Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow KANITLANMAK İSTENEN NEDİR?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
KANITLANMAK İSTENEN NEDİR? Yazdır E-posta
02 04 2007
Bir ülkede, her zaman, insanların aynı düşüncelerde olması beklenemez. Beklenemez de, her zaman, insanların birbirinin aksini düşündüğü de mümkün olamaz. Bazen de olsa, insanların asgari müştereklerde aynı noktada bir araya gelmiş olmaları gerekir. Aksini bir anarşi olarak düşünüyoruz.
Bizim Cumhurbaşkanımız Devletimizin başıdır ve siyasi bir yanı da yoktur. Bizde Cumhurbaşkanı, durarak ve ayakta selamlanır.
Cumhurbaşkanımız Iraklı Kürt liderler hakkında kararlıdır. Kürt lider Talabani, Irak Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaretini Cumhurbaşkanı kabul etmemiştir. Bunda, Talabani’nin PKK örgütünü desteklediği düşüncesi vardır.
Genel Kurmay Başkanımız, bizzat Amerika’da, Kürt liderlerin PKK’yı desteklediğini, bunun için de, kendisinin bu liderlerle konuşmayacağını açıklamıştır.
Koordinatör olarak görevlendirilen emekli Orgeneral Edip Başer, açık seçik olarak, Kürt liderlerin PKK’yı desteklediklerini söylüyor. Bunun kendilerine hatırlatılması anında inkar ediyorlarsa da, yüzlerini öte yana çevirdiklerinde, bu meş’um işi yapmaya devam ettiklerini açıklıyor. Ellerinde itirazı mümkün olmayacak vesikaların bulunduğunu da ilan ediyor.
Sayın Edip Başer Paşa’yı, şimdiki görevine, Muhalefet lideri sayın Deniz Baykal getirmiş değildir. Bu görev, sayın Paşa’ya, sayın Başbakanımız tarafından tevdi edilmiştir.
Bütün bu bilgiler de, Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Edip Başer Paşa’ya, aynı kaynaktan verilmektedir. Bu bilgilerin aynısının Başbakan’a da verilmiş olması gerekir. Dört makam sahibinin ayrı ayrı tefsir yapması da düşünce dışıdır.
Sayın Başbakan, kendi düşüncelerinin istikametinde hareket ederek, Kürt liderlerle konuşmakta beis görmüyor. Nitekim, Suudi Arabistan’da gerçekleşen son Arap zirvesindeki fırsatı değerlendirerek, Irak Cumhurbaşkanı Talabani ile, 40 dakikalık bir müddet içinde bir konuşma gerçekleşmiştir. Konuşmadan her ikisi de memnun ayrılmışlardır. Diyalogla her şeyin düzene sokulacağı beyanatı da yapılmıştır.
Bunu okuyunca veya dinleyince insanın aklına ne gelir? Hiç şüphe yok ki, Kürt liderlerle konuşmayı reddeden makam sahiplerimizin yanılmış oldukları.
Biz öyle düşünmüyoruz. Her üç makam sahiplerimiz de, hem kanunlarımız ve hem de Türk gelenekleri, devlet gelenekleri içindedirler. Osmanlı padişahları devri olsa, bizim Devletin bu insanlara karşı savaş açmış olmaları gerekirdi. Bu kadar geniş bir padişahımız olmamıştır. Cumhuriyet devrinde de, bu kadar geniş bir Başbakan görmedik. Bütün bilmediklerimiz ve görmediklerimizi AKP iktidarı zamanında mı göreceğiz?
PKK örgütünü bu Kürt liderlerin destekledikleri mutlak. 25 sene önce de, PKK’nın Amerikalılar ve bizim bazı insanlarımız tarafından desteklendiği tarafımızdan da yazılmıştır. Açık seçik işaretler de gösterilmiştir. Bir karakolumuzu basan PKK’lıların, paraşütle atılan silahlarla donandığı bildirilmemiş mi idi?
Bu gün, Cumhurbaşkanımız, Genel Kurmay Başkanımız ve Edip Başer Paşa’mız tarafından söylenmiyor mu? Nato’nun içindeki müttefiklerimiz Avrupalıların bu desteği, hem silah ve hem de para olarak yaptıkları beyanatını Başbakanımız okumuyor mu? Bizim Başbakanımız neyi kanıtlamak istiyor? Kendisinin özel bir kabiliyet sahibi olduğunu ispat etmek istiyorsa, beş senedir bu özel kabiliyetinin kullanılması ve bir tane olsun dış sorunun neticeye bağlanması gerekirdi. Dış sorunlar, Başbakan’ın yönetimi eline aldığından beri, daha da karışmış ve ağırlaşmış olarak ortada durmaktadır.
Biz, yapılan propagandaların çeşitlerini gördük ve yaşadık. Hem bizde yaşadık ve hem de dışardakilere şahit olduk. Şimdiye kadar, insan üstü bir varlık ta görmedik. Churchill dahil, bizim tanıdıklarımız büyükler bile, yalnız akıllarını ve deneyimleriyle bilgilerini kullanan insanlardı.
Kürt liderlerle konuşmak, diyalog sorunu ortaya getirmek, bizim PKK sorununu hiç bir şekilde halletmeyecektir. Başbakanımız başarıya ulaşmayacaktır. Bunu temenni ediyor da sanılmamalıdır. Bütün bu hareketler, işi daha da karıştıracak ve devletin başındaki ahengi daha da bozacaktır. Eğer, istikrar kelimesini doğru düşünüyorsanız, Devletin başında da bunu görmeye alışmanız gerekecektir.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 59 misafir ve 1 üye bağlı
  • bonusss

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55