Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow BİNDİRİLMİŞ KITALAR! VE KAYNAŞMA&
BİNDİRİLMİŞ KITALAR! VE KAYNAŞMA& Yazdır E-posta
02 04 2007
Her seçim öncesi, siyasi partilerin başkanlarının birinin gelip diğerinin gittiği dönemde herkes miting alanlarına gider, orda görecekleri manzara sonrasında hangi parti ne kadar oy alır diye hesaplamaya çalışır.
 3 Kasım seçimlerinden önceki miting alanları da aynı görüntülere sahne olmuştu. Özellikle de yeni kurulan Genç Parti’nin mitingleri şölene dönüşüyordu.
Sazlı…
Sözlü…
Şarkılı…
Türkülü…
 O gün de Genç Parti Genel Başkanı gelecekti.
Geldi…
Hem de ne geliş!
Arkasında memlekette isim yapmış bir çok sanatçı ile de konser vereceğinden, herkes önden yer bulmak için meydana erkenden inmeye başlamıştı.
 Bu mitingler sırasında yollar kapatıldığından arabayla işlerine gidecek olanlar gibi ben de erkenden yola düşmüştüm.
Otobüs ve minibüsler de güzergah değiştiriyorlardı ve yol oldukça uzuyordu çünkü. 
Tam miting alanının yapılacağı köşeye gelmiştik ki trafik tıkandı.
 O sırada önümüzde arka arkaya 8-9 tane otobüs durmuş, içlerinden yaşları 20-25 arası yüzlerce delikanlı aşağıya inmeye başlamıştı. Yoldan gitmekte olan yayalar da şaşırmıştı. Onlar arasından geçmek için kendilerine yer aramaktaydı.
Kendilerini o kalabalıktan dışarı zor atabildiler.
Fakat onlar da otobüstekiler ve ben gibi şaşkındılar. Hep birlikte durup delikanlılara bakarken yorum yapmaya çalışıyorduk.
Kimdi bunlar?
Sabah sabah ne yapmaya gelmişlerdi?
Hepsi de Kurtlar Vadisi’nin “Mematisi” veya “Deli Yüreğin” başrol oyuncusu gibi siyahlar içerisindeydi…
Boyunlarında birer atkı…
Magazin mecmualarından fırlamış görüntüleri …
 Ve bakışları ile de sanki mermeri deliyorlardı!..
“Hayırlar ola?” derken içimden, otobüste arka sıralardan bir yolcu seslendi “ şoför bey başımıza bir iş almadan şunları çabuk çabuk geçelim”
Oradan hızlı bir şekilde ayrıldık…
Mitingin yapılacağı meydan daha boştu.
Henüz kimsecikler yoktu, birkaç görevli Genç Partiliden ve polisten başka.
Öğlene doğru o taraflarda işim olduğu için alana tekrar gittiğimde anladım “Vehbi’nin kerrakesi”ni.
Bizim tepeden tırnağa siyahlar giyinmiş “Memati” gurubu, en ön safta “Başbakan Cem Uzan” diye bağırıp halkı galeyana getirmeye çalışıyordu…
Yani hiç birisi mitingin yapılacağı memleketin çocuğu değil. Parayla tutulup Türkiye’nin dört bir köşesini gezen gözü kara yevmiyecilerdi bunlar!..(Literatürde bunlara BİNDİRİLMİŞ KITALAR da denebilir.)
Gidilen yer büyük bir yerse eğer ve kimse kimseyi tanıyamayacağından kalabalıkta bunların kelleleri de oy niyetine sayılacak, “Muazzam bir kalabalıktı” söylentilerine yol açacaktı.
Şimdi bu görüntülerle seçim kazanmanın arasında en ufak bir benzerlik var mı siz karar verin artık!
Miting alanlarındaki kalabalık oya endeksli de olmayabiliyor demek ki….
İl örgütleri partililerine tanışma ve kaynaşma yemeği verirler. Buralarda da yoğun kalabalıklara rastlamak mümkündür.
Bu muazzam kalabalıklar yeterli midir seçimin neticesi için?
Parti içerisinde yönetime karşı gardını hazırlamış muhalefet güruhu, toplanan kalabalığı az göstermek ve il başkanının taban tarafından istenmediğini genel merkeze anlatabilmek adına   o toplantıya katılmayabilir ya da, katılmak isteyenlere de engel olmaya çalışabilir bazen.
Nasıl bir “Tanışma ve Kaynaşma” yemeğiyse….
Partililerin tanışma ve kaynaşma yemeğinde bile aynı siyaset güdülmeye çalışılırken başarı bekleniyordu bir de…
Oysa İl Başkanları, yönetimi tarafsız olmalı ve kişileri değil partiyi ön plana çıkarmalı…
 Eğer siyaset düzgün ve dürüst yapılacaksa eğer.
Parti teşkilatları içinde de hep aynı türküyü söyleyip gezenler var tabii ki…
Teşbihte hata olmasın. “Ayının bildiği üç türkü var, üçü de armut üstüne” derler.
Kimilerinin de bildiği üç siyaset var;
Karalama…
İftira…
Ve engelleme… üstüne!
Kimi delege, üye ve partili sadece partisine gönül verdiğinden, onlar için isimlerin önemi olmaz. Kızsın, küssün isterse birilerine, o gün eteğinde taş ta olsa, eteğini boşaltıp gelir salona.
 Fakat her zaman olduğu gibi yine savaş baltası elinde alanlarda yerlerini alırlar.
Yine bilindik aynı türkülerle!
Laf söylenecekse olumsuz “tanışma ve kaynaşma yemekleri”ne katılan insanlara, tıpkı Cem Uzan’ın mitingine katılan Mematiler gibi, “toplama kalabalık, BİNDİRİLMİŞ KITA” diyeceklerdir.
Particilik böyle kurulan sofralarla mı sınırlı?
 Ama beylerimizin kursakları mantarlı et ve ballı kaymağa alışkın ya…
Hem yiyecekler, hem konuşacaklar
 Ne bilsinler kaynaşmayı, ne bilsinler bir avuç makarnaya kaşık sallamayı!..
Her Gününüz Güzel Olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
ELEMAN
İş Verenler (03.09.2008)
VASIFSIZ ELEMANLAR
İş Verenler (02.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 82 misafir ve 3 üye bağlı
  • huseyin_sengul19
  • çorumlumurat_79
  • sukru

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61