06.02.2016, 00:27 482

ÇOMAR ÇAYI VE ÇORUM BARAJI

Sungur T. SABUNCUOĞLU

Sungur T. SABUNCUOĞLU

Sanırım 1938 yılı idi. Mevsim, kıştan bahara geçiyordu. Babam bizi bağa götürmüştü. 10 yaşındaki Enver abimle 7 yaşındaki ben, bağdan 6-700 metre uzaklaşarak Çomar çayına kadar yürüdük. Burada bağlar sona eriyor, Çomar çayı, iki yanı kayalık dar bir vadiye sıkışıyordu. Vadinin girişinde bir değirmen vardı. Adı, Solak Değirmen… Neden solak ? Taşı ters dönermiş te ondan..Değirmen, su kanalı,su oluğu, sacdan yapılmış savak dedikleri basınç borusu ve yapının içindeki değirmen taşı ile beraber tastamam yerinde duruyordu. Ama çalışmıyordu artık..Motorla çalışan 'un fabrikaları' dönemi başlamıştı Çorum’da..
Vadi tabanında, akan derede taştan taşa atlayarak ilerledik abimle..Suda minik balıklar da vardı. Yazları iyice azalan ve tamamen bağ sulamalarına giden bu çayda
mevsim başında bu balıkların bulunuşuna hep şaşırmışımdır..
Vadide çıt çıkmıyordu. Rüzgâr bile yoktu.
Birden sağ yamaçta, ta yukarılardan korkunç bir nara ile beraber kocaman kayaların aşağıya, üstümüze doğru gürültü ile yuvarlanarak geldiğini gördük...Kocaman bir ayı, kükreyerek ve kayaları yuvarlayarak bizi tehdit ediyordu. Ne kadar korktuğumuzu ve ta bağa kadar nasıl kaçtığımızı unutamam..
Yıllar, yıllar geçti.1970’li yıllarda bu vadide, ayının bizi kovaladığı yerde bir baraj inşa edildi. Müteahhidi ise bizzat bendim.
Çorum ili baraj fakiri olduğu için, başlangıçta adı ÇOMAR BARAJI iken, sonradan ÇORUM BARAJI oldu. Tamamen şehrin içme ve kullanma suyuna hizmet vermektedir..
6 Ocak 2016
*
KENDİ KALEMİMDEN ÖZGEÇMİŞİM
13 Mart 1930’da Sungurlu’da doğdum. Aslen Çorumlu olan babam, o tarihte Sungurlu’da müstantik (sorgu hakimi) idi. Ailenin üçüncü oğlu olmuştum. Zamanla 6 erkek kardeş olduk.
İlkokulu 1937-1941 yıllarında Tanyeri İlkokulu’nda, 1941-1943 yıllarında da ortaokulu, yeni binasına taşınmış ortaokulda okudum. Lise yoktu. Birkaç yıl sonra aynı binada açılacaktı.
1943 Aralık ayında leyli meccani (parasız yatılı) imtihanını kazanarak, Bursa Erkek Lisesi orta kısmına gittim. Ortaokulun 3. sınıfında ders yılı ortasında gurbete gitmiştim ve henüz 13 yaşındaydım. Devamında liseyi de bu okulda tamamladım. Ortaokul ve lise boyunca her yıl sınıfımın iftihar listesine girdiğim için, Reisicumhur İsmet İnönü imzalı belge ve kitap hediyeleriyle onurlandırıldım.
1947’de İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ne giren 120 kişiden dördüncüsüydüm. 1952’de bu 120 kişiden 50’si mezun oldu ve ben ikinciydim.
1952-1963 arasındaki 11 yılın 1.5 yılı askerlik, gerisi muhtelif şantiye şeflikleri olarak geçti. Bunların başlıcaları: Muş, Bitlis, Savur Hidroelektrik Santral Tesisleri, İstanbul Ataköy 1. Kısım Evleri, İzmit 4.Kâğıt Fabrikası inşaatı, İstanbul’da Kabataş, Bebek ve Kireçburnu’nda kanalizasyon, istinat duvarı ve rıhtım inşaatları, İstanbul Mecidiyeköy Emekli Subay Apartmanları ve İstanbul Levent 1.Ordu Yapı Kooperatifi inşaatları…
