01.11.2020, 21:10 54

ÇOCUKLARIMIZA, ADAMLIĞI YÜKLEYİN ÖNCELİKLE

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Bolu’nun Mudurnu İlçesi Ziraat Bankası Müdürüyüm.

Mudurnu o tarihlerde beş bin nüfuslu küçük bir ilçe.

Kızım, orada başladı ilkokula.

O ilkokula başladı, ben de emrivakiyle Okul Aile Birliği Başkanlığına!

Mudurnu tarımsal potansiyeli çok yüksek bir İlçe, köy sayısı çok, gece yarılarına kadar köy tarama çalışmaları yapıyorum.

O tempoya karşın, ilk kez öğrenci velisi olmanın verdiği heyecanla; okulun sorunlarına da yoğunlaşmaya çaba sarf ediyorum.

Zaman zaman velilerle, zaman zaman öğretmenlerimizle bir araya geliyor; okulumuzun fiziki sorunlarıyla ilgili olarak “neler yapabiliriz”in yanında, öğrencilerimizin sorunlarını da tartışıyoruz.

* * *

O birleşik Okul Aile Birliği Toplantısı’ndaki konuşmalarımın birinde; şimdilerde sanal ortamlarda hit olan “ÇOCUKLARINIZI İYİ YETİŞTİRİN” düşünceler silsilesine benzer bir silsileyi dillendirmiştim.

Demiştim ki,

“Sevgili öğretmen arkadaşlarım. Müfredatınız uygundur ya da değildir, onu bilemem; müfredatınız uygun değilse eğer, şimdi değineceğim konulara nasıl zaman ve zemin yaratırsınız onu da bilmem.

Ama veliler olarak sizlerden en önemli beklentimiz; çocuklarımıza bilimsel bilgiler yüklemeden önce; “adamlık” yükleyin.

Tüm çocuklarımızın, yurtsever, insansever, doğasever olarak yetişmelerini sağlayın.

Çocuklarımıza esenleşmeyi, hatır sormayı, sorulan sorulara düzgün cevaplar vermeyi öğretin.

Çocuklarımız, daha bu yaşlardayken, karşısındaki büyüğüyle “efendim” diyerek konuşma alışkanlığını kazansın. Rica etmesini öğrensin.

Çocuklarımızı, lütfen ve lütfen dürüst insanlar olarak yetiştirin.

Yalan söylemesinler, daha doğrusu söyleyemesinler…

Kendi kendilerine yetmeyi öğrensinler.

Sorumluluk alsınlar.

Sorumluluğun pratiğini yaptırın onlara…

Alanlar belirleyin, o alanlardan onlar sorumlu olsunlar. O alan(lar)da çevre temizliği yapsınlar.

Sadece kendi üzerine düşeni yapıp kenara çekilmemesi gerektiğini anlatın onlara; her zaman, her yerde, her şeyden sorumlu olduklarını öğretin.

Atatürk’ü anlatın onlara.

Yurt sevgisini anlatın…

Haaa…Bu arada bize de görev verin; biz veliler de sizlere yardımcı olalım.

Verdiğiniz bu eğitimlerin denetimini ve pekiştirmesini; biz veliler de evlerimizde yaparak, sizlere yardımcı olalım…”

* * *

Coştum ya bir kere!

Anlattıkça anlatıyorum…

İstedikçe istiyor; verdikçe veriyorum.

Siz şunları şunları yapın, biz bunları bunları yapalım…

… …

Ama bütün bunları anlatırken de; yan gözle velilerimizi ve öğretmenlerimizi izlemeye çalışıyorum.

Veliler arasında; ilgiyle dinleyenlerin yanında, “bitir artık şu konuşmayı da gidelim” ruh haliyle dinleyenler, uykusu gelip esneyenler var.

Öğretmenlerimiz de yüzlerine yerleştirdikleri, “hoş konuşuyorsun ama boş konuşuyorsun” ifadesiyle beni dinliyorlar.

Derken, bir öğretmenimiz, “Özür dilerim, sözünüzü kesiyorum ama söyleyeceklerim var” diye söz aldı.

Bugün gibi aklımdadır söyledikleri.

