“Cevher” sözcüğü, Arapça’dır. Türkçemizde de yaşatılmaktadır. Bugün, bu sözcüğün anlamını yüzde 80’imiz bilir. Buna karşın, bir kişi bir yerde; “her insan bir cevherdir” dersi, bir diğeri de bunu dinlerse, konuşma yerine düşünmeyi tercih edebilir. Toplumumuzun bugününde, geleceğinde, geçmişinde cevher oabilecek insanları öğrenmek isteyebilir. Sözcükten işe başlar:

Cevher, maden yatağından çıkarılan, ekonomik değeri olan ya da olmayan mineraller topluluğudur. Ülke için yeraltı bir zenginliktir.

Cevher sözcüğü, yetenekli olan, zihni çalışan, ağzı laf yapan anlamında da kullanılmaktadır.

Cevher sözcüğü, felsefi bakımdan da önemli bir yere sahiptir. Çünkü toplumlar; geri kalmışlıktan, gelişmekte olmuşluktan geçerek gelişmiş ülkeler arasında yer alırlar. Cevherler, bu nedenle her ülkede aranır, bulunur, değerlendirilir.

Toplumlardaki her değişim, o topluma dirilik, zindelik, canlılık getirir. Bu oluşumun öncüleri d ebir gün cevher olarak anılabilirler. Bu cevherlere karşı çıkanlar bile akıllarının temiz yanını kullanarak gelecek yolunda gidenler ülkelerinin düzeyini bir gün gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarabilirler. Şu anda; düyada iki ülkenin adı “gelişmekte olan ülkeler” diye geçer. Yalnız Brezilya ile İslam dinine mensup olanlar arasında Türkiye’miz yer alır. Üçüncü aşama olan “gelişmiş ülke” olma amacımız, ona, buna, şuna değil, bize-size bağlıdır. Bu da böyle biline!

* Salim Savcı’nın eserlerini; (Kardeş Kırtasiye, Org. Ahmet Çörekçi Cd. No:10 Osmancık-Çorum) dağıtıyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155