1963 yılında bir Karadenizli sermayedarın komplosuna düştüm, “müteahhit” oldum. Gerekli her türlü işlem ve müracaatı benim adıma yapmış, nüfus cüzdanımdaki tam ismimle “Sungur Tekin Sabuncuoğlu” müteahhitlik firmasını kurmuş, üstelik bir de ihale almıştı. Mersin Bozyazı Sulaması inşaatı…Keşfi tam 10 milyon TL.
Böyle başlayan müteahhitliğim, zamanla bir anonim şirkete (Güntekin İnş. A.Ş.) dönüşerek 1993’e kadar devam etti. Yaptığımız işlerin başlıcaları: Mersin Bozyazı, Mersin Anamur, Ankara Bala ve Kesikköprü sulamaları, Anamur Hidroelektrik Santralı, Osmaniye-Cevdetiye Regülatörü, Gemlik Azot Tesisleri Su İsalesi, Fethiye Sulama tüneli, Devlet Demiryolları Çatalca hattında 2 demiryolu tüneli, Kayseri İncesu Barajı, Çorum Çomar Barajı, Manisa Sevişler Barajı, Denizli Adıgüzel Barajı ve HES, Kırıkkale Koyunlukaya Barajı ve HES Tesisleri…
Bu arada 1971 yılında Ankara Gelir Vergisi Şampiyonu da oldum.
Türkiye İnşaat Mühendisliği Sektöründe, Atatürk Barajı ihalesine teklif verebilme seviyesine kadar oldukça parlak bir yükselişten sonra, aşırı enflasyon darbeleri ile sarsılırken, 27 yaşındaki genç mühendis oğlumu bir iş kazası ile kaybedince, yaşam çizgim değişiverdi. Müteahhitlik faaliyetlerim 1990’da sona erdiği gibi, 1970’lerde kurduğumuz Ankara’nın en modern tavukçuluk ve pazarlama şirketimiz Tipo’yu 2005’te tasfiye ettik.
Özel hayatıma gelince:
1954’de 24 yaşımda evlendim. Eşim Kandıralı muteber bir ailenin biricik kızıydı (Belma Yelkencioğlu). 1955’te kızımız Binnaz, 1963’te kızımız Bingül ve 1965’te oğlumuz Serdar doğdu. Mutlu ailemiz,1992’de oğlumuzun trajik ölümü ile en büyük darbeyi yedi. İş hayatımızı sona erdirdi. Kızlarımız istikballerini kurtarmış, oğlumuz ise artık yoktu.
Ankara’daki evimizi, büromuzu terkedip İstanbul’a, kızım Bingül’ün evine taşındık. Bu işsiz-güçsüz emeklilik çağının bu kadar uzun süreceğini hiç tahmin etmemiştik doğrusu…
Mesleki konular kadar, Türkiye’nin her problemini irdelemeye devam ediyorum. Seyahat ve doğa fotoğrafları çekmek gibi hobilerim ortaya çıktı önce…Ama artık onları da yapamıyorum.
Kala kala sadece kâğıt-kalemim kaldı. 1 Şubat 2016
*
ÇORUM HABER’İN NOTU:
Sungur Tekin Sabuncuoğlu, Çorum’un geçmişinde önemli izleri bulunan; pek çok sosyal ve kültürel olaya öncülük eden, zamanın yerel gazetelerine kent sorunlarına ilişkin köşe yazıları yazan Noter İhsan Sabuncuoğlu’nun oğludur.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
açık
banner303
Namaz Vakti 28 Ekim 2020
İmsak 05:34
Güneş 06:59
Öğle 12:29
İkindi 15:21
Akşam 17:49
Yatsı 19:09

Gelişmelerden Haberdar Olun

@