“ Sayın Veli, Sayın Başkan… Dediklerinizin hiçbirini yapamayız. Çünkü Hazreti(!) Müfredatımız buna izin vermez. Ders verme alanımız, santim santim, milim milim belirlenip, bizlere tebliğ edilmiştir. Bu tebliğin dışına çıkamayız….” dedi ve güldü.

Rahatsız oldum.

Bir süre susup, bekledim, sakinleşince de dedim ki,

“Beyler, sizler öğretmensiniz. Benim Söke Kocagözoğlu İlk Okulundaki MUSA YETKİN Öğretmenim de öğretmendi.

Büyük bir olasılıkla, sözünü ettiğiniz bu hazreti müfredat, bizim öğrencilik dönemimizde de vardı.

Yetkin Öğretmenimiz, dikkatimizin dağıldığını hissettiği an, hemen bir öykücük sıkıştırırdı araya. Tabir caizse delerdi o müfredatı.

Örneğin, derdi ki;

“Çocuklar, bir gün İsveç’teyim. Geziyorum. Hemen önümde de İsveçli çocuklar top oynuyor. Derken, çocukların topları çiçekli alana kaçtı. Bana dediler ki, ‘Amca amca… topumuzu alır mısın?’ Ben de hemen çimlerin/çiçeklerin üzerine, lap lap lap lap… basa basa gittim topu aldım, çocuklara uzattım.

Çocuklar iğrenç bir yaratık görmüş gibi donmuş kalmış bir vaziyette bana bakıyorlar. ‘Alsanıza topunuzu çocuklar’ dedim, şaşkın şaşkın.

Almadılar.

Bu arada bana ne deseler beğenirsiniz; ‘Amca o çimlere bastıktan, o çiçekleri ezdikten sonra biz de alırdık topumuzu…’

Yerin dibine geçtim.

Rezil oldum.

Neyse…. nerede kalmıştık?” der; sonra tekrar derse başlardı.

* * *

Ben Musa Yetkin Öğretmenin, o günün koşullarında değil İsveç’e, İstanbul’a bile gitmediğine, gidemediğine eminim.

Ama ders anında dağılan dikkatleri toplamak için, böyle bir yöntem kullanır, öyle tatlı, öyle şok edici, öyle güzel öykücükler anlatırdı ki, hepimiz çok etkilenirdik.

Örneğin, benim çevreciliğim o gün başlamış, bugünlere kadar kesintisiz sürmüştür.

Şunu demek istiyorum Sevgili Öğretmen arkadaşlarım,

Siz isterseniz, o müfredatları kısa bir süreliğine de olsa askıya alır, bu sürede çocuklarımızı yönlendirip, eğitebilir; adam gibi adamlar olarak yetişmesini sağlayabilirsiniz..

Ama buna, önce kendinizin inanması gerekir.

* * *

Size 41 – 42 yıl öncesinde, öğretmenlerimizden istediklerimi ve o tarihteki öğretmenlerimizin, bu istediklerim karşısında, Hazreti Mevzuatı(!) ileri sürerek, “böyle bir eğitim yapmalarının mümkün olmadığını…” dillendirdiklerini anlattım.

O tarihte, Mudurnu’daki öğretmenlerimizin (ve de ülkemizdeki tüm öğretmenlerin) dile getirip, dillendirdikleri eğitim/öğretimin içeriği böyle bir şeydi.

O günden, bugüne de böyle devam etti.

İşte sonuçları…

Bu konuda o kadar çok örnek veririm ama değmez…

Tek bir örnekle yetineceğim.

İzmir’de deprem oldu.

Öyle paylaşımlar var ki sosyal medyada; okurken kan beyninize sıçrıyor.

O kanı bozuklardan biri şöyle zırvalamış.

“Hey güzel Allah’ım; Gavur İzmir’i, 6 bilmem kaç şiddetinde sallayacağına; 9 – 10 şiddetinde sallasaydın da, taş taş üstünde bırakmasaydın ya…”

İşte bu öğretim sisteminde yetişen(!), insanlıktan nasibini almamış sığırlardan biri…

Başka söze gerek var mı?

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
-13°
parçalı az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@