27.06.2013, 00:00 1101

ÇIKRIK KÖYÜ ANILARI

Salim SAVCI

Salim SAVCI

Çorum’da 2007 yılından beri katılmakta olduğum ÇEKVA Çorum Kültür Ve Eğitim Vakfının “Sanat Dostları”  adıyla her ayın ilk Cumartesi günleri yapılan toplantılarında (yaz ayları hariç) ozanları, yazarları ve ülke sorunlarıyla ilgilenen birçok aydın insanı görebilirsiniz.  Bu dostlardan birisi de benim gibi köy  çıkışlı emekli öğretmen  ve yazar Muzaffer Gündoğar’dır. Çıkrık Köyü de benim köyüm Çampınar gibi okuyanı çok olan bir köydür. Bu bakımdan da çok merak ettiğim Çıkrık köyüne 16 haziran 2013 tarihinde  Doktor Rifat Patır,  Öğretmen dostlarım Müslüm Tunaboylu,  Bahri Güven Ve Muzaffer Gündoğar beylerle gitme fırsatım oldu.

Köye girerken “Çıkrık köyüne hoş geldiniz” yazısı beni çok etkiledi. Böyle bir yazının kendi köyümün girişine de konulması için girişimde bulunacağım. Muzaffer Beyin rehberliğinde köyü gezdik. Köyde yollara meydanlara ve camiye emeği geçen kimselerin hatta şehitlerin adları verilmiş. Çıkrık Köyünün Okulu da benim köyüm Prof. Bahri savcı İlköğretim Okulu ayni kaderi paylaşmakta kelimenin tam anlamıyla terk edilmiş.Manzara gerçekte de insanın yüreğini sızlatıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri nice insan yetiştirmiş olan okullarımız birer, birer kapatılmakta ana okulundaki yavrulara bile aile ocağından uzakta eğitim verilmek istenmekte. Okulun ve öğrenci yurdunun durumu hariç her şey güzeldi ama bir şey var ki, bu yazıyı yazmama vesile oldu.

Dünyada  nice bilge kişiler vardır. Örneğin büyük Çin Filozofu Konfüçyüs  ve Budizm dininin kurucusu Buddha  çok büyük filozoflardır. Bizim ülkemizde yaşam tarzları, felsefeleri,sevecen ve insancıl davranışları ile halkımızın gönüllerinde taht kurmuş  benzer insanları saymaya kalkarsak sayfalar tutar. Tüm dünyada çağımızın en büyük devlet adamı  unvanını almış olan ulu önderimiz Atatürk  başta olmak üzere Hacı Bektaş Veli, Mevlana , Hacı Bayram Veli, Nasrettin Hoca, Şeyh Edebali, Aşık Veysel, Erzurumlu İbrahim Etem Efendi, Gazali gibi nicelerini sayabiliriz.

 Evine misafir olduğumuz Aziz Konar’ın, Çıkrık Köyündeki evinin camlarının iki yüzüne  yapıştırdığı güzel sözler ve özdeyişleri aşağıya aynen alıyorum. Aziz beyi böylesine güzel özdeyişleri derleyip evinin balkonuna yapıştırdığı için ayrıca kutluyorum.

 

İyi mahsulüm var diye güvenme, ambarına buğdayın girmeyince.

İyi karım var diye güvenme, yokluk yüzü görmeyince.

İyi oğlum var diye güvenme, elkızı koynuna girmeyince.

İyi arkadaşım var diye güvenme, başın sıkıntıya girmeyince.

 

Hasan Dağı bir arpalık, eğer saban sürerse.

Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse.

Her köylüden birer tavuk, eğer köylü verirse.

Bu ne güzel bir iş, eğer  öyle giderse.

 

Niceleri geldi Neler istediler; Bırakıp dünyaya Sonra gittiler.

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?İnan o gidenler de hep senin gibiydiler.

 

Üç kuruşluk insan Beş kuruşluk değer verirsen; Kalan iki kuruşa da seni satar.

 

Kim demiş, arkadaş uğruna ölmek zor.

Asıl, uğruna ölecek arkadaş bulmak zor.

 

Bir saat adaletle karar vermek, bin saatlik ibadetten hayırlıdır. (Hz. Ali)

 

Allah’ım! beni dostlarımdan sen koru. Düşmanlarıma ben yeterim. (Hz. Ali)

 

Alim, ölse de yaşar. Cahil, yaşarken ölür.

 

Ağaçtan maşa, soysuzdan paşa olmaz.

 

Açsak, yorgunsak Al kan içindeysek

Ve her an Şarabımızı vermek için

Üzüm gibi sıkılıyorsak Kabahat senin demeye

Dilim varmıyor Canım kardeşim ama

Yine de kabahatin çoğu senin. (Nazım Hikmet)

 

Dört şey insanın ruhunu bozar: Hırs, korku, tembellik ve borç.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 28 Eylül 2020
İmsak 05:03
Güneş 06:27
Öğle 12:36
İkindi 15:56
Akşam 18:35
Yatsı 19:54

Gelişmelerden Haberdar Olun

@