’ne gelenler oluyor. Hanımefendi, oraya giriyor. Günaydın, iyi günler, merhaba demiyor bay bay diyor. Oradan ayrılırken de; Allahaısmarladık, hoşça kal demiyor Bay Bay diyor. Bu sevimsiz sözcük; onlara göre günaydın ile hoşça kal anlamında kullanılıyor. Pes doğrusu!
Bayan Berberi (kuaför)’den giden bir cici kız ile karşılaştım.
-Hanım kızım, deden yaşındayım. Size bir şey söyleyebilir miyim? Dedim.
-O işyerinden ayrılırken hoşça kal, görüşmek dileğiyle diye söylemedin Bay Bay dedin. Neden?
-Bey amıce (esası amca) biz böyle gördük, öyle söylüyoruz.
-Ama hanım kızım bu sözcüğün Türkçesini söylesen diyorum.
...... yanıt alamadım. Bu hanım kıza, çantamdaki kitaplarımdan birini armağan ettim. Bereket versin “teşekkür ederim” dedi, Bay Bay demedi.
Acaba benim aşı tuttu mu diye düşündüm durdum.
Not: Salim Savcı’nın kitaplarını Afacan Kitabevi’nde arayınız.
|